| Komisyon Adı | : | (10/4004,4005,4006,4007,4008,4009) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 22 .07.2026 |
VAHİT KİRİŞCİ (Kahramanmaraş) - Sayın Başkanım, Komisyonumuzun çok değerli üyeleri, kıymetli hazırun; ben de sözlerimin başında hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Komisyonumuzun başlatmış olduğu bu titiz çalışmasının başta Kahramanmaraş'ımız, Şanlıurfa'mız olmak üzere tüm ülkemiz hatta dünyaya örnek teşkil edecek birtakım çalışmalara altlık oluşturmasını Rabb'imden niyaz ediyorum.
Yine, sözlerimin başında, Kahramanmaraş'taki bu menfur saldırıda hayatını kaybeden 9 yavrumuza ve kahraman öğretmenimiz Ayla öğretmenimize Rabb'imden rahmet niyaz ediyorum. Ailelerine de Rabb'imden sabrıcemil diliyorum.
Gerçekten biz 6 Şubat depremlerine 2 ilçemizle adını vermiş bir şehiriz. 6 Şubat depremlerinin... Hamdolsun, Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde temel ihtiyaç, barınma başta olmak üzere hemen her alanda 6 Şubat öncesinden daha iyi bir konuma geldik, getirildik derken maalesef 15 Nisanda bu menfur saldırı gerçekleşmiştir. 6 Şubat depremlerinde Kahramanmaraş için ifade ediyorum, 13 bin civarında vatandaşımız sadece Kahramanmaraş'ta hayatını kaybetmiş ve bugün için 1 milyon 146 bin nüfusu olan şehrimizin yakınını kaybetmeyen bir ailesi neredeyse yok denecek düzeydeyken ve de bu süreç bir teslimiyetle, bir kabullenmişlikle yürürken 15 Nisan saldırısı şehrimizde gerçekten büyük bir infiale, büyük bir acıya, üzüntüye, kedere sebebiyet vermiştir. Ama şunu gönül rahatlığıyla ifade edebilirim ki bu haberi aldığımızda çarşamba günüydü, malum, 15 Nisan, AK PARTİ grup toplantımızın sonrasında Kahramanmaraş'tan da gelen grup toplantımızı teşrif eden arkadaşlarımız da vardı, hep birlikte bizim odaya geçtik ve o sırada bizim elemanlar, arkadaşlar Kahramanmaraş'la ilgili böyle bir saldırının haberini aldıklarını söylediler. Hızlıca hemen İçişleri Bakanımızı ve Millî Eğitim Bakanımızı aradık. Kendileri de bu konudan henüz yeni haberdar olduklarını ifade ettiler ve saat 13.30'u bulmuştu. 13.30'dan sonra hızlıca Kahramanmaraş'a, olay mahalline, şehrimize intikal için çalışmalarımızı başlattık. Milletvekilleri olarak ve o gün bizimle beraber olan İl Başkanımız, Büyükşehir Belediye Başkanımız, diğer misafirlerimiz Esenboğa'dan uçakla Kahramanmaraş'a intikalimizi gerçekleştirdik. Saat 16.30'du ve 16.30'dan sonra da havalimanında mülki amir, işte, Sayın Valimiz başta olmak üzere, beraber buradan Kahramanmaraş'a birlikte seyahat ettiğimiz bakanlarımız, İçişleri Bakanımız, efendim, Millî Eğitim Bakanımız, Sağlık Bakanımız ve de diğer kıymetli misafirlerimizle birlikte Kahramanmaraş Havalimanı'na intikal ettik. Sonrasında havalimanında bir değerlendirme toplantısı, bir yol haritası belirledik ve o yol haritasına göre de önce Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi önünde bir açıklama yapılmasını ve sonrasında da hastalarımızın ziyaretlerini, ailelerimizin ziyaretlerini ve diğer hastanelerde özel hastane ve Yörük Selim'deki devlet hastanesinde olan yaralılarımızı da ziyaret için bir program gerçekleştirdik. Vatandaşlarımızın bu almış olduğumuz hızlı aksiyon ve kabine üyelerimizin, yürütmenin de ilgili bakanlarının bu toplantıda hazır bulunmuş olmaları ve bu ziyaret içerisinde yer almış olmaları çok yerinde oldu. Burada tabii ki Sayın Cumhurbaşkanımızın, yine kabine üyelerinden görevlendirdiği arkadaşlarımız da vardı, Ticaret Bakanımız, Aile Bakanımız ve Adalet Bakanımız; bu programa onlar da katıldılar. Grup Başkan Vekillerimiz, AK PARTİ Genel Merkezinden Genel Başkan Yardımcılarımız, komşu illerimizden gelen belediye başkanlarımız, hep birlikte orada biz bir süreç yönettik. Tabii ki bu kolay değil. Bu memleketin geleceğinde imzasının olacağına yürekten inandığımız çok başarılı 9 evladımız, Rahmetirahman'a uğurlanacaktı. Yine, öğretmenimiz, Ayla Öğretmenimiz kahramanımız, onunla ilgili de aynı şekilde ve bir plan program dâhilinde ertesi gün bir yavrumuzun Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde orada defin işlemi gerçekleştirilecekti, oraya Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu yönlendirildi ve bizden de