| Komisyon Adı | : | DİLEKÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 23 .07.2026 |
İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - Çok değerli vekillerimizin atıflarından hareketle şimdi arkadaşlar, ihaleci bir mantıkla bu sorunu önleme şansımız yok. "Değerler eğitimi" dediniz, 28 Şubata atıfta bulundunuz, Diyanet İşleriyle ilgili kısmını söylediniz. Sayın Başkanımızın Komisyon aracılığıyla yapılan çalışmaları, kurumsal olarak ilişki kurulan çalışmaları ortada. Bugün, bu can yakıcılıkta sorunu yaşıyorsak hâlâ sistemde bir sorun var demektir. Aslında bu kurumların tamamı var, ÇEDES eğitimi yok mu? "Değerler eğitimi" dediğiniz şey yani yeni de değil, 2000'li yılların başından başlayıp 2010'lu yıllardan itibaren daha yoğun bir şekilde ortaya çıkar. 2023'te Millî Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Gençlik, Spor Bakanlığı'yla ortak protokol var, bizim karşı çıkışlarımıza rağmen. Şimdi, o protokole rağmen, "değerler eğitimi" dediğiniz ÇEDES'e rağmen 2026 performans programını incelediğiniz zaman, Diyanet İşleri Başkanlığında Kuran kurslarına hedef konulan çocuk sayısı 4 milyon 850 bin. Şimdi, bütün bunlara rağmen hâlâ bu sorun çok can yakıcı biçimde yaşanıyorsa biz oralardan bu atıflarla sıyrılamayız. Nereye dönmek lazım? Eğer biz çocuğu korumak istiyorsak bu protokollerle falan olacak iş değil. Çocuğu merkeze alan, bilimsel temelli, kapsayıcı ve bütüncül bir devlet politikası hâline getirmemiz lazım. Kaldı ki Anayasa zaten 41 ve 42'nci maddesinde emrediyor, devlete temel olarak görev veriyor çocuklarımızın korunması, onların güvenli gelişmesi, sağlıklı gelişmesiyle ilgili. Şimdi, o nedenle bu çalışma gerçekten çok kıymetli, nereye kadar? Sonuç alıncaya kadar. Dün de Karma Komisyonda KDK'nin yıllık faaliyet raporunu görüştük. Dedik ya tekrara düşüyoruz, yıllara sari baktığımız zaman, tamam, tarif ediyoruz, çözüm ve önerileri koyuyoruz ama onlara uymazsak, onları yaşama geçirmezsek, sorun çığ gibi büyüyerek devam ediyor. Bugün hiçbir çocuğumuzun ne sokakta ne okulda ne başka alanlarda ne yazık ki güvenliği kalmadı. Bu, dediğim ölçüde toplumsal bir sorun, buradan toplumsal bir uzlaşma ve toplumsal bir çözümle ancak çıkabiliriz.
Sayın Başkanın da ifade ettiği üzere burada ayrılıklarımızın, siyasi düşüncelerimizin, etnik ya da inanç yapılarımızın kıymetiharbiyesi olamaz, çocuklar bizim geleceğimiz. O nedenle bu sorumlulukla davranmalıyız. Yoksa ÇEDES eğitimi ya da değerler eğitimi verilmiyor değil. Ben tersinden okursam bugüne kadar verilen eğitimlerin son derece başarısız olduğu da ortaya çıkar çünkü sorun çok can yakıcı bir şekilde karşımızda duruyor. Bunları belirtmek istedim sadece.