KOMİSYON KONUŞMASI

BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - Şimdi, bir yol ayrımında olduğumuz çok açık. Bu mevcut tabloyu nasıl yöneteceğimizi bilmiyoruz. Çocuklar çocukları katlediyor, toplumda çok ciddi bir infial var ve biz bir yol ayrımındayız çünkü bir çare arıyoruz. Şimdi, bu çareyi arayan tek ülke dünyada biz değiliz. Dünyada pek çok ülke bu tarz krizleri yaşıyor, bu krizler sonucunda bir yol ayrımına gidiyor; ya ceza yaşını düşürüyor ve çocuklara daha cezalandırıcı hapis cezaları veriyor ya da başka bir yol deniliyor. Bir örnekle açıklamak istiyorum.

Şubat 2024'te Almanya'nın Stuttgart kentinde 13 yaşındaki bir çocuğun 12 yaşındaki bir çocuğun ölümüne neden olduğu olay ülke genelinde büyük infial yarattı. Bu olayın ardından Hristiyan Demokrat Parti ceza yaşının 14'ten 12'ye düşürülmesi ve çocuklara daha ağır cezalar verilmesi yönünde bir öneri sundu. Ancak Federal Adalet Bakanı "Tekil bir olay üzerinden yasa değişikliği yapamayız." diyerek bu öneriye karşı çıktı. Ardından, Eyalet Adalet Bakanları Konferansı aynı yönde karar aldı ve yaşın düşürülmesi reddedildi. Almanya bu kararını bilimsel verilere dayandırdı. Almanya, kamuoyu baskısına rağmen hukukun ve bilimin sesini dinleyerek duygusal tepkilerle cezacı değişiklikler yapmadı. Çünkü biliyordu ki bu tür değişiklikler kısa vadede rahatlama yaratsa da uzun vadede bedelini çocuklar ve toplum öder. Almanya bu bedeli ödemeye razı olmadı, yasayı değiştirmedi, sistemini ise güçlendirdi. Bugün biz de aynı eşikteyiz. Eğer kamuoyu baskısına teslim olur "Ceza hukuku bu işi çözer." diyerek cezalandırma yaşını düşürürsek çocuk adalet sisteminin temellerini sarsarız.

MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Cezalandırma yaşını düşündürmüyoruz ki hâlâ 12.

BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - Gerçek çözüm, cezaları ağırlaştırmakta değil, çocuğun suça sürüklenmesini engelleyen, sosyal destek mekanizmalarını güçlendiren, eğitim ve koruma sistemini onaran politikalar üretmekten geçiyor.

MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Beritan Hanım, cezalandırma yaşını düşürmüyoruz.

BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - Dünyada bunun örnekleri var. Biz henüz yapmamız gerekenlerin çok uzağındayız. Önce bir yapmamız gerekenleri yapalım eğer çözüm bulamazsak gerçekten o zaman cezayı konuşabiliriz.

MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Beritan Hanım, cezalandırma yaşını düşürmüyoruz Beritan Hanım.

BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - Ama henüz çocukların yüzde 70'i...

Pervin Başkan, bir konuşabilir miyim.

MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Ama düşürmüyoruz, yanlış bilgi vermeyin.

BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - Nasıl düşürmüyor musunuz? 15 yaşa düşürüyorsun.

MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - 12 yaştan itibaren...

BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - Sen, 18 yaşındaki bir çocuğu çocuk olarak görmüyorsun.

MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Ne alakası var ya? 12-15, 15-18 ayrımı. Cezanın miktarında değişiklik yapıyoruz, cezalandırma yaşını düşürsek 11 yaşa indiririz.

BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - Aynı, şey, aynı şey. Günün sonunda bunun yolu hapse çıkıyor, günün sonunda bunun yolu kapatmaya çıkıyor. Biz de diyoruz ki: Kapatma bu işi çözmüyor, gerçekten o çocuklara, topluma üzülüyorsanız ve vicdanınız sızlıyorsa gerçekten daha geniş yelpazeye sahip tedbirler almamız gerekiyor. Bu meseleyi Adalet Komisyonunda çözemeyiz. Bu meseleyi konuşacağımız başka merciler var. En çok da bu Komisyonun raporunda yazdığı gibi bir çocuk ihtisas komisyonuna ihtiyaç var. Bu yasa çıkacaksa o komisyondan çıkmalı çünkü orada bir çocuk perspektifi var, orada bütün bakanlıklardan gelen ve gerçekten çocuğu esas alır ve bu konuda çözüm olabilecek bir irade ortaya çıkmış olur. Bu mesele cezayla çözülmez, keşke çözülse ama çözülmez. Çözülmeyeceği için biz kısa zamanda topluma diyeceğiz ki: "Bak, biz böyle cezayı artırdık." ama sonra bu toplum daha ağır bedeller ödeyecek.