KOMİSYON KONUŞMASI

SEVDA KARACA DEMİR (Gaziantep) - Sayın Başkan, teşekkürler.

Bakın, biz sorduğumuz soruların çok büyük bir kısmına burada yanıt alamadık. Verilen cevaplarla da aslında işin esasına ilişkin tartışmalarımızın da küçümsendiğini görüyoruz. En azından bu komisyonda, böyle önemli bir yasa konuşulurken böyle yapılmaması gerekir.

Şimdi, bakın, bu 3'üncü maddede suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular başlığı var. Şimdi, biz, mesela teklif sahibinden şuna ilişkin açık bir değerlendirme alamıyoruz. Şimdi, biz diyoruz ki değişikliğin sonucunda mesele sadece koşullu salıverilme tarihinin gecikmesi değil. Burada özellikle Çocuk Koruma Kanunu'na ve aynı zamanda çocukların işlediği suçlar sonrasındaki yargılama süreçleri ve cezalandırma süreçlerinin bütününe etki edecek bir öneri var. Bu bütünlük korunmuyor, bu bütünlükte açılacak bu gedik başka sonuçlara neden olacak. Var mı elinizde bir veri? Nedir bunun sonuçları? Sonuçlarının ne olacağına ilişkin bize bir şey sunabilecek misiniz diye soruyoruz, tartışma bambaşka yerlere götürülüyor.

Bakın, mesela en önemli sorunlardan bir tanesi şu, hukukçu arkadaşlarımız anlatmaya çalıştılar. Çocukluk döneminde işlenen bir suçun tekerrüre esas alınması; etkileri yetişkinlik dönemine taşınabilen giderek ağırlaşan bir infaz statüsü yaratıyor. Şimdi, her iki seneye, üç üç seneye bir infaz sisteminde değişiklik yapılan bir ülkede bunun topyekûn çocukların yargılanma süreçleri ve cezalandırılma süreçlerine ilişkin belirsiz, öngörülemez bir şey yaratacağı çok açık değil mi? Biz bunun cevabını istiyoruz. Neden bu öngörülemezliği yaratıyorsunuz diye soruyoruz. Cevap verilmeden bu maddenin oylanmasına geçilmemesi ricasında bulunuyorum ben.

Bakın, şu suç oranlarının artışı günümüzde Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri, bu konuda ortaklaşıyoruz ama şimdi yasa koyucu, teklif sahibi tek çözümü -hâlâ bakın, bütün şeylerle beraber-cezaların artırılması olarak gösteriyor ve Meclis araştırması komisyonlarında bizim de referans verdiğimiz uzmanlara kendisi de referans veriyor ama "Bazı değerlendirmeler önemli, bazıları önlemsiz." denilemez. Bütün uzmanlar açık bir biçimde şunu söyledi: Çocukluk özgün bir dönemdir, ergenlik özgün bir dönemdir ve bizim çocuk kanunlarımızın tamamında, infaz kanunlarımızın tamamında çocukluğun özel, özgün bir dönem olarak tarif edilmesi bizim iyi niyetimizden, güzelliğimizden değil bilimsel bir meseleden kaynaklanmaktadır. Bilimsel veri bugün bu kadar açıkça ortadayken neden bu cezalandırma süreçlerinin 3'üncü maddedeki, 2'nci maddedeki gibi olması, neyi çözecek sorusuna hâlâ bilimsel bir cevap alabilmiş değiliz.

Bakın, bir sorumuz daha var. Bu yanıtlanmadan oylamaya geçilmemesini tekrar rica ediyorum. Yeniden suç işleme oranlarıyla ilgili resmî veriler nedir diye soruyoruz teklif sahibine; cevap yok. Yani bizi teklif sahibi sürekli olarak rivayetle konuşmakla suçluyor ama bizzat kendisinin de savunduğu rapor üzerinden ben bir soru soruyorum kendisine: Yeniden suç işleme oranları, aslına bakarsanız, hapsetmenin suçla mücadelede nasıl bir karşılık bulduğunu gösterecek en önemli araçlardan biri; cevap istiyoruz bu konuda. Bununla ilgili bu Meclis çatısı altında onlarca soru önergesi sunuldu Sayın Başkan, bir tanesine bile cevap verilemedi. Bakın, bizim de bu konuyla ilgili soru önergelerimiz var, gelen cevapları paylaşıyorum sizinle. "Yeniden suç işleme oranlarına ait istatistik yok, yeniden suç işleme oranlarına ait istatistik yok." Ya, o zaman biz neyle konuşacağız? Ben bir soru sordum, dedim ki: Çocuğun tekrar suça sürüklenmesinde önceki tedbirlerin, eğitim, rehabilitasyon programlarının, aile desteğinin, ruh sağlığı hizmetlerinin, tahliye sonrası izlemenin etkili olup olmamasının değerlendirilmesi gerekir. Var mı elinizde bununla ilgili bir şey diye soruyoruz, hâlâ rivayetle... Rivayetle konuşan kendisi. Dolayısıyla eğer rivayetle konuşmuyorsa bunlarla ilgili değerlendirmeleri bizimle paylaşmadan bu maddeyle ilgili bir açık fikre kavuşmamızı beklememesi lazım.

Son olarak şunu söylemek istiyorum: Bakın, bu çok önemli. Uzmanların, 160 örgütün hazırladığı değerlendirme raporunda özellikle altı çiziliyor, paylaşmak istiyorum. Tekerrür kurumunun düzenlediği TCK madde 58 suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular başlığını taşıyor Sayın Başkan. Özel tehlikeli suçlular başlığını taşıyor. Şimdi, bu rejimin çocuklara uygulanması yalnızca infaz koşullarını ağırlaştırmıyor ki! Tekrar suça sürüklenen çocuğun tehlikeli, özel suçlu statüsü içinde değerlendirilmesini beraberinde getiriyor. Şimdi, bunu kabul edebilecek durumda mıyız? Kendisinin bu statüyü çocuklara yapıştırmış olmanın ne anlama geleceğini bize açıklaması lazım. Biz diyoruz ki: Bir çocuk tekrar suça sürüklenmişse devlet şunu yapar: Önceki koruyucu ve destekleyici müdahaleler neden sonuç vermedi; bunun açıklamasını sunar, önlem alır. Çocuğun eğitim, sağlık, barınma ihtiyaçları karşılanmış mı karşılanmamış mı; buna ilişkin veri sunar. Aile ve sosyal çevresindeki riskler devam ediyor mu, etmiyor mu; bunu araştırır. Ruh sağlığı veya bağımlılık desteğine ihtiyaç var mı? Ne yapıyoruz biz bunlarla ilgili? Bunun verisini sunar. Tahliye sonrasında izlediniz mi bu çocuğu, ailesini? Destek sundunuz mu? Bu destekler yeterli oldu mu? Bunlarla ilgili tek bir veri yok ama ceza var. Biz şunu istiyoruz teklif sahibinden: Bu, tekrar suça sürüklenme durumunda sorduğumuz soruların hiçbir cevabının elinde resmî verilerle olmadığı bir devlet, o devleti yöneten iktidarın ilk aklına gelen, çocukları yetişkinler gibi yargılamaksa eğer o iktidar da suç işliyordur diyoruz. O yüzden bu maddenin geri çekilmesi ısrarımız devam ediyor.