KOMİSYON KONUŞMASI

YILMAZ HUN (Iğdır) - Ben de teşekkür ediyorum bölge vekillerinin sunumlarından dolayı.

Elbette biz burada sorunun sebeplerini net bir şekilde ortaya koyup da net çareler arıyoruz. Yani, kimi şeyler yüzeysel olabiliyor ama birçok şeyden faydalandık.

Başkan, şimdi, Türkiye 7 bölgeden oluşuyor. Gerçekten dünyada birçok örnekleri vardır. Biz Türkiye'de sürekli temel alıyoruz ve mesela bunun bölgelere göre farklılıklarını hiç düşünmüyoruz. Örneğin, Kars'ta kar yağarken Antalya'da güneş vardır, Karadeniz'de orman işçisi vardır, Urfa'da çocuk işçisi vardır, gene Kars'ta, Ardahan'da, Iğdır'da, Ağrı'da, birçok bölgede hayvancılık vardır mesela; çocuklar 29 Ekime kadar okuldan uzak tutuluyorlar, yılın 5, 6 ayında okulla ilişiği oluyor ve sonradan... Yani, bölgesel farklılıklar var Türkiye'de, dört mevsim yaşanıyor, dört farklı mevsim yaşanıyor; buna göre bizce Türkiye'de bölgelere göre eğitim politikaları geliştirilmesi gerekiyor. Üretim biçimine göre, bölgelerine göre, hatta kültürüne göre farklı kültürler var ve buna göre çözümler geliştirmeliyiz. Çünkü Türkiye çok kimlikli, çok kültürlü bir ülkedir, çok dillidir, farklı inançları olan bir ülke, çok çeşitlidir, zenginliklerle dolu bir ülke ve bunu tek tipleştirmeyle, tek bir eğitim sistemiyle çözemeyiz yani bizim bakış açımız sürekli böyle oluyor. Ankara'dan bakıp da Iğdır'daki eğitim politikalarını geliştiriyoruz, Ankara'dan bakıp da Edirne'deki eğitim politikalarını geliştiriyoruz; bu da önemli bir sebeptir, nedendir ve buna göre, çağa göre, zamana göre daha ayrıntılandırılmış eğitim politikaları geliştirmemiz gerektiğini düşünüyorum bu noktada.

Ali Bey'in bir belirlemesi var, ben de eski sendikacı olduğum için bu konuda mutlaka söz söylemek istiyorum, Latif Bey de eski sendikacı. Sendikaları çok gereksizleştiren bir yaklaşımı oldu, ben bir sendikacı olarak bunu kabul etmiyorum. Sendikaları hak arama yöntemleridir, demokrasinin sebepleridir. Elbette doğru, siyaset herkesin, tüm insanların işidir çünkü siyaset bizim hayatımızı belirliyor. Sorun yandaş sendikacılıktır, taraf olan sendikacılıktır, itaat edilecek sendikacılıktır; sendikalar özgür olmalı, Türkiye'deki sorun bu.

BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Yandaş demeyelim de sarı sendikacılık diyelim Yılmaz Bey.

YILMAZ HUN (Iğdır) - Sarı da var, yandaşçılık da var maalesef Sayın Başkan.

Kirletilen bir sendikacılık var. Sendikacılık şeyin gereğidir yani keşke toplumun tümü, herkes örgütlense. Çocuklar örgütlensin diyoruz, Vekilimiz çok değerli, kıymetli bir şey yaptı bu konuda. Bütün insanlar demokratik bir çerçevede örgütlensin diyoruz, örgütlenmeden yanayız.

Şimdi, Başkan, biz Genel Kuruldayken bir vekilimiz "Urfa demek, bereket demektir." dedi. Gerçekten Urfa demek bereket demektir fakat bu bereket herkese eşit şekilde yayılmıyor. Yani, Urfa bereket demekse niye toprak ağaları var ama bir taraftan da çocuk işçiler var? Bir taraftan, memleketini terk edip de başka yerlere fındık toplamaya giden Urfalılar var? Neden eşit bir toprak reformu yok?

İBRAHİM ÖZYAVUZ (Şanlıurfa) - Toprak ağası kalmadı yalnız Yılmaz Bey.

YILMAZ HUN (Iğdır) - Bunu sonra konuşuruz.

NAZIM MAVİŞ (Sinop) - Sendika ağaları da var, toprak ağaları da var...

YILMAZ HUN (Iğdır) - Evet, her türlü ağalığa karşıyız, her türlü ağalığa, kesinlikle. Her türlü ağalığa karşıyız. Neden bir toprak reformu yok, yeterince adil bir toprak reformu yok Urfa'da? Tüm Türkiye'de gerçi. Yani, bir ekonomik eşitsizlik var, bu ekonomik eşitsizliğin de çok önemli bir faktör olduğunu düşünüyorum.

Teşekkür ediyorum.