| Komisyon Adı | : | ADALET KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 21 .07.2026 |
NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Şimdi Başkan, hem 10 hem 11'de ortak bir değerlendirmeye gideceğim çünkü Çocuk Koruma Kanunu'nun 5'inci maddesinde yer alan bakım, danışma, eğitim, sağlık tedbirleriyle ilgili bir yandan ciddi veriler sundu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ama burada yer alan yeni tedbirlerin neden ihtiyaç olduğu güncellenmiş veri olarak sunuldu burada mevzuatla ilgili uzman tarafından. Ancak, bence mesele öncelikli olarak tedbirlerin artırılması meselesi değil, hâkimin tedbiri verdikten sonra Çocuk Koruma Kanunu'nu 5'inci maddesi kapsamında, eklemeler yapmasak bile bu yaptırımın yani bu tedbirin kendisinin uygulanmasıyla ilgili kurumsal yapının yokluğu meselesidir. Yoksa orada da sağlık tedbiri var, şimdi de var; Çocuk Koruma Kanunu, orada da danışma var, orada da eğitim var, hatta orada denetleme var, tedbir var. Evet, burada bir kolluk zorunluluğunu ekstra getirmişsiniz ama Çocuk Koruma Kanunu'nda zaten bunlar var yani olmayan meseleler değil ama burada sıkıntı nerede? Asıl sorun yani o madde kapsamında ceza ehliyeti meselesi, avukatın olmaması, yaşla ilgili kriz, tam tersine, meseleyi daha daha girift hâle getiriyor. Ancak şöyle bir gerçeklik meselesi var, bu tedbire kim karar verecek? Teknik olarak çocuk hâkimi. Şimdi, bu ülkede yani devletin sorumluluğu kapsamında baktığımızda, buna karar vermesi gereken ilgili çocuk hâkimi ya da işte çocuk ağır ceza ya da ilgili şeye baktığımızda, 159 çocuk mahkemesi olduğu, 25 çocuk ağır ceza mahkemesi bulunduğunu biz biliyoruz. Var olan mesele üzerinden bir hesaplamaya gittiğimizde aslında 159 hâkim, 25'te ağır ceza mahkemesi -efendim 3'le çarptığımızda ağır ceza olduğu için- 75 hâkimin görev alması gerekir. Yani 234 en az hâkim görevli olmalı ancak bu alt sınır hesabıyla yaptığımız profesyonel, o konuda uzman, bilgili, çocuğu bilen, çocuğu değerlendirecek. Mesela bu tedbirlerin hangisine karar vermesi gereken... Çünkü aynı zamanda o hâkim o bilgiye sahip olmalı, o durumu değerlendirebilmeli, çocukla ilgili bir değerlendirme yapabilmesi sürecinde olmalı. Var olan çocuk mahkemelerinin kaçı asli, kaçı vekaleten, kaçı görevlendirme? Bununla ilgili teknik meseleyi bilmiyoruz ama SSÇ Komisyonunda Adalet Bakanlığının Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Daire Başkanı Meral Gökkaya bir rakam vermişti. Demişti ki: "Çocuk mahkemesi sayımız aslında 85, 46 il merkezimizde var, 16 tane çocuk ağır ceza mahkemesi var. Bunların olmadığı yerde de çocuk yargılamaları daha özenli yapılması için asliye ceza ya da ağır ceza mahkemelerinin HSK kararıyla 2021 itibarıyla özellikle çocuk mahkemelerinde çocuk sıfatıyla yargılama yaptığında karar verir." Şimdi, burada buna karar vermesi gereken yeteri kadar çocuk hâkimimiz yok. Bu uzmanlık gerektirecek meselede bununla ilgili bir değerlendirme yok. Çocuk savcısı hakeza aynı, sorunlarımız yine var. Birçok yerde çocuk bürosu meselesi yok. Bunu takip edebilecek bir husus yok. Bu karar alınırken bu tedbirler, ek tedbirler verilirken bunu yerine getirebilecek, işte Aile ve Sosyal Hizmetler, Millî Eğitim, işte Sosyal Hizmet bir eşgüdüm, organizasyon -45'e atıf yaptınız, 45'te var ama yeterince uzman meselesi yok- çocuk adaleti geliştirebilecek.
ŞENGÜL KARSLI (İstanbul) - Nevroz Hanım, işin esasıyla ilgili konuşmuyorsunuz.
NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Yok, bu tam da esası, var olan tedbirleri uygulasanız buna gerek yok.
OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Vallaha, 11'inci maddedeyiz, yirmi saattir konuşuyorsunuz. Her madde de üç saat konuşuyorsunuz.
ŞENGÜL KARSLI (İstanbul) - Burada eleştirecek bir şey bulamadınız diye, geldiniz başka bir şeyden bahsettiniz.
NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Yok, ben gayet bir şeyler buldum. Var olan çocuk koruma tedbirlerini uyguluyor musunuz da çocuklar için daha ağır olabilecek bir tedbir getirme kararı veriyorsunuz?
OĞUZHAN KAYA (Çorum) - 11'inci maddedeyiz, yirmi saattir konuşuyorsunuz. Herkes sırayla konuşuyor, böyle bir alışkanlık olmaz. Hukukilik, yerindelik hiçbir şey yok.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Değerli milletvekilleri, hatibi dinleyelim, milletvekilimizi dinleyelim.
NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Hepsi de var, olur mu, nasıl yok? Dinleyeceksiniz, olur mu?
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Sayın Aslan, buyurun.
NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Tabii ki şimdi siz buna karar verirken bunu kim uygulayacak? Hâkim. Çocuk hâkimi var mı, yok mu, bunu sormayacak mıyız?
ŞENGÜL KARSLI (İstanbul) - Ya, zaten hâkim karar verecek, hâkim yoksa verilmeyecek karar.
NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Tamam, bunu sormayacak mıyız? Ağır ceza hâkimi, yetişkinler için çalışan bir hâkim çocuk için aynı hassasiyete, aynı bilgiye erişebilir mi? O zaman niye uzmanlaşma var? O zaman niye ihtisas mahkemesi kuruyoruz? Oradan bir fayda görüyoruz ki buna ihtiyaç duyuyoruz. Tabii ki bunları konuşacağız, yasa yapmak sadece buraya gelip el indir kaldır meselesi değil, bunlar da birbirinin içinde.
OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Ya, aynı şeyleri bir siz, bir başkası konuşmasın diye söylüyoruz, aynı şeyleri konuşuyorsunuz.
NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Tabii ki konuşacağız ya, neyi konuşacağımızı sizinle mi tartışacağız?
OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Biz de burada dinleyiciyiz, tabii bizle tartışacaksınız, kiminle tartışacaksınız?
NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Bize göre bu mesele doğrudan ilgili bir mesele,
var olan sistemi bile çözememişken, var olan tedbirleri bile uygulamıyorken çocukların özel hayatına, çocukların üç yüz saate kadar zorunlu mekanizmaya, kolluk kuvveti yardımıyla yapılabilecek zorunlu mekanizmalar getirip sonra da bu meselede "Çocuk hâkimi zaten karar veriyor." Yok, çocuk hâkimi yok, çocuk ihtisas mahkemesi yok. "Bu kanuniliktir." Nere kanunilik, öngörülebilirlik? Bunlar tabii ki birbirini etkileyecek meselelerin ta kendisi. Hukuki güvence tabii ki olacak. Hâkim karar verdiğinde özellikle bu sağlık tedbiri meselesinde kaç güne kadar durduğunda çocuğa bir katılım hakkı tanınmıyor, herhangi bir süreç tanınmıyor, hâkim kendisi karar verebiliyor. Avukat OCAS'tan atama sistematik olarak, bir şey olduğunda bir OCAS ataması yapılıyor; bu da söz konusu değil.
OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Komisyon üyesi...
NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Böyle olmaz ama ya...
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Sayın Aslan, toparlayalım. Sayın Öztürk diyor ya; toparlayalım, toparlayalım.
NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Başkanım, böyle değil ama olmaz, hayır, olacak bir şey değil yani biz burada konuşacağız. Böyle inatlaşacak, müdahale edebilecek bir mesele değil, eften püften şeyler konuşmuyoruz yani.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Sayın milletvekilleri, önemli bir yasa tartışıyoruz.
Devam edelim.
NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Başkan, önemliyse o zaman bu kadar müdahale edilmesin.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Ama tekrara düşmeden devam edelim.
Buyurun.
NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Yok, tekrara düşmüyorum, gayet de ifade ediyorum meselemi; bu mesele de değil. Çocuk Koruma Kanunu 28'inde tercihen yapılan bir sistematik...
OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Başkanım, her bir maddede en az üç saat konuşuyoruz yani.
SEVDA KARACA DEMİR (Gaziantep) - Önemli bir yasa.
NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Gerçekten böyle olmaz ya.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Buyurun Sayın Aslan, devam edin.
SEVDA KARACA DEMİR (Gaziantep) - Konuşulması gereken bir madde.
OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Konuşmayın demiyoruz ama bir süreç içerisinde...
MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Sayın Vekilim, çocuk mahkemesi yoksa aile mahkemesi görüyor, orada bir bilgi eksikliği var.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Arkadaşlar, arkadaşlar...
SEVDA KARACA DEMİR (Gaziantep) - Önemsiyorsanız...
OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Burada insani çalışma koşulları yok.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Sayın Aslan, buyurun devam edin.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Bence de sonlanmalı ya.
OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Gün sonlansın, bitirelim o zaman.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Buyurun Sayın Aslan, buyurun.
NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Başkanım, bu kavga varken...
OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Geçen gün de sonlandırdık, saat 9.00'da bitirecektik sözde.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Ya, bir dakika...
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Ama 11.00'den sonra çalışmak gerçekten insan haklarına aykırı.
OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Ya, Başkanım, olur mu, saat 9.00'da bitirecektik burayı.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Oğuzhan Bey, tamam.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - O ayrı bir şey.
OĞUZHAN KAYA (Çorum) - "Ayrı bir şey." olur mu?
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Oğuzhan Bey, tamam ya...
Evet, toparlayın.
NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Bu uzman ve ihtisaslaşma sadece hâkim savcılar için değil, 11'inci madde de gerekirse kolluk müdahalesi olarak ifade edilmiş.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Çalışma koşullarının bu şekilde olması gerçekten insan haklarına aykırı.
ÖMER ÖZMEN (Aydın) - Sanki zorla tutuyoruz.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Efendim?
ÖMER ÖZMEN (Aydın) - Sizi zorla tutmuyoruz burada.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Valla beni çocuk adalet sistemi ya da sorumluluğu zorla tutuyor, kusura bakmayın.
ÖMER ÖZMEN (Aydın) - "9.00'dan sonra çalışılmaz." diyorsunuz, kimseyi zorla tutmuyoruz burada, biz sabaha kadar buradayız..
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Böyle bir yaklaşım olmaz.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Arkadaşlar, Sayın Suiçmez, bırakalım da hatip konuşsun.
Buyurun.
NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Şimdi, hâkim ve savcılarla kurduğumuz tablo çocuk kolluk meselesinde de farklı değil. Orada kolluğun müdahalesini gerekli görüyoruz. Peki, bu çocuk kolluğu bu ülkede yeterince var mı? Yok. Emniyet Genel Müdürlüğü merkez ve taşra çocuk birimlerinde 12 Emniyet müdürü, 25 Emniyet amiri, 255 komiser, 3.400 polis memuru ve sadece 126 sosyal çalışmacı olduğunu varsayıyoruz. Şimdi, çocuk kolluk yapmayacaksa asayiş gidecek, güvenlik gidecek hatta bazı durumlarda TEM gidecek. Şimdi, bu kolluğun çocukla kuracağı ilişkiyle biz yaptırımdan aldığımız faydayı mı öngöreceğiz yoksa çocuk üzerinden bir güvenlik asayiş, korku ve itaat sistemi üzerinden aslında çocuğu yeni bir travmanın içerisine mi alacağız? O nedenle kolluk zoruyla yaptırılması meselesini kesinlikle hem var olan yetersizlik boyutuyla hem de çocuktan tedbirle beraber istenen yararı göstermediği açısından bununla beraber karşıyız.
Yine, sosyal çalışmacı 126 yani kollukla söylüyoruz. Kim olacak? İşte, Emniyetin kolluğu gelecek ama orada bu meseleyle ilgilenebilecek 126 kişi olduğunu biz söylüyoruz. Mesele sadece kadro eksikliği değil, mesele çocuklara ilişkin yaklaşım biçimi. Çocuk adalet sistemi uzmanlaştırma gerektirir, ihtisaslaşma gerektirir, doğru değerlendirme gerektirir, var olan yapısal krizler çözülmeden oldubittiye getirerek çocuğu korumasız bir alana hapsetmeyelim.
Hem 10, hem 11'inci madde için şerhimizi tekrarlıyorum.