KOMİSYON KONUŞMASI

NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Teşekkürler Başkan.

Bu 6'ncı madde 7 ve 8'le bağlantılı olarak bizim temel itiraz noktalarımızdan bir tanesi. Nasıl ki biz "çocukluk" tanımının, statüsünün ve temel hakların alınmasının daraltılmasına karşıysak çocukların bulundurulacağı ceza infaz sistemleri konusundaki getirilen bu değişikliğin bağlantılı olarak üç madde üzerinden infaz sistemini çok kökten değiştirdiğini düşünüyoruz. Öncelikli olarak mevcut durum çok mu dört dörtlüktü, cezaevlerindeki eğitimevinden kapalı ceza ve gençlik kurumundan geçiş meseleleri? Tabii ki hayır. Çok iyi uygulanan, çok yeterli mekanizmaya sahip bir meselenin değiştirilmesini değil, zaten eksik olan bir meselenin daha da daraltılmış bir hâliyle, daha çok müdahaleyle çocuk hukukunun tamamen yönünü değiştirdiğini biz düşünüyoruz. Mevcut durumda nasıl gerçekleşiyor? Tutuklu olan çocuklar ya da hüküm özlü, dosyası henüz kesinleşmeyen çocuklar, çocuk ve gençlik kapalı cezaevlerinde tutuluyor. Hüküm alması hâlinde de yani kesinleşmesi hâlinde de otomatik eğitimevlerine götürülüyor. Eğitimevlerinde bulunan çocuklar, işte disiplin cezaları, kaçma ya da işte başka meselelerde sorun olduğunda yine oradaki mekanizmayla kapalı hapishaneye götürülebiliyorlar. Ancak bu meselenin kendisini biz bu kadar eleştirirken, şimdi temel olarak kapalı cezaevinde tutma mekanizması temel tutma sistemine dönüştürülüyor. Eğitimevine geçiş için bir istisnai mekanizma ve bunu da yine bizim çokça eleştirdiğimiz kurullar eliyle yapmaya çalışıyorsunuz bağımsızlığını ve tarafsızlığını çokça eleştirdiğimiz. Burada bir şeyin altını çizeyim: Çocuk 18 yaşına girince zaten yetişkin cezaevine geçiyor. Biz 18 yaş altındaki süreçler açısından değerlendiriyoruz; bunun altını özellikle çizelim.

Özellikle 7'nci maddeyle bağlantılı olarak bu kapalı cezaevinden eğitimevine geçiş meselesindeki iyi hâl meselesinin bir ceza-ödül sistemine dönüştürüldüğünü de ifade edelim. Böylece, eğitim, toplumla bütünleşme, rehabilitasyon meselesi çocuk olmaktan çıkan, bir hak gibi değil, aslında cezaevinin sistemi içerisinde, hatta bazen cezaevinden cezaevine, kuruldan kurula değişkenlik gösterebilecek bir davranış karşılığına dönüşmüş olacak. Yani "İyi davrandın, eğitimevine hak kazandın, geç." "Yok, hayır, ben senin iyi davranışta bulunmadığını düşünüyorum, kapalı hapishanesinde kalmaya devam et." Kendi içinde bir ikincil cezalandırma meselesi barındırıyor. Oysaki bu, güvenli bir çerçevede psikososyal, sağlık, toplumsal bütünleşme gibi meselelerin irdelenmesini gerektirirken böylesi bir mesele karşımıza çıkıyor. Kapalı cezaevlerini SSÇ Komisyonu Sincan'a gitti, gördü. Sincan belki çocuk cezaevleri arasında "en iyi" diyebileceğimiz bir örnek yani ceza tevkifevlerinin kendi içerisinde düzenlendiği bir örnek. Ancak ben Hatay Çocuk ve Gençlik Cezaevine gitmiştim 13 Şubatta ve yine -SSÇ Komisyonundaki üyeler hatırlar- bununla ilgili gitmiş ve onunla ilgili uzun bir sunum yapmıştım. Yine, dün Beritan Milletvekilimizle beraber Diyarbakır Çocuk Cezaevini ziyaret ettik. Öncelikle, Türkiye'deki cezaevi sistemindeki fiziksel yapı, kapasite sorunu, haklara erişim meselelerinin hepsi çocuk cezaevleri için de geçerli.

