KOMİSYON KONUŞMASI

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Sayın Başkanım, aslında çocuk koruma mevzuatında suça sürüklenen çocuk hakkında adli işlemlere başlanmasıyla birlikte sosyal hizmet birimine bilgi verilmesini sağlayan bir mekanizma var, az önce de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkilisi bunu açıkça belirtti Çocuk Koruma Kanunu madde 31/2 ve Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usül ve Esasları Hakkında Yönetmelik madde 16/3 bunu ifade ediyor. Şimdi, aslında bütün mesele bu bildirimlerin yapılıp yapılmamasında, biz sistem içerisinde çok iyi biliyoruz ki soruşturma aşamasında savcılık bu bildirimleri zaten yapmıyor, bildirimlerin yapılmamasının sonucunu da biz görüyoruz. Yani burada esasında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı baştan itibaren bir kolluk güçlerinin savcılık aşamasında, soruşturma aşamasında savcılık makamı bildirmek durumunda ama bildirmiyor. Bütün mesele yasaya bunları koymak değil, bunların nasıl uygulanacağını sağlamak. Şimdi, ben de merak ediyorum, mesela Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, hangi sayıda yetkili kişiyle elemanına bunları takip edecek, denetleyecek? Yani bir ülkede suça sürüklenen çocuk 30 kere bir suç işliyor, 29 kere de bu devletin kurum kuruluşları neredeydi diye sormuyoruz. Bunu bugüne kadar gerçekleştirebilmiş değiliz. Şimdi, baktığımız zaman, kolluk birimi yükümlülüğünü düzenli bir biçimde yerine getirmesini sağlayacak kayıt, izleme ve denetim mekanizması kurulmadan, bildirim sonrasında yapılan sosyal inceleme, yönlendirme ve alınan tedbirler takip edilmeden, bunun üstüne, bir de Millî Eğitim Bakanlığına çocuğun lekelenmeme hakkı dikkate alınmaksızın yapılan bildirimlerin nasıl takip edileceğini ben açıkça merak ediyorum. Kim takip edecek bunları? Adli makamlar takip etmiyorlar, bakanlıkların elemanları bence yetersiz, yeterli ise 2 bakanlık da söylesin nasıl takip edecekler bunları? Yani uygulamada önemli bir sonuç doğurmayacak şekilde yer almış bir madde. O nedenle, çocuğun eğitim ve sosyal hizmet desteğine duyduğu ihtiyaç, kamu davasının açılmasına bağlanan otomatik bir bildirimle değil, bireysel koşulları esas alan bir değerlendirmeyle belirlenmelidir diyor, bu nedenle bu maddenin tekliften çıkarılmasını talep ediyoruz.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Teşekkür ediyorum.

Adalet Bakanlığı bu konuda bir açıklama yaparsa iyi olur Cumhuriyet savcılıklarımızla ilgili.

Buyurun.

ADALET BAKANLIĞI MEVZUAT GENEL MÜDÜRÜ MEHMET ÖKMEN - Sayın Başkanım, 15'inci madde, soruşturma evresinde çocuklar hakkında nelerin yapılacağını düzenliyor, adli süreçteki çocuklara hangi usul ve işlemlerinin uygulanacağını belirtiyor. Yeni eklenmesi öngörülen dördüncü fıkrayla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bildirimin sebebi kamu davasının, orada çocuğun barınma, danışmanlık ya da diğer tedbirler bakımından bir ihtiyacı olup olmadığının değerlendirilmesi, gerekli 5 veya 5/A maddesindeki tedbirlere ihtiyaç varsa çocuk hâkiminden karar alınmasını sağlamak amacıyla Aile Bakanlığına bildiriyor. Millî Eğitim Bakanlığı bakımından ise okuluna dava açıldıktan sonra bildiriliyor ki oradaki okulda rehber öğretmenlerin çocuğu takip etmesi ve çocuk hakkında alınması gereken tedbirleri eğitimsel ya da diğer okuldaki arkadaşlarıyla ve ailesiyle olan ilişkilerinde çocuk hakkında rapor düzenlenmesi ve çocuğun okul hayatının düzene konulması bakımından ihtiyaç olan bir tedbirdir. Dolayısıyla, bu niye soruşturma evresinde alınmadı? Çocuk herhangi bir şikâyet vesilesiyle soruşturmaya başlandığı takdirde belki takipsizlikle sonuçlanacak, belki kimsenin bilmesi gerekmeyen bir hâl olacak, çocuğa arkadaşı tarafından ya da başkaları tarafından bir iftira atılmış olabilir, bunun hemen okul tarafından, Aile Bakanlığı tarafından çocuğun afişe olması, deşifre olması istenmediği için, kamu davası açıldığı takdirde bunun bildirilmesi önerildi.

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Beraat olursa ne olacak?

ADALET BAKANLIĞI MEVZUAT GENEL MÜDÜRÜ MEHMET ÖKMEN - Kamu davası açılmasında belli bir şüphe eşiği var Başkanım. O nedenle beraat ihtimali var.