KOMİSYON KONUŞMASI

MEHMET KARAMAN (Samsun) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Türkiye'nin akademik birikiminin yurt dışındaki programlara taşınması ve uluslararası iş birliğinin geliştirilmesi değerlidir. Bununla birlikte, uluslararası anlaşmaların tabi olduğu onay ve açıklık rejimiyle YÖK tarafından imzalanan protokollerin hukuki niteliği aynı değildir. Teklifte bu protokollerin tarafları, kamuoyuna açıklanma şekli, mali sonuçları ve denetim usulü gösterilmemektedir. Buna rağmen protokollere dayanılarak öğretim elemanlarının beş yıla kadar görevlendirilebilmesi önemli bir personel sonucu doğurmaktadır. Uluslararasılaşma hedefinin tartışma konusu hâline gelmemesi için protokollerin hukuki statüsü ve denetim mekanizması da kanunda açıkça belirlenmedir der. 3-5 tane soru da burada soruyorum. Soruların cevabını vermenizi sona bırakabilirsiniz Başkanım yani fazla yormayayım sizi.

BAŞKAN AYŞEN GÜRCAN - Ben de zaten hemen oylara geçmek istiyorum.

MEHMET KARAMAN (Samsun) - Evet, hangi ülkeler, kurumlar ve programlar için kaç öğretim elemanı görevlendirilmesi planlanmaktadır? YÖK'ün bu kapsamda taraf olduğu mevcut protokoller var mıdır varsa hangileridir? Hangi ülkelerde, hangi üniversite veya programlarla görevlendirme yapılacaktır? Üniversitenin öğretim elemanı açığı bulunması hâlinde görevlendirme yapılabilecek midir? TBMM denetimine tabi olmayan YÖK protokollerinin kapsamı ve vari sonuçları nasıl denetlenecektir?

Teşekkür ederim.

BAŞKAN AYŞEN GÜRCAN - Teşekkür ediyorum.

Evet, 5'inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... 5'inci madde kabul edilmiştir. Hayırlı olsun.

6'ncı maddeyi okutuyorum:

MADDE 6- 2547 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinin (c) fıkrasının üçüncü paragrafının birinci cümlesi ile sekizinci ve dokuzuncu cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve paragrafa aşağıdaki cümle eklenmiştir.

"Ancak azami öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için intörnlük eğitimi dönemi hariç son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik/uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav/tekrar hakkı verilir."

"Bu öğrencilerden teorik/uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime/intörnlük eğitimine başlamamış veya eğitimini tamamlamamış ya da başarısız olanlara, uygulamalı/intörnlük eğitimlerini tamamlama imkânı tanınır. Azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmez.

"Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkilidir."

BAŞKAN AYŞEN GÜRCAN - Evet bu konuda söz isteyen var mı?

Buyurun Mehmet Bey.

MEHMET KARAMAN (Samsun) - Azami süresini dolduran öğrencilerden teorik derslerini tamamlamış olanlara staj, uygulamalı eğitim ve intörnlüklerini bitirme imkânı tanınması olumlu bir adımdır. Ancak son sınıf öğrencilerine iki ek hak verilirken ara sınıf öğrencilerinin hiçbir değerlendirme yapılmaksızın kapsam dışında bırakılması yeni bir eşitsizlik doğurabilir. Öğrencinin mezuniyete yakınlığı yalnızca bulunduğu sınıftan anlaşılamaz, kalan ders ve uygulama yükünün de dikkate alınması gerekir. Az sayıda dersi kalan bir ara sınıf öğrencisinin ilişiği kesilirken daha ağır akademik yükü bulunan son sınıf öğrencisinin yararlanması düzenlemenin adaletini tartışmalı hâle getirebilir. Ölçüsü sınıf değil, kalan akademik yük olmalıdır derken burada da iki soru soruyorum Başkanım: Düzenlemeden kaç öğrencinin yararlanacağı tahmin edilmektedir? Öğrenci başarısızlığıyla üniversitenin kapasite yetersizliği ayrıştırılmış mıdır?

Teşekkür ederim.