KOMİSYON KONUŞMASI

HİKMET YALIM HALICI (Isparta) - Teşekkürler Başkanım.

Sunumlar için teşekkür ediyoruz.

Milletvekillerimiz önemli sorular sordular. Ben de birkaç konuyu hem gündeme getirmek hem de sorular sormak istiyorum. TikTok'tan başlayacağım sorularıma.

Şimdi, TikTok davranışları analiz ederek içerik üretiyor ve çocuklar açısından birtakım risk alanları mevcut. Mesela, "sonsuz kaydırma" TikTok'un en güçlü özelliği, aynı zamanda en çok da eleştirilen yönü. Bir video bitiyor hemen arkasından diğeri başlıyor, hiçbir karar vermeniz gerekmiyor. Bu yapı uzun ekran sürelerini de teşvik ediyor. Bu konuda nasıl bir önlem almayı düşünüyorsunuz? Benim de bilmediğim araştırmalarımda gördüm "challenge" kültürü varmış TikTok'ta. Bu meydan okumalar sonucunda yaralanma, boğulma, yüksekten atlama, ilaç kullanımı ve tehlikeli davranışlar gibi riskler ortaya çıkmış. Bir "challenge" tehlikeli hâle geldiğinde kaç saat içinde müdahale ediyorsunuz ya da müdahale edebiliyor musunuz? Canlı yayın meselesi var yine, Türkiye'de de TikTok'ta çok fazla tartışılan. Canlı yayın sırasında çocuklar da yayın açabiliyorlar, yetişkinlerle iletişim kuruyorlar, sanal hediyeler alabiliyorlar, ekonomik teşvik oluşabiliyor dolayısıyla. Buna ilişkin önlemleriniz nelerdir? Bunu sormak istiyorum.

Bir de tabii "çocuk fenomenler" meselesi var. Birçok çocuk her gün saatlerce içerik üretiyor TikTok'ta. Soru: Bunları kim denetliyor ve bu gelirler nasıl vergilendiriliyor?

Diğer platformlara da birkaç şey söyleyeceğim ve soracağım çünkü Instagram özellikle Türkiye'de çocuklar ve gençler arasında çok fazla yaygın. Güzellik algısını, sosyal statüyü, arkadaşlık ilişkilerini, tüketim alışkanlıklarını, benlik algısını şekillendiren küresel bir aktör hâline gelmiş durumda Instagram. Ruh sağlığı açısından da uluslararası literatürde tartışılan birçok konu var, başlıklar var: Mesela, beden algısı, yeme bozuklukları, depresyon belirtileri, kaygı, yalnızlık hissi, "FOMO" (geç kalıyorum hissi), sosyal karşılaştırma gibi yine siber zorbalık başlığı altında da hakaret, linç, şantaj, "deepfake" gibi olaylar sıklıkla gündeme geliyor. Dolayısıyla, Meta'ya sorularım da şu şekilde: Birtakım özellikler anlattınız. Peki, Türkiye'de bu güvenlik araçlarını kullanan 18 yaş altı kullanıcı oranı nedir? Yine, varsayılan olan açık değilse bunun nedeni nedir? Sadece politika metinlerini değil de Türkiye özelinde ölçülebilir sonuçları bize sunabilir misiniz? Örneğin, son iki yılda çocuklara yönelik zorbalık bildiriminde ne kadar azalma sağlandı ya da sağlandı mı?

YouTube herhangi bir sunum yapmadı fakat Youtube'a da 2 tane soru sormak istiyorum. Bunlardan biri, YouTube Kids gerçekten güvenli bir çözümse Türkiye'de çocukların büyük çoğunluğu neden standart YouTube kullanıyor? 18 yaş altındaki kullanıcıların dijital güvenliğini artıracak yeni ve ölçülebilir bir uygulamayı Türkiye'de hayata geçirmeyi düşünüyor musunuz, düşünür müsünüz?

X platformuna da şunu söylemek istiyorum: Şimdi, X'de gündem çok hızlı yayılıyor. Dolayısıyla çocuklar nefret söylemine, şiddet görüntülerine dezenformasyona, kumar gibi alanlara daha hızlı ulaşıyorlar. Buradaki sorum yaş doğrulama ile ilgili olacak. Son dönemde yeni yaş doğrulama yöntemleri açıklansa da bunların hangi ülkelerde hangi kapsamda ve ne kadar etkili olduğu net değildir. Pratikte 12 yaşındaki bir çocuk "18 yaşımdayım." diyerek hesap açabiliyor mu? Bunun önüne nasıl geçmeyi düşünüyorsunuz ya da geçebiliyor musunuz?

Sorularım bunlar.

Çok teşekkür ederim.