Yine, bir diğer mesele, çocuklar için ayrıca bir çocuk cezaevi sistemi yok; çocuklar kadın hapishanesinin içerisinde bulunan ayrı bir odada tutuluyorlar ve orada yine infaz koruma memurlarıyla ilgili, çocuk konusunda uzman bir infaz koruma memuru değil, yetişkinlerle ilgili -örnek veriyorum- eğitim almış infaz koruma memurları orada bulunuyor ve Diyarbakır Çocuk Cezaevine gittiğimizde de çocuk katında tutulan çocukların tıpkı yetişkinlere yapıldığı gibi, bizim "çıplak arama" dediğimiz, sizin "detaylı arama" dediğiniz, o insanlık onuruna aykırı olduğunu düşündüğümüz aramadan geçirilerek içeriye alındığını biliyoruz. Hatay Hapishanesine gittiğimizde bununla ilgili çocuğun gözaltı süreci, suça bulaşma, çocuk savcı, çocuk kolluk, işkence, pedagog eşliğinde dinlenme, car sistemindeki avukat; velev ki bunların hepsini tükettik, geldik hapishane sürecine. Birincisi, içeri girerken çocuklara aynı şekilde çıplak arama, detaylı arama dayatılıyor, bir. Erkek çocuklara saç kesme tıraşı dayatılıyor yani "Bizim cezaevi mekanizmamız bu." diye saçları kesiliyor. İçeriye girdikten sonra, birçok hapishanede olduğu gibi -orada da çocuk cezaevleriyle ilgili sunumda da söylendi- kapasite sorunu var, fazla olan çocuklar dışarıda ortak alanda kalmak zorunda kalıyor ve hangi çocuğun tekli odada, hangisinin ortak alanda kalacağının bir objektif kriteri yok. Bu odalarda -çoğu odada bulunan- onların "mesul" dediği, eskiden "koğuş ağası" diye tariflenen bir mesul ve yardımcı çocuklar tarafından belirlenen ve sistemin kendisinin bir akran zorbalığına yol açtığı bir mekanizma var. Bundan infaz koruma memurları memnun çünkü çocuklarla uğraşmaktan, ilgilenmekten, onlarla ilgili rehabilite sisteminden ziyade böyle bir sistem işlerine geliyor ve bu mesullük ya da mesul yardımcıları kendi aralarında çocukları dövüştürüyor, çocukların kantinden ne alıp ne almayacağına karar veriyor ortak sistemden, telefonla görüş, "ACEP" dediğimiz sisteme erişimiyle ilgili sorun çıkarabiliyor, aldığı yemeği yiyecek mi, ortak mı yenilecek, buna karar verebiliyor. Hastaneye mi gitmek istiyor, şikâyette mi bulunacak, içeride bir şey mi yaşadı? Bu dilekçelerine el koyarak dilekçelerin idareye gitmesini engelleyebiliyor. Hangi sporu kullanacağına, hangi kursa gidip gitmeyeceğine kadar cezaevi sisteminin odası içerisinde belirlenen bir mesullük mekanizması var. Bunu sadece biz söylemiyoruz; bu konuda cezaevi ziyareti yapan çocuk hakları alanındaki başta Diyarbakır Çocuk Hakları Merkezinin raporunu bildiğimiz için söylüyorum, raporları var. Çocuklar haklarından bihaberler. Cezaevine girdikten sonra hangi hakları var, hangileri yok, neyi nasıl kullanmaları gerekir, neyi talep etmeleri gerekir bundan bihaberler ve bunu nasıl kullanacağına dair onlara bir yol gösteren bir mekanizma yok. Cezaevine