| Komisyon Adı | : | ADALET KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 21 .07.2026 |
NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Tekrardan merhaba Başkan.
Vekil arkadaşlarımızı ve burada bulunan bürokratları selamlayarak başlıyorum.
Herhâlde geçen hafta gelen bürokratlarda ya da ilgili kurumlarda bir değişiklik yok, aynı şekilde devam ediyoruz.
Öncelikle ifade edeyim, başlamadan önce birçok arkadaş sordu, ben de tekraren sorayım: Madde 2 çok tartışmalı bir maddeydi ve tüketemeden, bir revizyon ihtiyacı olduğunu tüm partilerden görece karar vererek 2'nci maddeyi bu şekilde geçirmiştik ama şu an revizyonla ilgili bir önerge dağıtılacak mı, dağıtılmayacak mı, onu açıkçası bilmek istiyoruz.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Değerli Vekilim, geçen toplantıda da ifade ettim, Genel Kurula kadar değerlendirme yapacağız, gerektiği takdirde Genel Kurulda biz o değerlendirmeden sonra, değişiklik yapılacaksa o zaman yapmayı planlıyoruz.
NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Bunu niye söylüyorum? Çünkü şu an 3'üncü madde de 15-18 yaş arasındakilerin yetişkinler gibi değerlendirme meselesi de 2'nci maddeyle bağlantılı, diğer maddelerde de o maddeyle bağlantılı olarak bir değerlendirme olacak. Çünkü bizim 2'nci maddedeki en büyük şerhimiz neydi? Çocukluk bağlamında...
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Siz değerlendirmelerimizi 2'nci maddeyle bağlantılı olarak yapabilirsiniz.
NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Öyle yapacağım zaten, başka arkadaşlarımız da öyle yapar ama revizyonu bilsek belki diğer maddelerdeki itirazlarımız bu kadar olmayacak yani aslında görece kısaltacak bir mesele olacaktı ama mademki belli değil, biz bu hâliyle, varmış gibi konuşmalarımızı ve şerhlerimizi sürdüreceğiz.
Bizim 2'nci maddedeki en temel itiraz gerekçelerimizden bir tanesi "çocukluk" kavramının kendisi, özellikle 15-18 yaş arası çocukların yetişkinler gibi değerlendirilip yetişkinler gibi cezalandırılması ve ceza artırımı meselesiydi, hâkime verilen o yetkiyi de eleştirmiştik ve 3'üncü maddede her ne kadar doğrudan bağlantılı olmasa da 2'nci maddeyle bağlantılı bir düzenleme getirilmiş. Çünkü mevcut sistemimizde fiilin işlendiği esnada 18 yaşından küçük çocuklar için tekerrür hükmünü esas almama düzenlemesi var ancak teklifte bu koruma daraltılarak 15 yaşını doldurmuş, 18 yaşını doldurmamış çocuklar arasındaki tekerrürün esas alınmasını öngören bir düzenleme getiriyorsunuz burada. Ceza Kanunu'nun 58'inci maddesi değiştirildiği gibi, çocukların çocuk olmasından kaynaklı olarak aslında dünyada da kabul edilen bir güvenceyi çocukların ellerinden almış oluyorsunuz. O nedenle, sadece infaz rejiminde bir değerlendirme maddesi olarak değil, çocuk adalet sisteminin çok temel bir ilkesinin değiştirilmeye çalışıldığını biz burada görüyoruz. Çocuk adalet sisteminde çocuğa tekerrür hükümleri içerisinde baktığımızda -tırnak içerisinde- bir "suç makinesi" üzerinden değil; tam tersine, ilk suç işlendiğinde yani burada "adli süreçteki çocuk" diye adlandırdık artık, biz "kanunla ihtilaflı çocuk" önerisini sunmuştuk, ilk andan itibaren artık devletin her türlü mekanizması Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, çocuğun dâhil olabildiği tüm mekanizmaların aslında ilk suçla beraber harekete geçmesi, bunu bir risk olarak görmesi, bu suçu doğuran etmenleri ortadan kaldırmasını bekleriz ki ikinci, üçüncü suç yani tekerrür meselesi ortaya çıkmasın. Eğer çocuklar için bir tekerrürden bahsedip üstüne üstlük, tekerrürün çok olmasından kaynaklı yani suç sayıları üzerinden bir değerlendirme yapıp 15 ile 18 yaş aralığındaki meseleyi tekerrür hükmünü esas almadan, çocukları daha çok cezaevinde bırakacak, yetişkin kademesine alacaksak orada sorulması gereken şu: Devlet buranın neresinde? Neden ilk suç ortaya çıktığında gerekli mekanizmalar harekete geçmedi? Çünkü çocuklar bakımından uygulanması meselesi, yine, yaş meselesi, gelişim meselesi, değişim meselesi, çocukların çocuk olmasından kaynaklı olarak her türlü gelişimsel bilgileri... Yani 2 kere, 3 kere, daha fazla suç işlendiğinde bu gelişimsel dönem durmuyor ya da bir anda çocuk yetişkin gibi bir bilinçsel, düşünsel eşik atlamıyor. O nedenle, teklif gerekçesinde mükerrer suç işleme oranlarının yüksekliği üzerinden bir tespit yapılmış, ben burada teklif sahiplerine sormak isterim: Bununla ilgili, caydırıcılığı güçlendirme ve toplum güvenliğinin korunması gibi bir gerekçe sunulmuş, var mı bunun bir verisi yani mükerrer suç işleme oranlarıyla ilgili yani tekerrür hükmü uygulanmadığı için daha çok suç işlendiğini gösteren bir değerlendirme, bir dayanak var mı? SSÇ Komisyonu raporuna atıf yapılabilir ama bu raporda da bu meseleyle ilgili doğrudan bir mesele yok yani bir belirsizlik var ama bir tespit, bir yargı; bu tespitin de gereği olarak bir kanun değişikliğini biz gösteriyoruz. Eğer bir çocuk bir suç işlediğinde gözaltı yapılıyor, tutanak tutuluyor, Kabahatler Kanunu, artık ne olursa olsun, bir kere sisteme giriyorsa o çocuk ve tekrardan bu suçu işliyorsa burada çocuğun başarısızlığını, çocuğun gelişimini değil, doğrudan sosyal hizmet mekanizmalarını, devletin yetersizliğini, okul-aile bağının, hepsinin yani devletin koruma yükümlülüğünün -Anayasa'dan kaynaklı olarak- ele alınması gerektiğini düşünüyoruz. O nedenle, tekerrür hükmünün ne 15-18 yaş aralığındaki çocuklar için ne de diğer çocuklar açısından bir değerlendirme konusu yapılmaması, şu anki hâliyle bile, 18 yaş altındaki tekerrür hükmünün olmaması gerçek anlamda bir çözüm mü? Tabii ki değil, yine, devletin koruma mekanizmasıyla ilgili birçok eleştirimiz, yetersizliğimiz var ancak burada otomatik cezaları artıran bir mekanizma ortaya çıkacak ve bu da bir çözüm getirmeyecek.
Bakın, bu tekerrür meselesi sadece bizim şu an burada konuştuğumuz bir mesele değil. Nasıl ki çocuk adalet sisteminde dünya örneklerini değerlendirip konuşmuşsak, bununla ilgili ortaklıklar aramışsak tekerrür meselesiyle ilgili de benzer şekilde dünya örneklerine bakmamız gerektiğini ben düşünüyorum, tabii ki bizim açımızdan iyi örneklere. Mesela, İspanya örneği var, "ilk kez ve düşük ağırlıklı fiil" diye bir ayırıma gidiyor yani düşük ağırlıklı fiilden kasıt "Bazı suç tipleri açısından sadece bunu getireceğiz." diyeceksiniz ama bununla ilgili onarıcı süreç yönlendirilmesine ilişkin uzlaşma mekanizması, mağdurun onarımı, mağdur ile failin yan yana getirilerek ilgili uzmanlar eşliğinde görüştürülmesi gibi bir mekanizma getiriyor. Portekiz'de de cezalandırma ilk refleks değil; bir, uyarı; iki, aile desteği; üç, ailelerin zorunlu psikososyal programlara getirilmesi, rehabilitasyon gibi kimi -ayrıntılara girmeyeyim ama- toplum temelli tedbirler getirilmiş. Oysaki biz burada ceza infaz sistemi ve ceza artırımı üzerinden bir sistem getiriyoruz. O nedenle, biz meselenin ikinci kere, üçüncü kere fark etmeksizin daha uzun süre cezalandırılması değil ilk temastaki sürecin değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Onarıcı mekanizmadan, çocuğu suçtan arındıracak sistemden her vazgeçiş aslında suçu cezalandırmak değil, her biri açısından bir çocuktan vazgeçiş anlamına gelecek çünkü tüm hayatını etkileyecek bir şeye el atıyoruz, bir çocuk için bu çok ağır bir mesele ve geleceğini etkileyecek bir mesele. O nedenle, bu meselenin çıkması gerektiğini düşünüyorum.
Bunu anlatırken onuncu, on birinci ve ondan önceki yargı paketlerindeki tekerrür değişikliklerini ben size hatırlatmak isterim. Bugün biz cezaevleri kapasitesi çok diye, tekerrür hükümleri olmasına rağmen bazı suç tipleri açısından tekerrür olsa bile tahliyelerine yol verebilecek infaz değişiklikleri yaptık. Yetişkinler için bile tekerrür meselesinde bir kapasite sorunu üzerinden ceza, adalet sorunu üzerinden bir tahliye yolunu açan bu Komisyon ne oluyor da çocuklar açısından tekerrürün uygulanmasına ihtiyaç duyup gerek duyuyor? Yetişkinlerin kapasite sorunu çocuk cezaevleri için yok mu? Var. Yetişkinlerle ilgili adalet, suç meselesi çocuklar için geçerli değil mi? Geçerli, hatta bence daha fazla çocuklar açısından sorumluluğumuz. O nedenle, bilhassa önceki paketlerdeki tekerrür değerlendirmelerimizi ve ihtiyaçlarımızı gözeterek getirilen bu maddenin ne çocuk adalet sistemi açısından ne de bu Komisyondaki daha önceki yargı paketlerinde çelişki olmaması bakımından geri çekilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Teşekkürler.