| Komisyon Adı | : | ADALET KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 21 .07.2026 |
NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Başkanım, öncelikle biz bu bildirim usulünün, sadece kamu davası açılma sürecinde değil aslında çocuğun suçla temas kurduğu ya da adli süreçle temas kurduğu ilk andan itibaren yapılması gerektiğini düşünüyoruz çünkü kamu davası açılması aşamasına gelene kadarki süreçlerde yargılama uzayabiliyor, başka meseleler oluşabiliyor. Orada buradan sağlanan faydayla ilgili ki varsa bir faydası, amacı bunun ilk andan itibaren olması çocuğu daha da açıktan koruyacak bir mekanizma olur.
Yine, iki gündür, daha doğrusu geçen haftadan beri konuşuyoruz, çocuklarla ilgili meselede bir değer, bir ast, bir üst, bir üstünlük ilişkisi kurmadan bizlerin DEM PARTİ olarak 2017'de, 2018'de, 2020'de yine bu tartışmaların yaşandığı onuncu yargı paketinden sonra sunmuş olduğu bir teklif vardı, çocuk bakanlığının kurulması teklifi. Bu, şu an burada Aile ve Sosyal Politikalar, işte, Millî Eğitim... Hatta bizim sunduğumuz önergede var olan bu bildirimle koordinasyonun çok daha fazla olması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü şu an burada çocukları suçla adli sürece girmiş yani şüpheli olması ya da suç işlemesi üzerinden değerlendiriyoruz. Ancak, bizim çocuğa bakış açımız yönüyle fiziksel, zihinsel, duygusal gelişimlerine etki edebilecek, bölgesel farklılıkları ortadan kaldırabilecek öğretmen, eğitim eksikliğinden tutalım çocukların hem dününü hem bugününü hem de gelecekteki sosyal ve ekonomik hayatlarını doğrudan etkileyebilecek bütünsel bir yaklaşım biçimi olması ve çocuk bakanlığının ancak bunun altından kalkabileceği... Çünkü eğer "çocuk evlilikleri" adı altında cinsel istismar meselesinin meşrulaştırılması... Çocuk işçiliği sadece MESEM uygulaması üzerinden değil, bugün bu ülkede "çocuk işçiliği" diye bir gerçeklik meselesi var. Yine, aile içi ya da aile dışı fark etmeksizin fiziksel, cinsel istismar vakalarındaki artan yaygınlık, sağlık hizmetlerine erişim konusunda çocukların yaşamış oldukları zorluklar, mülteci çocukların ya da mülteci göçmen kimliği belirsiz çocukların sadece suç işleme babında değil bir bütünen hakları, eğitim ve sağlık hizmetleri... Biraz önce çocuk adalet sisteminin o yapısal kök nedenleri ve çözüm önerileri üzerinde birçok maddede nasıl olması gerektiği üzerinden söz alıp ifade ettik. Biz bunu "kanunla ihtilaflı çocuk" olarak tarifliyoruz. Kanunla ihtilaflı, hatta düşmüş değil, düşürülmüş çocuğun cezaevlerindeki yaşamış olduğu yetersiz ve uygunsuz koşulların ve infaz süreçlerindeki rehabilitasyonun giderek artan çocukların sağlıklı barınma, beslenme ve gelişim olanaklarını da kapsayabilecek, diğer tüm bakanlıklar için koordinasyonu sağlayabilecek, sadece Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bir alt kademesi boyutuyla ele alınma değil, çocukların özne olarak katılımcılığını esas alabilecek, onların da daha güçlü ve kapsayıcı politikalar barındırabilecek bir çocuk bakanlığı kurulmasının gerekliliğine bir ihtiyaç duyuyoruz ve 2017, 2018 ve dediğim gibi daha önce de defalarca ettiğimiz meseleler. Bu aynı zamanda Çocuk Koruma Kanunu'nu da aslında tamamlayan ve bir Çocuk Koruma Kanunu'ndaki o eş güdüm krizini de çözecek hangi bakanlık nerede devreye girecek, ne yapacak sorununu da çözecek. Yine, Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin uluslararası var olan, onaylanmış sözleşmelerle de doğrudan bağlantılı bir şekilde sürecek bir mesele. Biz burada bildirim ve eş güdüm meselesinde tekrar hatırlatmak istiyoruz ki DEM PARTİ olarak bizler çocuklara bütünlüklü bir bakış açısını, çocuk adalet sistemine sadece ceza sistemi üzerinden değil, koruma ve geliştirme meselesi üzerinden çocuk bakanlığı önerimizi tekrarlıyoruz.