girişte klasik bir psikolog görüşmesi yapılıyor. Böyle bir çek listesi denilen bir liste yapılıyor. Niye girdin, kaç yaşındasın, kaç çocuk var, ne okursun, eğitimin nasıl, bağımlı mısın, değil misin? Gibi bir çek listesi hazırlanıyor. Normalde yasaya göre bu listeden sonra çocukla ilgili bireysel iyileştirme planı çıkarılması lazım ve bu iyileştirme planına göre -yani buradaki Bakanlık yetkilileri de söylesin- çocuğa özel rehabilitasyon, iyileştirme, sosyal destek hizmeti sunulması lazım yasalarımıza göre ama bu bireyselleşme planları çıkmıyor. Görüştüğümüz çocuklara sorduk -yani Beritan Vekilimizde söyledi tekrar etmeyeceğim- kaç kere psikoloğu gördün? "Bir kere gördüm." Devamı geldi mi? Zorunlu olarak yok, isterse gidebiliyor ve 350 çocuk var Diyarbakır Çocuk Hapishanesinde, 3 psikolog var tam zamanlı -tırnak içerisinde- birçok yere göre bir tık fazla. Hatay'da mesela 400'e yakın çocuk vardı, bir tam zamanlı psikolog bir de yarı zamanlı psikolog var ve bunlar pedagog da değil. Mesela çocuklara özel hizmet verebilecek uzmanlık alanları olan kişiler de değildi. Bununla ilgili Sağlık Bakanlığının, Adalet Bakanlığının, İçişleri Bakanlığının protokolü var bu sağlık protokolü meselesi üzerinden ama bunun içerisinde çocuklarla ilgili nasıl bir özel mekanizma olduğuna dair bir şey söz konusu değil. Çocuklar da ağız içi aramaya maruz bırakılıyor, çocuklar da hastaneye götürülürken benzer sevk zincirinden gidiyor, çocuklar da jandarma yok diye hastane sevkleri ertelenebiliyor. Yani biz çocuklara kapalı cezaevinde kalmayı temel bir mekanizma olarak sunacaksak oradaki koşulları dikkate almamız gerekir. Türkiye'deki hapishanelerle ilgili insan hakları meselesini geçtim, çocuklar açısından pozitif anlamda sunabileceğimiz bir mekanizma yok. Yetersiz cezaevi var, doğru; yetersiz iyileştirme var, doğru. Cezaevlerinde kendi kaderine terk edilmiş çocuk adalet sistemi mekanizması var. Cezaevi idareleriyle de görüştük. Müdüre Hanım diyor ki: "Ben elimdeki personele göre hareket etmek zorundayım. Ben fiziksel yapı olarak..." Normalde çocukların havalandırmaya tam erişimi lazım ama diyor ki: "Fiziki kapasite bu, ben onları havalandırmaya çıkaramam." Spor hakları olmak zorunda ama diyor ki: "Kapasite sorunu var ben çocukları spor hakkına çıkaramam." Kurs, etkinlik diyoruz, halk eğitimle görüşüyoruz, millî eğitimle görüşüyoruz yeterince hoca göndermiyorlar "Sosyal kurs ve etkinlik veremiyoruz." diyorlar. Şimdi, biz geldik zaten yetersiz olan bu sistemin içerisine, bu yetersizliklerle ilgili bir çözüm bulmak yerine çocuklar daha fazla nasıl kapalıda kalabilirliğin yolunu açabilecek bir mekanizma getiriyoruz. Bu da yine nasıl ki şu an çocuk cezaevlerinde, odalarda kendi kaderine bırakılan bir sistem varsa burada da hakeza aynı sistem kendi içerisinde gidiyor.

