| Komisyon Adı | : | MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 14 .07.2026 |
SEVİLAY ÇELENK ÖZEN (Diyarbakır) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Böyle sadece bir soru sormaya niyet etmiştim ama açıkçası bu madde daha genel bir değerlendirme yapmayı gerektiriyor, çok ciddi problemli bir şeyle karşı karşıyayız. Vakıf üniversitelerinin çok ciddi, çok ağır sorunları var Suat Vekilimin de söylediği gibi. Sonuçta bu sorunlar ele alınırken bir amaç olmalı. Demokratik bir üniversite, akademik özgürlüklere, bilimsel özerkliğe sahip çıkan bir demokratik üniversite ortamı ve vakıf üniversitelerinin de bu çerçevede faaliyet göstermesi. Tabii ki birçok başka nedene bağlı olarak da çeşitli yaptırımlar ve düzenlemeler dünyanın her yerinde vardır, burada da olacaktır ama bizim esas olarak artık ne bu iktidara ne bu YÖK düzenine, bu demokratik üniversite kriteri açısından bir güvenimiz yok. Şimdi, biz bir kere bu hıza mahkûm edilmemeliydik bunu değerlendirirken. Bir günde bu kadar kapsamlı bir kanun teklifi Komisyona geliyor, gece yarısı olmuş, biz bunu hızla görüşeceğiz, bitireceğiz ve Genel Kurula gidecek. Bu, Komisyonu o kadar işlevsizleştiren bir şey ki. Bir şey söylüyoruz etrafta fısıldaşmalar oluyor, itirazlar oluyor, cevap verecek zamanımız yok. Mesela, ben az önce şeyi söyledim, dekanlık seçimleri kaldırıldı. Dekanlık zaten bir eğilim yoklamasıydı, seçimler vardı, eğilim yoklamaları yapılırdı. Üç isim önerildi, rektör bildirildi bunu YÖK'e ama o eğilim yoklamaları demokratik bir üniversite için o kadar sahiplenilen bir şeydi ki. 2020'de ODTÜ Rektörü bu eğilim yoklamalarını kaldırmaya kalkıştığında bizim açımızdan dekanlık seçimlerini kaldırmaya kalkıştığında büyük bir infial olmuştu. Şimdi, bütün bunlar unutulmuş. Biz bir şey söylediğimizde bize teknik maddeler hatırlatılıyor. Üniversite teknik maddelerden, böyle bir anlayıştan ibaret yürütülemez. Şimdi, ben bu maddeye baktığım zaman da vakıf üniversitelerinin kapatılmasıyla ilişkili olarak gerçekten de çok travmatik bir geçmiş var önümüzde. O kadar da geçmemiş üzerinden, 15 üniversite kapatılmış, öğrenciler darmadağın olmuş, kimisi kendi eğitim aldığı dilde okul bulamamış, kimisi bölüm bulamamış, akademisyenler işsiz kalmış. Ayrıca bu vakfedenler bakımından birçok hak kaybı yaratmış. Menfur bir darbe girişimi, birçok yanlış yapılmış ama o yanlışın faturası bu yanlışta zerre kadar payı olmayan birçok akademisyene ve öğrenciye de ödetilmiş. O yapıyı kuran, o vakıfları kuranlar sonuçta onlar değildi, bu iktidar yönetimi düzeni içinde yapıldı. Şimdi, aynı mantıkla bu düzenlemeler önümüze geliyor. Anayasa Mahkemesi bu faaliyet durdurma ve kapatmayla ilişkili olarak diyor ki: "Bir yönetmelikle ele alırsanız bu çok çabuk bir idari tasarrufla sona erdirilebilir."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SEVİLAY ÇELENK ÖZEN (Diyarbakır) - Peki, bunu kanunla yaptığınızda bu kanun maddesi bize bunun böyle olmayacağını -YÖK Başkanına soruyorum- nasıl taahhüt ediyor? Hiç öyle bir şey yok.
BAŞKAN AYŞEN GÜRCAN - Üç dakikanız bitti.
SEVİLAY ÇELENK ÖZEN (Diyarbakır) - Mesela ağır bir fiil ya da işlemin olması durumunda nedir bu ağır fiil ve işlem, buna kim karar verecek? Nasıl ele alınacak?
BAŞKAN AYŞEN GÜRCAN - Şu an kaydınız yapılmıyor, üç dakikanız bitti.
Son bir dakika vereyim isterseniz, tamamlayın.
SEVİLAY ÇELENK ÖZEN (Diyarbakır) - Burada Anayasa Mahkemesinin temel itirazı yönetmelikle ele alınmasının tek bir idari tasarrufla sona ermeyi de getirebileceği. Peki, kanunla ele alındığında bu kadar muğlaklıklar varken bize bunun güvencesini ne veriyor? Gene aynı şekilde bu sürecek, hiçbir şey görmüyoruz burada. Bu ağır işlem nedir, ağır fiil nedir? Garantörlük meselesi apayrı bir sürü zaafı olan bir yapı ve bütün bunları da gördük. Bunları size sormak istedim.
Teşekkürler.
BAŞKAN AYŞEN GÜRCAN - Başkanım, cevap verecek misiniz?
YÖK BAŞKANI PROF. DR. EROL ÖZVAR - Olur, hemen kısaca...
BAŞKAN AYŞEN GÜRCAN - Tamam, size söz vereyim.
Buyurun.
YÖK BAŞKANI PROF. DR. EROL ÖZVAR - Kıymetli vekillerim, şimdi, bu madde Anayasa Mahkemesinin bir iptal kararı nedeniyle gündeme gelmiş oldu, sizlerin huzurunuza, dikkatinize arz ediliyor. Bu iptal edilen madde de şu: Anayasa Mahkemesi "İlgili kanunla Yükseköğretim Kurulunun yönetmelikle ilgili konuyu tanzim etme yetkisini iptal ediyorum. Bu yönetmelikle olmaz, bu olsa olsa kanun maddesiyle olabilir." diyor. Dolayısıyla, burada vakıf üniversitelerinin mevzuata uygun olmayan fiil, tasarruf, tutum, sair sebeplerle kademelendirilmiş uyarı, uyarı ve düzeltme, akabinde akademik askı, kontenjan, bilahare faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve en sonunda da faaliyet izninin kaldırılması biçiminde yani kademelendirilmiş tedbirlerin kanuna dercedilmesini istediği için bu gündeme geldi.
Eğer "İçeriği biraz konuşalım." derseniz, elbette onunla da alakalı olarak ifade edebileceğimiz hususlar hiç şüphesiz var. Şimdi, aslında bu kanun vakıf üniversitelerinin indi bir şekilde yani keyfî tutumlarla önünün alınması, faaliyet izninin durdurulması yahut kapanmasını aslında büyük ölçüde engellemiş oluyor yani vakıf üniversitelerinin yaptığı, uyguladığı fiillere nispetle -ki onlar tadat ediliyor burada Sayın Başkanım- üniversitelerin uyarılması, düzeltilmesi akademik olarak askı -hepimiz gayet iyi biliyoruz- tabiri caizse verilecek cezanın da karşılığında en az işlenen suç kadar olması yani mukabeleil bilmisil çerçevesinde olması gerekiyor. Biz bunları dikkate alarak burada tadat etmiş yani sıralamış oluyoruz. Bunların ayrıntılarını eğer isterseniz çok ayrıntılı bir şekilde izah edebiliriz ancak burada dikkatle incelendiğinde fark edilecektir ki aslında mevzuatı net bir şekilde ortaya konulmuş kurallar var ve o kurallara yönelik vakıf üniversitelerinin tutumları derecelendiriliyor. Yapılan işlem aslında büyük ölçüde bundan ibaret.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
YÖK BAŞKANI PROF. DR. EROL ÖZVAR - Burada muğlak sayılabilecek az önce vekilimiz ifade etti "Benzer fiil nedir, ne değildir?" diye.
Kıymetli vekillerim, şimdi, burada her fiili tadat etmeye kalkışsak biliyorsunuz, usulden dolayı kanun maddesi burası belki 10 katına, 20 katına çıkabilir. O sebeple, herhangi bir fiile benzetilerek usul ve esaslarda Yükseköğretim Kurulu tarafından aslında onlar ilan edilecek. Aksi takdirde, kanun maddesinin çok ince ayrıntılara inerek her bir fiili aynı disiplin cezalarında olduğu gibi teker teker sayması icap eder. E, bu zaten mümkün olamayacağı için ister istemez genel ifadeler kullanmak durumunda kalmış olduk.
Aslında ayrıca yargı denetimine tabi olması da fevkalade önemli. Bir de kapatma burada neticede -son maddelerde fark edeceksiniz- Büyük Millet Meclisine intikal ediyor yani yine Büyük Millet Meclisinde ancak bir vakıf üniversitesi kapatılabilecek. Bu açıdan da sayın vekillerimizin dikkatini bilhassa çekmek isterim.
SUAT ÖZÇAĞDAŞ (İstanbul) - İstanbul Bilgi Üniversitesinin durumunu nasıl tarif edebilirsiniz?
