KOMİSYON KONUŞMASI

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Ben tüm kurumlardaki arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Özellikle Fatma Hanım'a daha özel teşekkür ediyorum.

Şöyle, şimdi üç kurumu da dinledik, dijital platformların okul güvenliği ve okul saldırılarının tek müsebbibi gibi değerlendirilmemesi gereğini daha ilk toplantılarımızda ben de, bazı arkadaşlar da açıklamıştı. Ben Fatma Hanım'a özellikle teşekkür ediyorum bütüncül olarak konuyu ele alınmasından kaynaklı ve çok yönlü ele alınmasından kaynaklı ama sanki kurumlarımıza sadece dijital platformların çocuklar üzerindeki etkisi gibi bir şey mi verildi, onu bilemiyorum yani günahlarını da almak istemiyorum. Yani sadece tek yönlü meseleye bakmalarının sebebinin bu olmadığını düşünüyorum.

Şimdi, 48 maddelik okul güvenliği ve çocuk koruma konusunda bir kanun teklifini ben Türkiye Büyük Millet Meclisine verdim. Birçok konuya çok bütüncül olarak bakarak değerlendirdim. İnşallah, bu Komisyon bittiği zaman da çok daha güzel kanun teklifleri ortaya çıkacaktır diye düşünüyorum. Ben, biraz aceleci davrandım Sayın Başkan, özellikle bazı konuların üzerinde çalıştığım için. Şimdi, bazı soruları ben Kamu Denetçiliği Kurumu olarak Fatma Hanım'a sormak istiyorum ve çok da memnun oldum yani milletvekilliği yapmış bir arkadaşımızın bu konular üzerinde çalışmalarını sürdürmesi de beni mutlu etti ayrıca. Yani, kadın sorumluluğunu da ana sorumluluğunu da onda daha şey gördüm.

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Ezin bizi, ezin.

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Efendim?

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Erkekleri ezmeye devam edin.

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Yok, yok, ezmiyoruz yani ondaki duyguyu daha iyi hissettiğim için söylüyorum.

MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Yani erkekler duygusuz mu Sayın Hocam?

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Yok, estağfurullah Sayın Tanal.

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Öyle algıladık ama.

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Yok, o zaman özür diliyorum hepinizden, o manada söylemedim ama ben meseleye bakış açısını ve hassasiyetini hissettiğim için bunu da burada ifade etmek istedim.

Devam edeyim mi Sayın Başkan?

BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Lütfen.

Değerli arkadaşlar, bu konuda Şenol Hocamın ne kadar samimi olduğunu, değerlendirmelerinin ne kadar pozitif ve objektif değerlendirdiğine hepimiz şahidiz.

Buyurun efendim.

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Sağ olun Sayın Başkan.

Yani şimdi okul saldırıları veya şiddet, okuldaki şiddet ve okul güvenliğiyle ilgili bugüne kadar kurumunuza başvuruların olduğunu ifade ettiniz. Başvuruların ortak yönü nelerdir? Yani bu başvurular aslında mevzuattan mı, uygulanmadan mı, kurumlar arası koordinasyonsuzluktan mı kaynaklanıyor, onu bir soralım. Bir de Millî Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı arasında çocukların korunmasına ilişkin görev paylaşımında en büyük idari boşluk sizce hangisi? Yine kurumunuzun tavsiye kararlarına rağmen yerine getirilmeyen okul güvenliği veya işte çocuk haklarına ilişkin kararlar var mıdır? Varsa bunların uygulanmasını zorunlu hâle getirecek yeni bir mekanizmaya ihtiyaç duyuluyor mu? Yine, bugün sıfırdan bir okul güvenliği ombudsmanlığı kurulmuş olsa, yani modeli kurulacak olsa hangi yetkilere sahip olması gerektiğini düşünüyorsunuz?

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna sormak isterim. Okul saldırılarını yalnızca güvenlik sorunu olarak mı değerlendiriyorsunuz, yoksa çocuğun yaşam, eğitim ve güvenlik hakkının ihlali olarak mı? Bu konuda kurumsal yaklaşımınız nedir? Okullarda akran zorbalığı, ayrımcılık, nefret söylemi ve dijital zorbalığın birbirini beslediğine ilişkin elinizde veri veya inceleme bulunuyor mu? Hangi risk grupları daha fazla etkilenmektedir? Çocukların şiddete maruz kalmadan önce risk altında olduklarını gösterecek erken uyarı göstergeleri konusunda kamu kurumlarının ortak bir insan hakları izleme sistemi kurması gerektiğini düşünüyor musunuz? Okullarda güvenliği artırırken çocukların temel hak ve özgürlüklerini koruyacak denge sizce nasıl kurulmalıdır? Örneğin, kamera sistemleri, üst araması, dijital takip gibi uygulamalar için temel ilkeleriniz nelerdir?

Kişisel Verileri Koruma Kurumu yetkilimize soralım: Okul saldırılarının önlenmesi amacıyla riskli davranışların yapay zekâ veya dijital analiz sistemleriyle tespit edilmesi hâlinde kişisel verilerin korunması bakımından hukuki sınırlar nelerdir, Türkiye'de böyle bir model kurulabilir mi? Yine, okullar, sosyal medya platformları ve kamu kurumları arasında çocuklara yönelik ciddi tehditlerde veri paylaşımını hızlandıracak özel bir hukuki mekanizma gerekli midir, mevcut mevzuat buna yeterli midir? Biraz önce Sayın Başkanın sorduğu soruyu ben biraz daha genelleştireceğim: Bir öğrencinin hayatını korumak ile kişisel verilerini korumak arasında çatışma yaşandığında hangi hukuki ilkeler esas alınmalıdır, bu konuda açık bir mevzuat ihtiyacı görüyor musunuz? Okullarda kullanılan kamera sistemlerinin, biyometrik uygulamaların, giriş kontrol sistemlerinin ve dijital güvenlik yazılımlarının çocukların mahremiyetlerini ihlal etmemesi için hangi asgari standartların kanunla düzenlenmesi gerekir diyorum.

Tüm konuşmacılara teşekkür ediyorum, sağ olun.