Olumlu davranış değişikliği meselesi nedir? Bununla ilgili teşvik, suç işlemeyi önleyici caydırıcılık meselesini iç içe koymuşsunuz. Oysaki çocuğun rehabilitasyonuyla caydırıcı infaz mantığı kendi içerisinde çelişkili bir mesele. Çocuğun gelişimi, güvenliği, rehabilitasyon ön koşulu bir güven ilişkisidir. Psikologla olur, çocuk eğitmeniyle olur, orada görüşeceği kişilerle olur ama kapatılarak orada infaz koruma memurlarıyla baş başa bırakarak... Ki altını çizeyim normalde yönetmelik der ki: Çocuk cezaevindeki infaz koruma memurlarının hepsinin çocukla ilgili eğitim alması gerekir, çocukla nasıl görüşülür, nasıl yapılır, nasıl temasa geçilir, müdahale biçimi nasıl olur, kamera sistemi hepsi yazılıdır ama biz bazı suç duyurularından ve soruşturmalardan biliyoruz ki bu infaz koruma memurlarının hemen hemen çoğu bu eğitimlerden geçmiyor, sertifika geliyor ama bu eğitimleri otomatik olarak almıyorlar. Ha, alsalar yine çocuklar kalsın der misiniz? Tabii ki kalmasın diyeceğiz ama bu var olan sorunların meselesi. Yani kısaca bir itaat sistemi, düzeni kuruluyor. Bu itaat sisteminde iyi çocuk, söz dinleyen çocuk iyi hâl adı altında bu meseleyle açığa çıkarıyor ama çocuğun travması, kapatılması, yalnızlık meselesi "uyumsuzluk" adı altında bunlarla yüzleşmek yerine daha ağır bir yaptırımla karşı karşıya bırakıyor; bu çözmez. Çünkü SSÇ Komisyonunda hapishanelerde bulunan çocuklarla ilgili sık sık bu anketten söz edildi. Mesela, bu anketin yüzde 58,5'i ihmal, yüzde 24,2 çocuklara fiziksel istismar, yüzde 30,3'ü duygusal istismar, yüzde 5,8'i cinsel istismar, yüzde 45,5'i bağımlılık yapıcı maddeler. Ki bu bağımlılık yapıcı maddelerle ilgili en sonunda Ceza ve Tevkifevleri ve Adalet Bakanlığı son altı aydır bir sisteme geçtiler. Bağımlılıkla mücadele cezaevleri ya da bağımlılıkla mücadele koğuşları açıyorlar artık ve burada bir tedavi mekanizması öngörüyorlar. Çünkü ne Yeşilaydan yeterince destek alıyorlar sadece konferans veriliyor, Sağlık Bakanlığının tedaviyle ilgili gönüllü tedavi sistemi var ama bu çocuklar zaten bağımlıysa ya da uyuşturucu ticaretiyle ilgili kanında çıktıysa burada rehabilitasyonun kapsamı içerisinde çocuğa iyi hâl zorunluluğu nasıl getiriliyorsa bu tedavi mekanizmasının da hakeza değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle, çocukların önemli bölümü şiddet, ihmal, bağımlılığın içinden geliyorken bu çocukların yaralarını ve ihtiyaçlarını karşılamadan çocukları sorgular ve itaate zorlar bir meselenin 6'ncı maddedeki meseleyi karşılamadığını düşünüyoruz. Çocukların yaşlarını, gelişimini, ihtiyaçlarını gözetmeden sadece suç türüne göre de ayırmayı biz doğru bulmuyoruz.

