KOMİSYON KONUŞMASI

NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Evet, öyle de olur, genelde olur, sıkıntı yok.

6'ncı maddenin bir devamı olarak 7'nci maddeyi ele almak gerekecek. Burada çocuk ceza infaz kurumunun başlangıç noktası ters yüz edildikten sonra geçiş aşamasıyla ilgili bir düzenleme getiriliyor. Şu an bir ek önerge verdiniz, biz o sürenin belirsizliğine dair bir şeyler söyleyecektik, şu an belirlenmiş oldu bir yönüyle, üç ayda bir gibi bir süre getirilmiş oldu, bu da bir yönüyle bir eksiği tamamladı amenna ama tam anlamıyla ortadan kaldırmış olacak değil çünkü istisnalar dışında infazın kapalı hapishanelerde başlanmasına, eğitimevine geçebilmesi için kurul değerlendirmesinin zorunluluğu getiriliyor. Burada, eğitimin kendisinin özellikle bir temel hak olmaktan çıkarılıp bir ödül ceza sistemine, bir değerlendirme meselesine ilişkin kısımları Sevda Vekil çokça ifade etti, ben tekrar etmeyeceğim. Türkiye'de çok sayıda çocuk okuldan ayrılmak zorunda kalırken, MESEM gibi programlarda ucuz iş gücüne yönlendiriliyorken, eğitimi zaten fiilen ortadan kaldıran iktidar varken, bir de cezaevi boyutuyla getirilen bu düzenlemeyi kabul etmemiz bir yönüyle mümkün değil.

Hapishanedeki davranışların idari gözlem kurulu tarafından değerlendirme meselesine de biz karşıyız çünkü -burada çokça daha önceki paketlerde de söyledik- idari gözlem kurulları için çocuklarla ilgili ayrı idari gözlem kurulu yapılandırması ve değerlendirmesi yok. Kanun 89 ve onunla ilgili yönetmelik üzerinden idari gözlem kurulları değerlendiriliyor. Zaten yapısı, değerlendirme biçimi ve kurgulanışı yetişkinler üzerinden değerlendirmeye tabi tutulan bir mesele; açıkçası, öncelikle itirazımız buna.

Yine, bu hâliyle çocukluğun biçimsel olarak bir meseleden çıkartılıp bir statüko olarak kaldırılması meselesinde de karşıyız. Örneğin, idare ve gözlem kurullarının çocuklar için karar vermesi için yapısal bir değişiklik yapmadan sadece kurul üyeleriyle ilgili bir değişikliğe gitmişsiniz düzenleme içerisinde, demişsiniz ki: "Psikolog, pedagog, çocuk gelişimci, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, rehberlik uzmanı ve öğretmenlerden en az birinin olması yeterlidir." gibi bir değerlendirme var. Açıkçası, bu, çokça yetersiz, bunun çocuklarla ilgili değerlendirme yapabilecek çocuk odaklı bir mesele olmayacağı açık. Kurulların idari bir yapının koşullu salıverme gibi bir meseleye bile karar vermesini değerlendirdiği bir yerde çocukla ilgili getireceği sonuçlar çok daha ağır ve etkili olacak. Teknik bir mekanizma, bir yapı olmaktan çıkıp çocuğun geleceği, eğitimi, ailesiyle iletişimi, özgürlüğe bağlantısı, toplumsal ilişkileri, rehabilitasyonunu da doğrudan değerlendirecek bir mekanizma olarak belirleniyor. Burada iyi ya da kötü, doğru ya da yanlış bir mesele üzerinden bir değerlendirmeden ziyade kurullar söz konusu getiriyor. Bunların tamamı olsa diyelim, biraz önce ifade ettik, cezaevlerindeki başmemurların kendisinin çocuklarla mesul dediğimiz sistemle kurduğu ilişki zaten odaları yönetme biçimi üzerine. İçerideki çocuklar başmemur için "başkan", "başabi" gibi kavramlar kullanarak... Zaten içerideki o zorba sistemi kurgulayıp devam ettiren kişilerden biri başmemur. Şimdi, bir de başmemuru getirip idari gözlem kurulunda yer alabilecek temel bir kişi hâline getirdiğinizde çocuklar bakımından kendileri hakkında tutanak tutan, hangi odaya gideceğine karar veren birisinin aynı zamanda bu kurulda olması, çocukların itiraz etme hakkını elinden alacak, akran zorbalığı tehdidini devam ettirecek, var olan baskıyı da bir yönüyle devam ettirecek.

Yine, psikolog sadece girişte görüyor dedik. Çocukla ilgili bağ kurmayan, kişisel iyileştirme programını takip etmeyen bir meselenin tek başına yer almasının yetersiz olduğunu biz düşünüyoruz.

