KOMİSYON KONUŞMASI

ELİF ESEN (İstanbul) - Teşekkür ederim.

Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 3'üncü, 6'ncı, 7'nci ve 8'inci maddelerinin İç Tüzük'ün 38'inci maddesi gereğince Anayasa'ya aykırı olmaları nedeniyle incelenerek teklif metninden çıkarılmasını arz ve teklif ediyoruz.

Kanun teklifinin 3'üncü maddesiyle Türk Ceza Kanunu'nun 58'inci maddesinin (5)'inci fıkrasındaki tekerrür istisnasının yaş sınırı 18'den 15'e indirilmekte, 15 yaşını doldurmuş çocukların kesinleşmiş mahkûmiyetleri tekerrüre esas alınmaktadır. Düzenleme, suçun türünü ve ağırlığını, aradan geçen süreyi, önceki müdahalelerin sonuçlarını ve çocuğun yetişkinler ya da suç örgütleri tarafından kullanılıp kullanılmadığını gözetmeksizin tekerrür sonucunu genel ve otomatik biçimde doğurmakta, madde gerekçesinde ileri sürülen mükerrer suçluluk artışı hiçbir resmî veriye dayandırılmamaktadır. Çocukluk dönemindeki bir mahkûmiyete gelecekteki cezanın türünü ve infaz biçimini ağırlaştıran kalıcı bir sonuç bağlanması, çocuk kayıtlarının sonraki yetişkin yargılamasında kullanılmasını öngören Birleşmiş Milletler çocuk adaleti standartlarıyla da bağdaşmamaktadır.

Düzenleme, Anayasa’nın 2'nci maddesindeki hukuk devleti, 10'uncu maddesindeki eşitlik, 13'üncü maddesindeki ölçülülük ve 41'inci maddesindeki çocuğun korunması ilkelerine de aykırıdır. Teklifin 6'ncı maddesiyle 5275 sayılı Kanun'un 11'inci maddesi değiştirilerek kapalı ceza infaz kurumları, çocuk hükümlülerin de cezalarının infaz edileceği kurumlar hâline getirilmekte ve kapalı kurum, çocuk infazının genel başlangıç noktası yapılmaktadır. Böylece, eğitim, meslek edinme ve toplumla yeniden bütünleşme amacıyla düzenlenen çocuk eğitimevi, kapalı kurumda gösterilecek iyi hâl karşılığında idari kararla ulaşılabilen bir ayrıcalığa dönüştürülmektedir. Daha ağır rejimin bireysel güvenlik değerlendirmesi yapılmaksızın genel karine hâline getirilmesi ölçülülük ilkesiyle, suç türleri ölçütünün hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet bulunmayan tutuklu çocuklara da uygulanması masumiyet karinesiyle bağdaşmamaktadır.

Düzenleme, Anayasa’nın 13'üncü, 17'nci, 19'uncu, 38'inci, 41'inci ve 42'nci maddelerine aykırıdır. Teklifin 7'nci maddesiyle çocuk hükümlülerin eğitimievine ayrılması idare ve gözlem kurulunun iyi hâl değerlendirmesine bağlanmakta, terör ve örgüt suçlarından hükümlü çocuklar ceza süreleri kısa olsa dahi doğrudan eğitimevi imkânının kategorik olarak dışında bırakılmakta, çocukların kesinleşmemiş disiplin isnadı veya belirsiz tehlike gerekçeleriyle kapalı kuruma gönderilmesine imkân tanınmaktadır.

"Tutum ve davranışların olumsuz değerlendirilmesi" ölçütü belirsiz olup desteğe en fazla ihtiyaç duyan çocukları eğitimevinden en uzun süre yoksun bırakma riskini de taşımaktadır. Eğitimevine ayrılma, burada geçirilecek süreler ve kapalı kuruma gönderme gibi infaz rejiminin temel unsurlarının yönetmeliğe bırakılması ise yasama yetkisinin devredilemezliği ve kanunilik güvenceleriyle bağdaşmamaktadır. Düzenleme, Anayasa’nın 7'nci, 13'üncü, 17'nci, 19'uncu, 41'inci ve 42'nci maddelerine aykırıdır. Teklifin 8'nci maddesiyle 5275 sayılı Kanun'un 107'nci maddesinin (5)'inci fıkrasındaki 15 yaşını dolduruncaya kadar kurumda geçirilen her günün koşullu salıverme hesabında iki gün sayılmasına ilişkin çocuklara özgü kural, katalog suçlar bakımından kaldırılmaktadır. Bu kuralın temeli suçun niteliği değil 15 yaşından küçük çocukların gelişimsel özellikleridir. Koşullu salıverme zaten iyi hâl şartına bağlı iken çocuğun fiildeki rolü ve kusuru değerlendirilmeksizin suçun adına dayalı kategorik bir ağırlaştırma getirilmektedir.

TCK'nin 220'nci maddesine fıkra belirtilmeksizin yapılan atıf, ayrıca belirsizlik oluşturmaktadır. Düzenleme, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 37'nci ve 40'ıncı maddeleriyle çeliştiği gibi, Anayasa'mızın da 2'nci, 10'uncu, 13'üncü, 17'nci, 19'uncu ve 41'inci maddelerine aykırıdır.

Teşekkür ediyorum.