YÖK BAŞKANI PROF. DR. EROL ÖZVAR - Şimdi, bu kapsamın yani bu kanun maddesi teklifinin dışında bir hususun ama en azından şunu diyebilirsiniz: Bu kanun maddesiyle vakıf üniversitelerinin durumu aslında, faaliyet izninin durdurulması dâhil, bunların hepsi kanun maddelerine bağlanmış oluyor ve Meclise intikal ediyor, daha güvencede olduğunu söyleyebiliriz.
SUAT ÖZÇAĞDAŞ (İstanbul) - Faaliyet izninin durdurulması da mı Meclis kararına bağlı?
YÖK BAŞKANI EROL ÖZVAR - Yok, kapatılması.
SUAT ÖZÇAĞDAŞ (İstanbul) - Kimin kararıyla olacak faaliyetin durdurulması?
YÖK BAŞKANI EROL ÖZVAR - O, şöyle: Maddeleri ayrıntılı bir şekilde teker teker de okuyabilirim sizlere.
SUAT ÖZÇAĞDAŞ (İstanbul) - Yok, estağfurullah, ben sadece kimin kararıyla olacağını merak ediyorum.
YÖK BAŞKANI EROL ÖZVAR - Şimdi, şöyle: Bunun için bir aşaması var onların, en nihayetinde faaliyetlerini söz gelişi, ekonomik olarak sürdüremeyeceği hususunda Yükseköğretim Kurulu yaptığı çalışmalarla ortaya çıkaracak, sonra garantör üniversite bunu, bu üniversiteyi muvakkaten yönetme yoluna gidecek. Tespitler kısmını soruyorsanız, bu büyük ölçüde Yükseköğretim Kurulunun denetleme marifetiyle yahut diğer mekanizmalarla ortaya koyacağı görüşlerle olacaktır Suat Bey.
SUAT ÖZÇAĞDAŞ (İstanbul) - Size sorduğum soruya da bir cevap alabilir miyim Sayın Başkan. İstanbul Bilgi Üniversitesinin kapatılması kararı neden verildi, neden üç gün sonra değiştirildi? Bunu siyasi bir mülahaza olarak sormuyorum. Ülkenin bu kadar köklü bir üniversitesi nasıl oldu da bir gece kapatıldı, neden? Nasıl oldu da açıldı, neden?
SEVİLAY ÇELENK ÖZEN (Diyarbakır) - Bir de bu kadar üniversite, "kondu" tabir ettiğimiz derme çatma üniversite dururken Bilgiye bu yapıldı yani bunu da eklemek gerek.
BAŞKAN AYŞEN GÜRCAN - Başkanım, cevap vermek durumunda değilsiniz.
SUAT ÖZÇAĞDAŞ (İstanbul) - Niye cevap vermesin ya?
BAŞKAN AYŞEN GÜRCAN - Hayır yani bu konuda yazılı da cevap verebilirsiniz çünkü şu an kanun maddelerini konuşuyoruz ve maddemizle ilgili açıklamanızı yaptınız, bir sonraki maddeye geçebiliriz.
SUAT ÖZÇAĞDAŞ (İstanbul) - Ya, resmen YÖK Başkanına diyorsunuz ki: "Bu konuyla ilgili konuşma."
BAŞKAN AYŞEN GÜRCAN - Yok, hayır, konuşmak istiyorsa konuşabilir.
SUAT ÖZÇAĞDAŞ (İstanbul) - Onu da derken arkadan da diyorsunuz ki: "Gergindir o zaten."
Şimdi, ben Bilgi Üniversitesinde ders vermiş birisiyim, benim öğrencilerim var orada, mezunlar var arkadaşlarım. Şimdi, dolayısıyla ben YÖK Başkanımıza son derece kibar bir ifadeyle dünyada eşi benzeri olmamış olan bir işi soruyorum. Ülkenin önde gelen bir üniversitesi gece yarısından sonra kapatıldı, üç gün sonra açıldı. Siz de YÖK Başkanısınız, nasıl bulacağız yani soruyorum bu soruyu. Şimdi, buradan Başkan diyor ki: "Sen bunlara cevap vermesen iyi olur." Neden? Kayıtlara girer çünkü. Verecek misiniz cevap?
BAŞKAN AYŞEN GÜRCAN - Başkanım, cevap verecekseniz açacağım.
SUAT ÖZÇAĞDAŞ (İstanbul) - Ya, böyle bir şey olur mu "Başkanım, cevap verecekseniz açacağım." diye?
YÖK BAŞKANI EROL ÖZVAR - Bana sorulanlara cevap verdim ben yani ilgili kanun maddesi dahilinde cevap verdim.