Daha önce şöyle önermiştik: Bireysel iyileştirme planları, çocukların ihtiyaçlarına göre ortak ihtiyaçlı olan çocukların ortak yerde tutulması mekanizmasını öngörmüştük. Ancak bu gelen teklifte otomatik suç türüne göre bir dağılım söz konusu getiriyor bunun da nedeni şu diye açıklanmıştı: Çocuklar birbirinden suç öğreniyor, ağır suç işleyen çocuklarla basit suç işleyen çocuklar bir araya geldiğinde birbirinden suç öğreniyor. Bu yüzden suç türüne göre bir dağılım mekanizmasına gidelim ancak bunu kendi içerisinde çocuklar bakımından yani yetişkin mantığıyla, bizim oda değişimiyle ilgili İdari Gözlem Kurulunun yerleştirme planına göre yetişkinlerden getirilen bir mekanizma çocuklar açısından açıkçası uymadığını düşünüyoruz.

Yine, madde 7'deki suç ve ceza türünün çocukların sadece hangi bölümde barındırılacağına ilişkin teknik ölçütü de geçer. Eğitim evine alınıp alınmayacağına karar verdiği için aslında otomatik olarak çocuğun cezaevinde kalma süresine ve kapalı hapishanede kalma süresini ilgilendiren bir meseleye dönüştürecek.

Üç yıl ve daha az hapis cezası alan çocuklar doğrudan eğitim evine alınması -tırnak içerisinde- bir yönüyle kabul edilecekken dosyasında terör ya da örgüt suçu gibi çocuklar peşinen bu imkânın dışında bırakılıyor ama aynı yaşta, aynı gelişim seyrinde benzer ihtiyaçlara sahip olan iki çocuktan biri eğitim evine gidebilecekken biri yalnızca dosyasındaki suç türü bakımından kapalı tutulmaya devam edilecek.

Biz doğrudan eğitim evine göndermekle kalmayacağını, bu meseleyle ilgili, gözlem kuruluyla ilgili teknik meseleyi 7'nci maddede anlatacağım ama şu anki kurulların ortaya koyduğu pişmanlık beyanı, düşünsel tutum, kimlikler, anadil, mahpusun kendini ifade etme biçimi, soyut güvenlik kanaatleri, bu mesüllük dediğimiz sistem, çocuk hapishanelerdeki sorunu gözettiğimizde bu özgürlüğe erişimle ilgili ciddi bir sorun ve sorun çıkaracak. Bu nedenle, biz bu kurullara sadece bir uzman, tek bir uzman fazladan geliyor çünkü saymış psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı bilmem ne yalnızca birinin varlığını yeterli görüyor. Sadece bu meselenin eklenmesine çocuk odaklı bir değerlendirme, pedagojik odaklı bir değerlendirme olacağı anlamına geliyor ya da kurullarla ilgili bağımsız ve tarafsızlıkla ilgili şerhlerimize bir cevap verilmiş olacak.

Yine, bir diğer husus, varsayımsal meseleleri geçiyorum açıkçası. Taş atan çocuklar meselesi. İlk gün Meral Vekilimiz buradaydı, çokça anlattı. Taş atan çocuklar meselesi her ne kadar geçmişte kalmış bir mesele gibi aktarılmış olsa da gösterilere katılan, slogan atan, pankart ve sembol taşıyan çocukların eylemlerinin somut niteliği, çocukluk hâlleri değerlendirilmeden terör ve örgüt suçlarıyla ilişkilendirilmesi konusunda biz bunu değiştirdik, pozitif bir şey gibi anlatıldı ama bu madde de yine ona benzer bir tehlikeyle karşı karşı kalıyoruz. O dönemin TMK mağdurları çocukları bugün bu maddenin mağdurları çocuklarına dönüşmemeli diye tekrardan altını çiziyorum.

O nedenle, bir uygulama pratiğinden aşırı gitmesin. Çocuğun üstün yararını sadece suç tiplerine göre yargılanan çocuklar için geçerli bir mesele gibi değil hukuki olarak ne şekilde isimlendireceksek isimlendirelim. Çocuk her koşulda çocuktur. Bu üstün yarar ve bireyselleştirilmiş meselenin dikkate alınarak bu konuda bir değerlendirme yapmasını talep ediyoruz.