yine katılım sağlayan arkadaşlarımız oldu. Bir kardeşimiz, yavrumuzun ailesi, onlar Karacasu mevkiinde, orada öğle namazını beklemeden, daha erken bir saatte defin işlemi gerçekleştirilecek diye arkadaşlarımız, belediye başkanımız, efendim, il başkanımız, milletvekillerimiz topluca o cenaze defin işlemi gerçekleştirildi, ailemizle birlikte olundu. Sonrasında ise bir ailemiz, malum, Afşin'deydi, yavrumuz Afşin'de defnedildi. O yavrumuzla ilgili de Ömer Bolat Bakanımız, milletvekillerimiz, teşkilattan ilgili arkadaşlarımız, onlar da bu cenaze merasimine katıldılar. Tabii ki Ayla öğretmenimiz, sembol ismimiz, onunla ilgili de Kahramanmaraş'ın Tekir Mahallesi'nde cenaze namazı ve sonrasında da defin işlemi yapılmış oldu. Orada da bu defin işlemi için Millî Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin ve Aile Bakanlığımız Mahinur Özdemir Göktaş Bakanlarımız, onların katılımları, yine, teşkilatlarımızdan katılımlarla birlikte defin işlemi gerçekleştirildi. Kahramanmaraş merkezde ise Kahramanmaraş'ın sembolü hâline gelen Abdülhamit Han Camisi; o camide bu geri kalan yavrularımızın... Ki bir tane de -onu da belki söylememde yarar var- Duraklı Mahallesindeki Atoluğu Camisinde cenaze namazı ve defin için program yapıldı. Oraya da Adalet Bakanlığımız Akın Gürlek Bey katıldı. Geri kalan bütün yavrularımızın cenaze törenleri, onları da Abdülhamit Han Camisinde İçişleri Bakanlığımızın da katıldığı bir programla gerçekleştirdik. Sonra mezarlıkta bu defin işlemleri tamamlandı ve akabinde de taziye evleri vardır Kahramanmaraş'ta, taziye evlerinde taziyeler kabul edilir ve taziye evlerinde ailelere taziyeler sunuldu. Taziye evleri Kahramanmaraş merkezde olanlar, ilçede olanlar, bunlarla ilgili de kendi bulundukları lokasyona göre bu taziye işlemleri de gerçekleştirildi. Bunlar, bu taziye işlemleri 1 kez, 2 kez yapılmadı. Acının paylaşılması, acılarla ilgili 1 defalık bir beraberlik değil, her daim yanlarında olduğumuz, bunun somut örnekleri ortaya konulmuş oldu çünkü acı büyüktü, derindi ve ailelerimiz de hamdolsun, büyük bir sükûnet, büyük bir suhulet ve sakinlikle bu süreçte onlar da bir Kahramanmaraşlıya yakışır, yaraşır bir davranış sergilediler ve böylelikle bu cenaze namazının kılınması, namazların kılınması ve defin işlemleri tamamlanmış oldu.
Bunları niye anlattım? Çünkü hiç kolay bir şey değil. Siz evladınızı kaybediyorsunuz, evlatlarınızı kaybediyorsunuz, büyük bir kahramanlık örneği gösteren öğretmeninizi kaybediyorsunuz -Ayla öğretmenden bahsediyorum- ama hamdolsun şehir bunu suhuletle, sükûnetle tamamlamış oldu.
Şimdi, tabii, Kahramanmaraş'ın bir evladı olarak, şehrimizde bir cani tarafından böyle bir cinayetin işlenmiş olması asla kabul edilebilir bir şey değil. Burada ailelerin de hepimizin de en çok üzerinde durduğu şey tabii ki bu çocuğun, caninin bir polis memurunun, bir emniyet görevlisinin çocuğu olması, annesinin öğretmen olması. Bu, hani ideal bir aile tasavvuru yapılacak olursa "Böyle bir aileden böyle bir cani nasıl çıktı?" dedirtir noktaya geldi ama bizim gözlemimiz, bizim tespitlerimiz, özellikle bu, dijitalleşmenin mutlaka ve mutlaka süreç olarak iyi yönetilmesi yani bir bıçak gibi. Bu bıçak eğer iyi kullanılacak olursa çok güzel işler çıkarılabileceği ama bir cinayet aracı olarak da kullanılırsa çok kötü bir alet olduğu gerçeği dijitalleşme için de rahatlıkla söylenebilir. Bu, dijitalleşmeyle ilgili -siz de sunumunuzda belirttiniz Sayın Başkanım- işte, okul güvenliği vesaire, elbette bunlar da önemli ama biz biliyoruz ki bu ve benzeri cinayetler farklı mekânlarda da olabiliyor. Yani bu çocuklar servis araçlarına binerken de bu cinayetler gerçekleşebilirdi. Caydırıcı olması açısından buna benzer tedbirler elbette alınabilir ama benim bir akademisyen kimliğimi de dikkate alarak yıllardır takip ettiğimiz süreçle ilgili, bu, dijitalleşme ve dezenformasyona âdeta kaynak sağlayan yapılar, bunlarla ilgili bence çok ciddi tedbirler alınmalı çünkü o, dezenformasyonla birden fazla okulda bu saldırının olduğu haberi bir anda mesela, yayılmaya çalışılmıştı. O çok ürkütücü, çok korkutucuydu ama hamdolsun, daha sonra o konuda da bir suhulet ve sükûnet hâkim olmuş oldu.
