| Komisyon Adı | : | Dilekçe Komisyonu İle İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 22 .07.2026 |
İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Öncelikle, sadece raporla sınırlı değil, Sayın Başdenetçi ve denetçilerimiz olmak üzere Kurumun yaklaşık 300 çalışanına dönem içerisindeki gösterdikleri faaliyetler ve sundukları rapor, ardından da Alt Komisyonumuzun sunmuş olduğu rapordaki emekleri nedeniyle her birine ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum.
Meseleyi iki başlıkta ele almak lazım: Biri, Kamu Denetçiliği Kurumu, diğeri de idare, iktidar ya da yasama, gücü elinde bulunduran muktedir yapı. Bunu niye söylüyorum? Aslında şu ana kadar milletvekillerimizin ortaya koymuş olduğu yaklaşımlar, eleştiriler, öneriler gerek yurttaşlarımızın yapmış olduğu başvurularda ortaya çıkan tablo Kamu Denetçiliği Kurumuna aslında çok da eleştiri getirme hakkını elimizden alıyor. Niye? Gelen başvuruları arkadaşlarımız çalışmışlar, mevzuat çerçevesinde, verilen bütçe ve personel çerçevesinde yapmaya çalışmışlar ama olmayan kısmı ne? Eleştiri olarak Kuruma değil, yasamaya ve iktidara yönelik talepler, beklentiler ve eleştirilerin ortaya konması lazım Sayın Dal. Burada da hiçbirimiz kendimizi soyutlayamayız arkadaşlar. Gerek Dilekçe Komisyonu gerek İnsan Hakları İnceleme Komisyonu gerekse Karma Komisyon gerekse oluşturulan alt komisyonlar kendini ari kılamaz, kılmamalıdır. Kamu Denetçiliği Kurumunun yıllara sari bütün faaliyet raporlarını okuduğumuzda hedef ve beklentiler bölümünde... Kaldı ki Karma Komisyon raporunun da 98 ile 101'inci sayfaları arasında hedef ve beklentiler oraya konmuştur. Bu hedef ve beklentiler sağlanmadığı, gereği yapılmadığı sürece Kamu Denetçiliği Kurumunun bugünden farklı bir şey yapması olanaklı değildir. Bir örnekle söylemek isterim, iki toplantı öncesiydi yanılmıyorsam, ücretli öğretmenlerle ilgili bir konu gelmişti. Kamu Denetçisi arkadaşlarımız bununla ilgili düşüncelerini anlattılar, yapmış olduğu girişimleri, yaptırımları da ya da yaptırım demeyelim, girişimleri aktarmışlardı ama sonuç alamadıkları da ortaya çıktı. Şimdi, Kamu Denetçiliği Kurumu diyor ki: "Ücretli öğretmenlerin sosyal güvencesiyle ilgili ya da özlük haklarıyla ilgili böyle bir sorun var. Bu sorun çözülmelidir, çözülebilir." önerisini getirmişken kurumun temsilcileri yapmamakta ısrar ediyorsa ücretli öğretmenler de gidip açlık grevinde kendi canlarını, bedenlerini ortaya koymak durumunda kalıyor. Şimdi, çözüm üretmesi gereken kim? Şimdi, sevgili arkadaşlar, meseleye buradan bakmamız lazım ve kanun yapıcı olarak kanunun ruhuna bakmamız lazım. Kamu Denetçiliği Kurumunun tarafsız, bağımsız bir denetim kurumu olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız ama 98 ile 101 arasında ve yıllara sari faaliyet raporlarının arasında Sayın Tanal'ın ya da Sayın Bozan'ın ifade ettiği, bizlerin de dillendirdiği o yetkiler tanımlanmazsa Kamu Denetçiliği Kurumunu biz önümüzdeki yıl ya da bizden sonra gelecek arkadaşlar da bu masada sadece başvuru sayısı 20 bin mi olmuş, 30 bin mi olmuş, 50 bine mi çıkmış, bunu konuşuruz ama çözüm geliştiremeyiz. Kurum diyor ki: "Sayın Sarıçam Avrupa'dan örnekler verdi." Doğru ama Avrupa'dan örnekler verdiğimiz zaman raporun 101'inci sayfasında Venedik Kriterlerini, Paris Kriterlerini de konuşmamız lazım. Eğer bu Kuruma AYM'ye gitme, resen işlem yapma ya da yaptırım uygulama ya da kanun değişikliği teklifinde bulunma haklarını vermezsek tamam, ücretli öğretmenlerde olduğu gibi oluyor işte. Evet, Kurum diyor ki: "Haklısın vatandaş, yurttaş." Sonuç? Sonuç çıkmıyor. O nedenle, çok özür dileyerek söylüyorum, bakın, o kadar ciddiyetsiz bir iş yapıyoruz ki. Hukuk devletindeyiz değil mi? Hukuk, adalet, hakkaniyet olmazsa olmaz, yasada da var çalışmalarımızda da var. Arkadaş, kendi kanununa ve yönetmeliğine uymayan bir kurum hâline geldik. Şimdi, yasanın 22'nci maddesi ne diyor? "Takvim yılı bittikten sonra rapor Komisyona sunulur sonra alt komisyon oluşturulur, iki ay içerisinde rapor görüşülür, karara bağlanır, Meclise gönderilir." Doğru mu? Doğru. Biz hangi aydayız arkadaşlar? Peki, orada bir şey daha yazıyor, "Kurumun yıllık faaliyet raporları Resmî Gazete'de yayınlanır." diyor. Doğru mu, Resmî Gazete'de yayınlanıyor mu? Hayır. Geçtiğimiz yıl 2023 ve 2024 faaliyet raporları ilgili yıllarında görüşülemediği için ikisi birleştirildi, geçen yıl görüşüldü ya. Şimdi, eğer hukuk, adalet diyorsak kendi kanunumuza biz uymazsak, kendi yönetmeliğimize uymazsak, onunla ilgili işlerlikler kazandırmazsak başka konuları konuşmak durumunda kalırız. O nedenle, ben Kuruma, Başdenetçiye, denetçi arkadaşlarımıza ve personelimize olanakları çerçevesinde yürütmüş oldukları çalışmalarla ilgili gerçekten teşekkür ediyorum ama eleştirilerim, bugüne kadar daha önceki toplantılarda yaptığım eleştirilerim de hiçbiri denetçilerimizle ya da kurumsal yapıyla ilgili değildir. Yasama organı iktidar eliyle ve bizlerin de siyasi parti ayrımı gözetmeksizin söylüyorum, bütün bu komisyonlardaki milletvekilleri olarak hepimiz ortaklaşmalıyız, yıllardır kurumun taleplerini yasamadan yerine getirtmek üzere de önderlik etmeliyiz diyorum.
Teşekkür ediyorum.