KOMİSYON KONUŞMASI

BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Yani, gerçekten böyle kanun maddelerine ısrarla bakıyoruz, bakıyoruz, hani, bir maddede de mi insan zihniyet dönüşümünü hedeflemez? Yani, bir maddede de mi sopa göstermez? Yani, çocuğa sopa gösteriliyor, aileye sopa gösteriliyor, topluma sopa gösteriliyor. Bir maddede de mi kolluk ya da bir zor gücü olmadan, "Bu işi bir sosyal hizmet mekanizmasıyla, bir psikologla, bir sosyal hizmet uzmanıyla çözelim, bir değişiklik yaratalım, çocuğun hayatında bir şeyleri zorla değil de bir zihniyet dönüşümünü esas alalım." ilkesi güdülmez? Yani, biz ısrarla mesele çocuktur, güvenlik ekseninden, kolluk ekseninden hapsetme ekseninden uzaklaşın, gelin bu meseleyi çocuk odaklı, çocuk hakkı odaklı, onarıcı adalet odaklı, "diversiyon" odaklı, farklı tekniklerle, dünyanın esas aldığı tekniklere çekelim, buralarda konuşalım dedikçe ısrarla bu yasa bizi sürekli bir yere çekiyor. Yani, çektiği yer şu: "Çocuk, sen hapishanedesin. Eğer disiplin suçu işlersen, bak, ben seni asla eğitim evine göndermem." diyerek öğrenciye bir sopa sallıyor mu? Evet. Anne babaya ne diyor? "Senin içinde bulunduğu durum beni hiç alakadar etmiyor, ben sana 'Bu çocuğu tedbire götüreceksin.' diyorum. Bununla ilgili başka hiçbir şey düzenlenmiyorum. Aç mısın? Yoksul musun? Tek ebeveyn misin? Ne durumdasın? Bununla ilgilenmiyorum? Senin yapman gereken bu çocuğa bunu uygulamak. Eğer yapmazsan ben senin çocuğundan koparırım, o çocuklar annesiz babasız mı kalıyor, hiç umurumda değil. Seni atarım cezaevine, tazyik hapsiyle hapsederim." diyorsunuz.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Hayır, kanunu okumamışsınız, "tedbirin niteliğine ve ağırlığına göre" demişiz. Okumamışsınız.

BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - Herkese sopa göstererek bu meseleyi çözemezsiniz.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Bir sopayı size gösteremedik.

BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - Bunun gereklilikleri var, yükümlülükleri var, vebali var ya! Bir çocuk, bir tedbir kararı uygulandı diyelim, o kararı anne baba ne sebeple uygulamadı bilmiyoruz, SİR yazarsanız eğer biliriz. Anne-baba o tedbir kararını niye uygulamamış? Nerede direnç var? O dirençle ilgili nasıl bir ikna yapılmış? Hangi sosyal hizmet uzmanı görüşmüş, hangi psikolog görüşmüş? Neden eğitim? Yani bu mesele "Kolluğu gönderelim, çocuğu tedbire gönderelim."le olmaz. O meseleyi çözmek lazım, emek vermek lazım, sürekli asker, polisle bu işi çözemezsiniz. Nereden... Yani çocukların doğrudan üniformadan travmatize olduğunu biliyoruz zaten. Bunu bile düzenleme gereği duymamışsınız. O kolluğun o çocukları tedbire götürürken ki durumunu bile dizayn etmemişsiniz ama bizden bunlara olur vermemizi bekliyorsunuz.

ÖMER ÖZMEN (Aydın) - Çocuk polisi kuralım, çocuk bakanlığıyla beraber çocuk polisi de kuralım.

BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - Gerçekten bu yasa baştan sona kabul edilemez bir yasaya yani, baştan sona problemli. Hangi birisini ele alsak, hangi birisini söylesek gerçekten zorlanıyoruz. Yani danışmanlık ve eğitim tedbiri gibi insani, sosyal hizmete yönelik hizmetleri bile kolluk ve asayişle yapamayız ya. Sağlık, eğitim tedbiri alıyoruz. Bir sosyal hizmet mekanizması, bir koruyucu tedbir, çocuk yararına bir tedbir.

ŞENGÜL KARSLI (İstanbul) - Çocuk kolluğu zaten çocuk yararına.

BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - Onu bile kollukla yapmaya çalışıyoruz. Yani böyle şey olabilir mi? Böyle bir zihniyet dönüşümü olabilir mi?

MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Uygulanmayan tedbirleri ne yapacağız?

BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - Yani şu soruyu sormaz mı: Çocuğa sopa gösteriyoruz, aileye sopa gösteriyoruz, ey devlet sen neredesin yani? Sen ne yapacaksın bu çocuk için? Bu çocuğu mevcut durumundan kurtarmak için ne yapacaksın? Kendine hangi yükümlülüğü bildiriyorsun? SİR raporu yazacak sosyal hizmet uzmanı sayısını bile artırmıyorsun, buna bahane göstererek 15 yaşla sınırlıyorsun ama her şeyi anneye, babaya yıkalım, çocuğa yıkalım; böyle olmaz yani biraz devletin de elini taşın altına koyması lazım.