KOMİSYON KONUŞMASI

SEVDA KARACA DEMİR (Gaziantep) - Şimdi, şu Komisyon tartışmasının başından beri açık bir çarpıtma ve manipülasyon var. Bakın, dil şöyle kuruluyor: Bu teklifi hazırlayanlar çocukları seviyor, onların acılarını yaşıyor; biz yaşamıyoruz. Onlar gerçekçi, biz pembe gözlüklü; onlar çocukları düşünüyor, biz düşünmüyoruz.

(İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut'un Komisyon toplantı salonunu terk etmesi)

SEVDA KARACA DEMİR (Gaziantep) - Hanımefendi, lütfen döner misiniz, cevap veriyorum size.

Bu olabilecek bir şey mi sizce?

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Daha neler göreceksiniz.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Bakın, bu çok saygısızca bir tutum.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Yok, yok... Ama bir saniye... Bir dakika Sayın Karaca...

SEVDA KARACA DEMİR (Gaziantep) - Açıkça benim kendisine ifade ettiğim bir sözü üzerinden yalan yanlış açıklamalarda bulundu, şimdi cevap veriyorum ve dinlemiyor; bu kabul edilebilir bir şey değil.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Yok, yok; bana... Siz devam edin.

SEVDA KARACA DEMİR (Gaziantep) - Peki.

Şimdi, bu çarpıtmayı, bu manipülasyonu daha önce de yaptınız. Nasıl yaptınız? Hayvan katliamı yasasında yaptınız. Çocukları ölen aileleri getirdiniz, hayvan hakları savunucularının önüne diktiniz, "Çocuklara düşmansınız." dedirttiniz. Akbelen'de köylüler geldiler, karşılarına Yatağan Termik Santrali işçilerini getirdiniz; yine birbirine kırdırdınız. Şimdi yine burada, ölen çocukların acılı ailelerinin acıları üzerinden manipülasyon yapıyorsunuz. Böyle bir şeye seyirci kalmamızı kimse bekleyemez ya.

Şimdi, bakın, biz zaten açıkça bütün çocukların hakları için böyle bir cezalandırma mümkün değildir, böyle bir kapatma, cezaevine tıkma, bütün çocukların haklarını aynı zamanda yok etmek anlamına gelir, acıları daha da büyütür ve mağduriyetleri daha da artırır diye burada itirazlarımızı yükseltiyoruz. Diyoruz ki: Eğer bunu yaparsanız suç oranları düşmez, daha fazla artar, daha fazla çocuk katliamı yaşarız ve daha fazla ailenin gözlerinin yaşlı olmasına neden olursunuz. Sizi uyarıyoruz. Bakın, bu ülkede kısasa kısasın bu kadar tartışılması bu iktidar yüzünden çünkü bu ülkede adalet duygusunu açık biçimde yok eden sizsiniz ama adalet duygusunun yok edilmişliği üzerinden ailelerin isyanını yine hak gasbına dayanak eden de sizsiniz; böyle bir şey olamaz.

Bakın, bu memlekette suç işleyen çocuklar zaten yargılanıyor, zaten ceza alıyor. Biz diyoruz ki mesele şu: Bu çocuklar bu suçu işlemeden önce desteklenmiyor, eğitilmiyor, aileleriyle birlikte insanca yaşayacakları bir hayatın olanaklarını devlet tarafından kavuşturulmuyorlar diyoruz. Şimdi, toplumsal şiddet bu kadar yaygınlaşmışken çocukları bundan azade kılamazsınız. Hanımefendi çıktı, örnekler verdi; "Canice suçlar, canice suçlar..." Sizin kurduğunuz düzende kadın cinayeti o kadar normal ki arkadaşlar, kadın katillerine türlü türlü o kadar çok indirim var ki, tabii ki 15 yaşındaki bir çocuk kız arkadaşını okul bahçesinde öldürdükten sonra başında sigara içebiliyor çünkü aynısını yapan yetişkin bir erkeğe siz haksız tahrik indirimi verdiniz bu memlekette ve o çocuk bunu öğrendi. Bu memlekette kadın katillerine, çocuk katillerine hiçbir ceza yok bilgisine bu devletin, bu iktidarın kendisi verdi o çocuklara.

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Ya, çocuk katillerine özgürlük istiyorsun! Utanmıyorsun böyle konuşmaya be!

SEVDA KARACA DEMİR (Gaziantep) - Şimdi, böyle bir dert yokmuş gibi kalkıp elinizi yıkayıp gömleğinizin ucundaki kanı temizleyemezsiniz. Sizin kurduğunuz düzende istismar normal çünkü istismarcılar ellerini kollarını sallayarak dolaşıyor.

