| Komisyon Adı | : | ADALET KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 21 .07.2026 |
PERİHAN KOCA (Mersin) - Teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, geçen hafta Komisyon görüşmelerine başlarken çok önemli bir ifadeyle sözlerinize başlamışsınız, demişsiniz ki: "Çocuk adalet sistemi çocuklara hangi yaptırım uygulanacağını belirleyen bir mekanizma değildir. Asıl olan, çocuğu suç işledikten sonra cezalandırmak değil suçla karşı karşıya kalmadan önce koruyabilmektir." diye belirtmişsiniz sözlerinizde. Aynen katılıyorum gerçekten bu ifadelere ancak ne yazık ki söylediklerinizin aksine çocuğu değil suçu merkeze alan, çocuğu korumak yerine cezalandırmayı esas alan, kapatma politikalarıyla, kapatma pratikleriyle çocukları bir suç döngüsüne hapsedecek olan bir yasa teklifiyle ne yazık ki karşı karşıyayız. "Çocuk Koruma Kanunu" adı altında çocukluk olgusunu tümüyle ters yüz edecek olan, tasfiye edecek olan bir kanun teklifiyle karşı karşıyayız. Oysa hem tarafı olduğumuz sözleşmeler gereği hem de çocuk adalet sisteminin de gereği olarak hak temelli, koruyucu, önleyici, onarıcı, dönüştürücü, adalet mekanizmalarıyla işletilmesi gerekir bu süreçlerin ve yaş küçüklüğü nedeniyle öngörülen ceza indirimleri, aslında çocuk adalet sisteminin, çocuğun üstün yararı ilkesinin temel güvencelerinden biridir de ama tüm bunlar ne yazık ki yok sayılarak yaş nedeniyle, 2'nci maddede olduğu gibi ceza indirimlerinin kapsamı daraltılıyor, çocuklara çok daha uzun süreli hapis cezaları öngörülüyor, bu 3'üncü maddede olduğu gibi de tekerrürün 15-18 yaş grubuna uygulanmasının önü açılmış oluyor. Tüm bunlar, gerçekten çocuk hakları açısından kabul edilebilir maddeler değil. O yüzden maddenin tekliften geri çekilmesi gerektiğinin bir zaruriyet olduğunun altını çizmek isterim. Cezaları artırmak, her şeyin faturasını çocuklara kesmek hiçbir sorunu çözüme kavuşturmaz. Dünya örnekleri de bize somut bir şekilde bunu gösteriyor diye düşünüyorum. Eğer gerçekten suça sürüklenen çocuklarla ilgili Komisyonda yapılan çalışmalara ilişkin olarak da niyetimiz gerçekten bu suçları önlemekse, çocukların güvenceli bir şekilde yaşayabilecekleri olanaklardan yoksun oluşlarını konuşmak ve bunun çözüm mekanizmalarını icra etmekle yükümlüyüz diye düşünüyorum.
Yine derin çocuk yoksulluğunu...
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Sayın Koca, ikisini de konuşmamız gerekmiyor mu?
PERİHAN KOCA (Mersin) - İkisini de konuşmamız gerekiyor dolayısıyla bütünlüklü bir çocuk politikasını konuşmamız gerekiyor.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Ben de konuşmam da yani...
PERİHAN KOCA (Mersin) - Bitireyim ben Sayın Başkan.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Konuşmama atfettiğiniz konuyla ilgili, yani ikisinin de olması gerekmiyor mu?
PERİHAN KOCA (Mersin) - İkisinin olması gerekiyor ama bir bütünlük ve tutarlılık çerçevesinde olması gerekiyor. Bütünlükten ve tutarlılıktan azade bir şey var karşımızda, söylem ile icranın birbiriyle hiçbir şekilde tutmadığı bir gerçeklik var. O yüzden bütünlüklü bir çocuk politikasına davet etmek istiyorum. Tüm bunları birlikte konuşmaya, bunları konuşurken sadece sonuçlarını değil nedenleriyle birlikte konuşmaya gerek olduğunu düşünüyorum.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Biz çünkü ilk toplantıda da bunu uzun uzun konuştuk. Ya, sadece cezaların artırılması değil önlemlerin de alınmasıyla birlikte, bunların birlikte yapılması gerekiyor. Burada sanki hemfikiriz gibi geliyor.
PERİHAN KOCA (Mersin) - Aynen öyle, tam da bunu savunuyorum ama bu tel tel dökülen yani birbirinden garabet maddeler ne yazık ki bize, sadece cezayı merkeze alan, çocuklara her şeyin faturasını kesen bir yere götürüyor. O yüzden, demin de ifade ettiğim gibi son olarak bütünlüklü bir çocuk politikası çerçevesinde derin çocuk yoksulluğunu da konuşarak, eğitim dışında kalan çocukları da konuşarak, çocuk işçiliği gerçeklerini de konuşarak, MESEM'leri de konuşarak, çocukların yaşamış olduğu zorbalıklar, ihmali, istismarı şiddeti, bu gerçeklikleri konuşarak bu nedenlerle birlikte sonuca gitmeliyiz, bir çözüm mekanizmasıyla beraber sonuca gitmeliyiz. Gittiğimiz sonuç da çocuk haklarını merkezine alan bir bütünlüklü politikayla tutarlı olmak durumundadır diye düşünüyorum.
Tekrardan teklifin ve maddenin geri çekilmesi gerekliliğini ifade ederek sözlerimi tamamlıyorum.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Bütün teklifi mi? Yani teklifte hiç olumlu bir yan görmüyor musunuz Sayın Koca?
PERİHAN KOCA (Mersin) - Ne yazık ki teklif, biraz önce de söylediğim gibi tel tel dökülüyor.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Hiçbir olumlu yan görmüyor musunuz teklifte? Yani bütün teklifin mi geri çekilmesini...
PERİHAN KOCA (Mersin) - Soru-cevap şeklinde mi ilerleyeceğiz Sayın Başkan?
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Yok, yok, ben merak ettiğimden soruyorum yani sizin bu konuya önem verdiğinizi de bilerek soruyorum.
PERİHAN KOCA (Mersin) - Evet yani bilerek şöyle bir şey kullandım Sayın Başkan: Maddeyle teklif birbirini bütünlüyor çünkü teklifin ruhu ne yazık ki çocuklara faturayı kesen, çocukları cezalandıran, tüm toplumu...
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - 3'üncü maddeye atfen söylüyorsunuz.
PERİHAN KOCA (Mersin) - Evet.
3'üncü madde yani maddenin bütünü ruh olarak, ruh itibarıyla ne yazık ki çocuk düşmanı bir yerde de duruyor. Çocuk haklarını, çocukluk olgusunu tümüyle tasfiye edecek bir yerde duruyor. Dolayısıyla çok dikkat etmemiz gereken, bütünlüklü konuşmamız gereken yaşamsal bir yasa teklifiyle karşı karşıyayız. Yoksa işte gereksiz bir polemik olarak bunu açmıyorum.
Biraz önce Sevda Karaca Vekilimiz de ifade etti yani hem bilim insanları hem pedagoglar hem çocuk hakları savunucuları gerçekten günlerdir, haftalardır bu konuyu konuştuğumuz her gündemde sürekli bu neden-sonuç ilişkileriyle bunları anlatıyorlar; o yüzden tekrar tekrar altını çiziyorum.
Teşekkür ediyorum.