KOMİSYON KONUŞMASI

MESUT DOĞAN (Ankara) - Ben şundan, bir şaşkınlığımı ve merakımı gidermek için söz alma ihtiyacı hissettim. Yani biz, şimdi, muhalefet milletvekilleri olarak, iktidar milletvekilleri olarak devletin tüzel kişiliğini temsil ediyoruz. Öyle sorular sordular ki arkadaşlarımız, hepsinden özür diliyorum, yanlış da anlaşılmasın, hayret ettim. Yani karşımızda olan şirket ve şirkete diyoruz ki: "Ayıp ediyorsunuz, şunları niye yaptınız, bunları niye yapıyorsunuz?" Böyle bir şey olabilir mi? Yani sanki karşımızda içki satan bir firma var, diyoruz ki: "Lütfen çocuklara içki satmayın." Devlet olmak böyle bir şey değil. Yasaklarsın, biter. Tam tersine, biz şunu sorabilmeliyiz: Bu şirketler devletin ortaya koymuş olduğu hangi kuralları çiğnedi de cezalar verildi de buna rağmen o suçu işlemeye devam ettiler. Biz şimdi karşımızdaki firmalar, şirketler devletten üstün, hiçbir kurala uyma hakları yok ve biz de milletvekilleri topluluğu olarak geldik, ricada bulunuyoruz. Böyle bir yaklaşım olabilir mi?

NURHAYAT ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa) - Vekilim dünyayı artık o şirketler yönetiyor maalesef.

MESUT DOĞAN (Ankara) - Yani ama dünyada öyle ülkeler biliyorum ki bu firmalar o kadar kafalarına göre takılamıyorlar. Ben mesela bu dijital firmalara soru sormaktan ziyade, onları dinledikten sonra hangi adımların atılması, hangi kanunların çıkarılması, hangi kuralların ortaya konulmasını konuşmamız gerekir diye düşünüyorum. Türkiye Cumhuriyeti devletinin tüzel kişiliğini temsil eden milletvekillerimizin bu teknoloji firmalarına yaklaşımlarını çok garipsediğimi ifade etmek isterim, çok yadırgadığımı ifade etmek isterim, çok rahatsız olduğumu da ifade etmek isterim; böyle bir yaklaşım olmaz. Yalvarıyoruz âdeta, böyle bir şey olabilir mi?

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Ya, ne yalvarması.

MESUT DOĞAN (Ankara) - Yani dün de aynısını yaşadık, dün de.

İSA MESİH ŞAHİN (İstanbul) - Mesut Bey, ben şöyle, kendi adıma...

MESUT DOĞAN (Ankara) - Ya, ben bakın, iktidar milletvekilleri, bir sözümü bitireyim, ben sözümü bitireyim, bakın, şu yaklaşımı ben yanlış görüyorum. Şimdi, bakın, dün de...

LÜTFİYE SELVA ÇAM (Ankara) - Hepimize söz hakkı doğdu sizin bu konuşmanızdan sonra.

MESUT DOĞAN (Ankara) - Ben siz konuşurken...

BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Arkadaşlar, dinleyelim.

Mesut Bey, devam edin siz.

MESUT DOĞAN (Ankara) - Şimdi, dün de, bakın, ben...

LÜTFİYE SELVA ÇAM (Ankara) - Ben de kızıyorum ama hepimize söz hakkı doğurdunuz şu anda.

MESUT DOĞAN (Ankara) - Olabilir zaten ben firmaları değil, aslında kendimize soru soruyorum "Böyle bir yaklaşım doğru mu?" diye. Bakın, dün de burada biz dinlemek için... Millî Eğitimde il müdürlüğü yapan bir kardeşimiz çıktı, diyor ki: "Bugün yaşadığımız hadisenin ana nedenlerinden biri dizilerdir." Biz o zaman bütün televizyon kanallarını toplayalım "Lütfen bu dizileri yayınlamayın." Görevimiz bu mu bizim? Biz yetkimizi... Kuralları koyan bir Meclisin mensuplarıyız yani. Yanlış olduğuna inandığımız, bu ülkenin zararına artırımda bulunacağına inandığımız adımları nasıl yasaklayacağımızı konuşuruz. Ha, öğrenmek istediğimiz bilgiler varsa da sorarız ama ben sadece rahatsızlığımı ifade etmek için söz aldım.

BAŞKAN YUSUF BEYAZIT - Teşekkür ediyoruz Mesut Bey, sağ olasınız.

MESUT DOĞAN (Ankara) - Ben teşekkür ediyorum.