| Komisyon Adı | : | MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 14 .07.2026 |
ŞENOL SUNAT (Manisa) - Sayın Komisyon üyeleri, Anayasa Mahkemesinin 28/6/2022 tarihli ve (2019-39033) başvuru numaralı ihlal kararında "Ödeme yapılmasını öngören açık bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle başvurucuların döner sermaye ek ödemesinden yararlandırılmamasının haklılaştırılması, yargı mercilerinin mevzuat hükümlerini anayasal güvenceler ışığında yorumlama yükümlülüğüne aykırı olmuştur." denilerek bir ödeme yapılmasının yasaklanmadığına vurgu yapılmıştır, teklifle ise bu yasaklama getirilmek istenmektedir. Teklif metni, Anayasa Mahkemesi kararının gerekçesini ve getirdiği hukuki kazanımları bütünlüğüyle boşa çıkaracak şekilde kaleme alınmıştır. Anayasa Mahkemesi, söz konusu ihlal kararında çok açık bir biçimde, Türk uyruklu asistan hekimler ile yabancı uyruklu asistan hekimler arasında döner sermaye ek ödemesi ve bunun devamı niteliğindeki taban ve teşvik ek ödemelerinin yapılmaması hususunda mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine hükmetmiştir. Anayasa Mahkemesi tıp ve diş hekimliği uzmanlık eğitimi alan hekimler arasında Türk vatandaşı olup olmama temelinde yapılan bu farklı muamelenin hiçbir nesnel, adil ve haklı sebebinin bulunmadığını tescil etmiştir. Getirilmek istenilen madde, idarenin geçmişteki mevzuat eksikliğine dayanan ayrımcı uygulamalarını yasal güvence altına alarak kanunlaştırma riski taşımaktadır, yabancı uyruklu hekimlerin döner sermaye kaynaklı ek ödemelerden tamamen dışlanmasının önünü açmaktadır. Hukukun ve yasama organının görevi ayrımcı uygulamaları kanunlaştırmak değil; hakkaniyeti, çalışma barışını ve mesleki onuru güvence altına almaktır. Hastanelerde Türk vatandaşı meslektaşlarıyla tamamen aynı iş yükünü sırtlanan, aynı nöbetleri tutan, aynı poliklinik ve ameliyat hizmetlerini yürüterek sağlık sisteminin sürdürülebilirliğine doğrudan katkı sunan yabancı uyruklu asistan hekimlerin emeği yok sayılmamalıdır. Aynı emeği veren, aynı hastaya bakan ve aynı tıbbi riskleri üstlenen hekimler arasında uyruk temelinde mali farklar yaratılması eşit işe eşit ücret ilkesine de aykırıdır. Yargı kararlarıyla kazanılmış hakları geriye götüren, hekim emeğini statülere bölerek güvencesizleştiren ve hastanelerdeki çalışma barışını derinden zedeleyen bu düzenleme anayasal ilkelerle bağdaşmamaktadır. Tüm asistan hekimler için adil, şeffaf, öngörülebilir, güvenceli ve insan onuruna yaraşır tek bir ücret rejiminin oluşturulması, meslek örgütleri ve asistan temsilcilerinin görüşleri alınarak bütüncül bir şekilde yeniden düzenlenmesi elzemdir. Bu nedenle, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararına açıkça aykırı olan ve hak kayıplarını kalıcı hâle getiren bu maddenin tekliften çıkarılmasını arz ediyoruz ve yeniden düzenlenerek başka bir torba kanunda getirilmesinin uygun olacağını ifade ediyorum.