Bir diğer husus, bugün Türkiye'deki kurullar ne şekilde çalışıyor diye baktığımızda, Cezaevi İnceleme Alt Komisyonun raporlarına bakmamız gerekiyor. Bugün buradaki var olan istatistiki verilere baktığımızda, bu Meclisteki bir komisyona en çok gelen başvurulardan bir tanesi idari gözlem kurullarına şikâyet; taraflı karar verme, siyasal karar verme, doğru değerlendirme yapmama, olayla ilgili objektif karar verecek kişilerin olmaması, örnek veriyorum, cezaevindeki tadilatçının kurula girip kişi hakkında üç ay, altı ay, bir yıla kadar cezaevinde kalıp kalmayacağına ilişkin karar verme meselesi de söz konusu olacak.

Cezaevi yapısı var, bir idari sistem orada işletiliyor, devasa sorunlar ve hapishaneyle ilgili ciddi sorunlar varken idari gözlem kuruluna geniş takdir hakkı tanınmasına çocukları açıkçası bir rehabilitasyona dönüştürmeye, onarıcı adalete değil itaate, korkuya, öfkeye, hatta içine kapanmaya, tek başına kendi içinde yalnızlaştırmaya götüreceğini düşünüyoruz.

Bilimsel temeli yok, belli bir değerlendirme mekanizması yok. Çocukla hesaplaşan, önleyemediği suçun bedelini çocuğa ödeten intikamcı bir mekanizma olduğunu biz düşünüyoruz. İlimle, bilimle bir idare etme değil çocukları zapturapt altına almaya çalışan, son derece sorunlu gördüğümüz mekanizmalarından bir tanesi.

Siyasi mahpuslarla ilgili pişmanlık dayatmasını biz çokça söyledik burada, kurulda. Şu an Türkiye'de otuz yılını aşmasına rağmen üç yıl, dört yıl daha uzun sürelerle bu kurul kararları nedeniyle özgürlüğünden gasbedilen yetişkinler var ve bu kurullara yapılan itiraza -ki burada da öyle olacak- itiraz usulü olacak, infaz hâkimliğine gidecek, başka bir yere gidecek ama bu infaz hâkimi de çocuk alanında uzman bir infaz hâkimi olmayacak. Yine, cezaevi kurulu hakeza, savcıların başkanlık edeceği kurullar bunlar. Hakeza cezaevi savcıları çocuk savcıları değil, birçok yerde böylesi bir sorun mekanizması var.

HALİL ÖZTÜRK (Kırıkkale) - Bunu Genel Kurula kadar bir çalışalım.

NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Yani kurulların yapısal mekanizmasının kendisi çocuk odaklı bir mekanizma değil, kurulun kendisi. O nedenle, yetişkinlerle ilgili bu kadar sorun olan bir meselede çocukları "iyi hâl" adı altında yetişkinler için kurgulanmış, tarafsız, bağımsız olmayan, siyasal odaklı karar veren birçok tartışmalı olan bir kurulun bu şekilde karar vermesini açıkçası kabul etmiyoruz.

HALİL ÖZTÜRK (Kırıkkale) - Not al Mehmet Bey, çalışalım.

NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Bunun ilgili pratikte ne olur? İletişim kurmayan çocuk, içine kapanan çocuk, işte, baş memurun sözünü dinlemeyen mesul tarafından dövüştürülen çünkü dövüştürülen çocuklarla ilgili meselelerde bu durumda "uyumsuz" adı altında çocukların iyi hâli ellerinden alınmış olacak.

Buradaki altı ay içinde yeniden değerlendirme meselesi için de bir çocuk için çok uzun, üç ay gibi, "en geç üç ay" denilmiş, bunda bence mekanik bir sürelendirme olması gerektiği ki biz bireysel iyileştirme programını bile takip edemeyen bir cezaevi sisteminden bahsediyoruz ama kurullar geçiş için en geç üç ayda bir toplanıp karar verecek.

MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Değiştiriyoruz...

NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Biz bu kurulları çocuğun kişisel iyileştirilmesi için harekete geçirmeli, dışarıdan en azından diğer kurullar için önerdiğimiz baroların dâhil olacağı, avukatların hazır olacağı, pedagogların hazır olacağı, gerçek anlamda bir meseleyle ele alınması gerektiğini düşünüyoruz. Altı ay hakeza çok uzun. Biz burada uslu çocuk ya da cezaevinden cezaevine göre değişen, mesulden mesule göre değişen, başmemurun kendi cezaevi idaresinin kriterlerine uygun bir çocuk profili değil, gerçekten onarıcı adalete erişebilecek bir çocuk ve gerçek bir düzen sisteminde bunu öneriyor, bunu savunuyorken bugün zihinsel olarak böylesi bir kurulu kabul etmemiz mümkün değil. Bu maddenin kesinlikle kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz.