KOMİSYON KONUŞMASI

ERHAN USTA (Samsun) - Teşekkür ederim.

Şimdi, toplumun en mağdur, en sıkıntılı kesimini konuşuyoruz, emekliler. Yani ister en düşük emekli maaşını alsın, isterse onun bir miktar üzerinde alsın emeklilerin tamamında ciddi bir sıkıntı var. Zaten 5 milyonu geçti en düşük emekli maaşını alan. Açlık sınırının -yaklaşık 12, 13 bin lira değil mi- altında bugün itibarıyla, yıl sonunda da 15 bin liranın altında olacak.

İSMAİL FARUK AKSU (İstanbul) - Neye göre?

ERHAN USTA (Samsun) - TÜRK-İŞ'in açlık sınırı rakamına göre, öteden beri açıklanan bir açlık sınırı rakamı. Yani ona teknik bir itiraz varsa TÜİK daha iyisini açıklar, daha iyisi olmadığı sürece onu kullanıyoruz ve serisi olan bir şey. Yani TÜRK-İŞ'in hele hele böyle bir dönemde bütün sendikaların bu kadar bastırıldığı bir dönemde yani olmayan bir artışı verecek hâli yok zaten. Onun bir serisi var, kendileri de onunla ilgili açıklamalar yapıyorlar nasıl yaptıklarına ilişkin. Şimdi, dolayısıyla, açlık sınırının çok altında bir şeyden bahsediyoruz. Şimdi, geçmişine bakıyorsunuz -sabah konuştuğum rakamları tekrar vermek istemiyorum- ister asgari ücret ile emekli maaşlarını mukayese edin, isterse hem emekli sandığında hem işçilerde çalışan ile emekliler arasındaki maaş şeylerini yani o rasyoları mukayese ettiğinizde, oranları mukayese ettiğinizde nereden bakarsanız bakın, emekliler aleyhine ciddi bir bozulma var. Bu çok net bir şekilde ortada. Yani eskiden -memur maaşı için söylüyorum- en düşük memur maaşıyla neredeyse işte en düşük memur emekli aylığı aynı iken yüzde 96'sında iken şimdi yüzde 43'üne düşmüş. Bunlar Bütçe ve Strateji Başkanlığının rakamları, aldığımız yer orası. Aynı durum işçilerde de var. Dolayısıyla az önce Mustafa Bey'in de ifade ettiği gibi yani ciddi bir prim maaş dengesizliği var ve bu sürekli bozuluyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN MEHMET MUŞ - Buyurun.

ERHAN USTA (Samsun) - Çalışanlarınki de çok iyi olduğu için değil, hani çalışanlarınkini gerçekten çok iyi yaparsınız dersiniz ki "Çalışanlara çok iyi maaşlar veriyorum, onların durumunu düzeltiyorum, emekliyi şu anda düzeltemedim." Öyle bir durum da yok. Yani çalışanların da hepsi yine TÜRK-İŞ'in yoksulluk rakamların altında, açlık rakamının altında değil belki ama yoksulluk rakamlarının altında. Dolayısıyla, emeklilerin durumunu bozarak bir bütçe sistemi yürütülüyor. Madem bütçemiz iyi, madem bütçemiz fazla veriyor, madem bütçemizde işler güzelse niye o zaman vermiyoruz emeklilere maaş? Bu da ayrı bir konu. Ha, bütçe daha fazla bozulur da dersiniz ki: "Ya, bütçe çok bozuluyor, işte, emeklilere veremiyoruz." Onu da kabul etmek mümkün değil ama bir yandan bütçenin iyi olduğunu söylüyor Mehmet Şimşek bize. Yani bütçe sonuçları iyi ise niye o zaman vermiyorsunuz bu insanlara, açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm ediyorsunuz? Ya, bütün fatura, bütün yanlışların faturası, bütün kötü yönetimin faturasının emekliye çıkarılmasını kabul etmek mümkün değil.

Şimdi, tabii, en düşük emekli maaş üzerinden de, arkadaşlar, bu işin konuşulması yanlış, onu da hep söylüyoruz. Yani niye en düşük emekli maaşının üzerinden konuşuyoruz? İnsanlar, herkes farklı farklı prim yatırıyor, farklı gün sayısında, farklı miktarda prim yatırıyor. Şimdi, bunu hep en düşükten konuşursak bir süre sonunda işte bunların sayıları şu anda -tam hatırlayamayacağım, söyleyemiyorum ama- 5 milyonu bulan rakam belki üç, beş yıl önce 1, 2 milyondu. Bu en düşükten alanlar birkaç yıl sonra 8, 10 milyon olacaksa niye o zaman insanlar fazla prim ödesin, niye fazla gün sayısı, yani hem miktar olarak hem de gün sayısı olarak niye fazla ödesin? Dolayısıyla, sosyal güvenlik sisteminin uzun vadede sürdürülebilirliği açısından aslında çok kötü bir şey yapıyoruz. Herkesi en az şekilde prim ödeme üzerinde yoğunlaştırıyoruz, kayıt dışılıkta belki oradan doğuyor veya insanlar yani "Olsun, nasıl olsa alacağım maaş günün sonunda aynı olacak. Niye fazla prim yatırayım?" gibi bir noktaya gidiyor. Böyle bir şekilde sosyal güvenlik sistemini sürdürmek mümkün değil. Bu çok önemli bir durum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN MEHMET MUŞ - Buyurun, toparlayın.

ERHAN USTA (Samsun) - Şimdi, Sayın Cumhurbaşkanının 2023 seçimleri öncesinde verdiği çok net bir söz var "Memurlara yaptığımızın aynısını emeklilere de yapacağız." diye "tweet"i var, "tweet" de duruyor, silinmedi de. Şimdi, dolayısıyla bu seyyanen sözü vardı, bu sözünün yerine getirilmesi lazım artık. Diğer taraftan, BAĞKUR esnaf primiyle ilgili yine seçim öncesinde çok net, hiçbir mahal bırakmayacak şekilde verilmiş 9000 günün 7200 güne düşürülmesine ilişkin sözler var. Bu sözün yerine getirilmesi lazım. Bu kök maaş meselesinin artık sistemden kaldırılması lazım. Dolayısıyla, sisteme ciddi bir şekilde çekidüzen verme ihtiyacı var ama tabii şimdi "Büyük reform yapacağız." diye bunun şimdi bekletilmemesi lazım. Bugün bizim önergelerimiz de olacak. Yani, işte, en düşük emekli maaşının asgari ücrete çekilmesi ama diğer emekli maaşlarında da aynı şekilde artış yapılması, sadece en düşük emekli maaşında değil. Bu bir haktır arkadaşlar, olması gereken bir şeydir. Bu bütçeye yük getirecek midir? Elbette bütçeye bir maliyeti olacaktır ama o zaman başka yerden kısacaksınız çünkü geçmişte verilen paraların bugün verilmemesinin herhangi bir mazereti olamaz.

Teşekkür ederim.