Soruyorum ya burada size: Mecliste stajyer çocuklar istismar edildi. Ne oldu onları istismar edenlere? Bir tane tutuklu kalmadı, bir tane tutuklu kalmadı bu memlekette.

Bakın, sizin gözünüzde değerli çocuklar var, değersiz çocuklar var ama değerli çocuklar da öyle sunduğunuz gibi suça maruz kalan çocuklar falan değil. Kim değerli, kim değersiz ben size anlatayım. Bakın, çocuklar yetişkinler gibi cezalandırılsın istiyorsunuz da kendi öz çocuğunu istismar eden, sonra annesiyle birlikte öldüren Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler hapiste mi şimdi?

NURETTİN ALAN (İstanbul) - Ne alakası var şimdi!

SEVDA KARACA DEMİR (Gaziantep) - 6 yaşındaki H.K.G.'yi istismar eden İsmailağa cemaati bağlantılı Yusuf Ziya Gümüşel ev hapsi uygulanarak tahliye edilmedi mi? Bu çocuk değersiz mi?

NURETTİN ALAN (İstanbul) - Ya, ne alakası var şimdi!

SEVDA KARACA DEMİR (Gaziantep) - 12 yaşındaki Suriyeli çocuk Ahmet Haskilo, iş yerinde çalıştırılıp, asansörde sıkışıp öldü, patronları bir gün ceza almadı. Dilovası'nda parfüm fabrikasında... Dinliyor musunuz!

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Sayın Karaca, dinliyoruz ve duyuyoruz.

SEVDA KARACA DEMİR (Gaziantep) - Ama ben kendimi duymuyorum Sayın Başkan gürültüden.

Bakın, Dilovası'nda parfüm fabrikasında 3 çocuk işçinin ölümüne sebep olan kamu görevlilerinin tamamı geçen gün tahliye edildiler. Nilay Esmer, 7 yaşından beri babası tarafından istismar ediliyor, Jandarma suçüstü yapıyor, sonra yargılanıyor on üç yıl ceza alıyor.SEVDA KARACA DEMİR (Gaziantep) - Ne hikmetse sonra bu karar bozuluyor, adam şu an aramızda dolaşıyor ve kendi öz çocuğunu ve arkasında duran annesini de üstelik tehdit edebiliyor.

HALİL ÖZTÜRK (Kırıkkale) - Allah belasını versin onun da!

SEVDA KARACA DEMİR (Gaziantep) - Bu çocuklar değersiz mi, değersiz mi bu çocuklar?

OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Değerli, niye değersiz olsun; çocuk değerli, hem de çok değerli. Allah onun babasının da belasını versin!

SEVDA KARACA DEMİR (Gaziantep) - Elbette ama siz öyle bir ayrım yaratıyorsunuz ki çocukların bir kısmı değerli bir kısmı değersiz.

OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Taş etsin, lanet etsin o babasını da!

SEVDA KARACA DEMİR (Gaziantep) - Bakın, diyorsunuz ki "Biz toplumun talebine karşılık veriyoruz bu yasayla." Ya, ben soruyorum size: Çocukların korunması için bu toplumun başka talepleri de var. Okullarda bir öğün ücretsiz yemek için biz bu Mecliste 100 binlerce imza getirdik, 100 binlerce! Bütün muhalefet partileri aynı ortak önergeyle bu Mecliste dedi ki: Çocukları korumak için, okulda tutmak için, şiddetten korumak için, uzaklaşmalarını engellemek için, suça karışmalarını önlemek için, bilimsel bir şeydir; okullarda bir öğün ücretsiz yemek sağlarsanız eğer çocukların suça karışma oranları da düşer. 100 binlerce imzayla bu Meclise getirdik, tam 3 sefer. Niye toplumun talebine karşılık verip de bunun gereğini yerine getirmediniz? Bakın, atanmayan binlerce öğretmen dururken çocuklar derse öğretmensiz giriyor. 1 rehber öğretmene 500 çocuk düşüyor. Öğretmen atayın, rehberlik öğretmeni görevlendirin, çocukların suçtan korunması için en önemli şey bu diyoruz, "Bütçe yok." diyorsunuz ha bire. Ya, sizin bahaneniz "Bütçe yok." sürekli. Daha geçen haftalarda patronlara milyonlarca lira teşvik verdiniz, İşsizlik Fonu'nu yağmalattınız. Bir tek çocuklara, onların korunmasına, ailelerinin desteklenmesine, suçtan azade bir onurla hayat kurabilmek için sosyal hizmet kurumlarının güçlendirilmesine mi yok ya bu bütçe? Tekrar söylüyorum: Manipülasyon yaratmayın, ajitasyon yapmayım. Çocukların acısını yaşıyorsanız eğer o çocukların acısını katmerlendirecek, başka çocukları da aynı suçun mağduru hâline getirilecek bu tasarıyı derhâl geri çekin.