Okullarımızın, tabii ki yapılırken, okul yaptırılırken hepimiz, işte, derslik sayısı çok olsun arzusu içerisinde oluyoruz ama ölçek büyüklüğü bence çok çok önemli. Burada da öğretmenlerimizin ve de okul idarecilerimizin hâkim olabilecekleri bir okul mevcudu; tabii ki derslik sayısı bunda bir etken ama bir derslikte kaç öğrencinin olduğu konusu da bunlar da önemli. Ya, okul idarecisinin okulun kapısından giren öğrenciye veya derste koridorda gördüğü bir öğrenciye, onun yüz hatlarına bakarak kim olduğunu tanıyor ve nasıl bir ruh hâli içerisinde bulunduğundan da iyi kötü haberdar oluyor olması gerekir. Ben bunun çok kıymetli ve değerli olduğunu özellikle belirtmek istiyorum. Ya, büyük büyük okullar yerine daha butik, daha az derslikli okulların bence öncelenmesinde, bunun özendirilmesinde yarar var.
Benim çok, yıllardır, yine, bir meslek insanı olarak da üretim kırsalda olduğu için kırsalın mutlak surette, herhangi bir ekonomik analiz yapmaksızın, bunun sağlayacağı her türlü yararlar dikkate alınarak kırsalda yaşamın, kırsalda eğitimin özendirilmesi, aile bağının güçlendirilmesi ve çocukların daha sağlıklı, daha steril ortamlarda yetiştirilmesi adına önemli. Denilebilir ki "İnternet kırsalda da var." Doğru. Ona ilişkin, tabii ki alınması gereken tedbirler konusunda da eminim Komisyonumuzun bu nihai raporunda da önemli tavsiyeler, öneriler yer alacaktır.
Son olarak da meri mevzuatta ailelerin yükümlülüğü maalesef yok denecek düzeyde. Aileleri bu, çocuklarla ilgili yani sadece çocuğu dünyaya getirmek, belirli bir yaşa kadar ona ev ortamında, aile ortamında bakmak sonra kreştir, ana sınıfıdır, okuldur, vesairedir... Bunlarla yetişen bir çocukla ilgili ailenin sorumluluğuna da Türkiye Yüzyılı'nda mutlaka ayrı bir başlık açmamız gerekir diye düşünüyorum.
Ben sözlerimi burada tamamlamak istiyorum.
Kahramanmaraş'ımızı da Komisyon Başkanımız, üyelerimiz, bütün heyet teşrif ettiler. Eminim çok faydalı ziyaretleriniz oldu, faydalı görüşmeleriniz oldu. Aileler de tabii ki bu çalışmalardan son derece mutlular.
Oldukça yeni olan bir konu -mutlaka Komisyon olarak size de intikal etmiştir- dava kabul edildi biliyorsunuz. Baba için daha ağır, anne için de ikinci derecede bir dava. Daha doğrusu anneye yönelik de böyle şu anda ailelerin de mutlu olduğu bir dava süreci de davanın kabul edilmesiyle birlikte başlamış oldu. Özellikle "Cezalandırmak tek başına yeterli değil." dediniz. Doğru, cezayla ilgili olan kısmın konusu da en azından aileleri rahatlatacak, aileleri de tatmin edecek -kısmen de olsa- bir içeriğe şu anda dava dosyasının sahibi olduğunu görüyoruz. İnşallah, sonucu da aynı şekilde hep beraber görürüz, ailelerin mutluluğu adına olumlu olarak neticelenir. Tabii, ailelerin -sizlere de intikal ettiriyorlar, bizlere de intikal ettiriyorlar- birtakım talepleri var. Bu talepleriyle ilgili konulardan biri de... Kendileri, Cumhurbaşkanımız, liderimiz tarafından inşallah önümüzdeki hafta veya onu takip eden haftalarda kabul edilecekler ve böylelikle de Cumhurbaşkanımıza birinci ağızdan kendi taleplerini de intikal ettirmiş olacaklar. Şehir olarak biz de bazı talepleri yani burada saymak istemiyorum ama... Ailelerle her daim beraber olduğumuzu ifade ederken... Bir Anneler Günü'nde, bir Babalar Günü'nde veyahut da evlatların, bu cani tarafından katledilen yavrularımızın doğum günlerinde ailelerle birlikte olduk, birlikte olmaya da devam ediyoruz.
Rabb'im bir daha böyle bir acıyı bize değil düşmanımıza bile yaşatmasın diyorum.
Sizlere de üstün başarılar diliyorum. Bizleri de davet ettiğiniz için de hassaten Sayın Başkanım, değerli Komisyon üyeleri; şükranlarımı sunuyorum. Sağ olun, var olun.