KOMİSYON KONUŞMASI

ELVAN IŞIK GEZMİŞ (Giresun) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, Değerli Komisyon üyeleri; bugün görüştüğümüz kanun teklifi yükseköğrenim sistemine ilişkin teknik düzenlemeleri içermekle beraber, incelediğimizde şunu görüyoruz ki gerçek sorunlara çok dokunmayan, parçalı düzenlemeler yapan bir teklifle karşı karşıyayız. Şimdi, tabii, maddeleri tek tek inceleyeceğiz, üzerinde tek tek konuşacağız ama genel bazı sorunlardan bahsetmeden olmaz tabii. Elbette öncelikle genel sorunlardan bahsetmek gerekirse üniversitelerimizin her geçen gün kan kaybettiği nitelik kaybını konuşmamız gerekiyor. Her geçen gün derinleşen bir nitelik kaybı var ve umutsuz genç sayısı her geçen gün artıyor. Üniversite sayısı... Artan üniversite sayısıyla övünüyoruz fakat üniversiteler bilim üretmektir, araştırma yapmaktır, özgür düşünceyi geliştirmektir, teknoloji üretmektir. Üniversite sayısı 93'ten 208'e çıkmış ama kaynak artmamış; tam tersine, üniversitelere ayrılan kaynak azalmış. Ne oluyor bunun sonucunda? Birçok üniversitede, tıp fakültesinde, eczacılık fakültesinde laboratuvarlar yetersiz, fakültelerde altyapılar eksik, kütüphanelerde güncel kaynaklara ulaşmakta zorlanılıyor, bilimsel araştırma projeleri desteklenemiyor çünkü bütün bunlar için bütçe lazım. Öğrenciler derin ekonomik krizle mücadele ediyor, pek çok öğrenci üniversite eğitimini bırakmak zorunda kaldı. 2015-2025 yılları arasında 19 milyon öğrenci üniversite eğitimini bırakmış, hiçbir öğrenci kaydolduğu üniversiteyi bırakmak istemez. Elbette ki bunun çeşitli sebepleri var, yurt ihtiyacı var gençlerimizin, ekonomik sıkıntıları var. Özel yurt ücretleri, kira bedelleri, birçok aile için karşılanamaz hâle geldi. Çok kıymetli üniversitelerimiz var ama maalesef dünya sıralamasında istediğimiz yerde bir türlü olamadık. Bakın, geçen gün çok acı bir şey yaşandı Bilgi Üniversitesi üç gün kapatıldı ve finallerden önce kapatıldı. Çocuklar akşam evlerine gitti, derslerine çalışıyorlar, final dönemi üniversite kapatıldı. Bu dünyanın neresinde var? Açıkçası ben merak ediyorum. Üç gün sonra da tekrar açıldı. Bu nasıl bir inisiyatif? Burada kimdir bu inisiyatifi alan, bu kadar çocuğu mağdur eden mantık nedir? Bunları konuşmamız lazım, düşünmemiz lazım. Ortak akıl yapmamız lazım. Şu anda çok kıymetli bir Komisyondayız. Üç ana başlığımız var; Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu. O kadar çok konu var ki ama iki yıldır ilk defa toplandık, iki yıldır bir araya gelmeyince bunları nasıl çözeceğiz? Konuşarak çözeriz, ortak akılla çözeriz.

Evet, bahsettim, öğretmenlerimiz var, atanamayan öğretmenlerimiz var. Değerli milletvekilleri, 90'lı yıllarda bizler üniversiteleri bitirdik, haziran ayında eğitim fakültelerini bitiren arkadaşlarımızın her biri eylül ayında atanırdı Anadolu'nun çeşitli yerlerine, devlet okullarında çalışırlardı. Şu anda 1 milyon 42 bin atanamayan öğretmenimiz var. Bunu da söylemeden edemeyeceğim çünkü söylememi istediler. Bir benzin istasyonunda pompacı bir genç yolumu çevirdi "Abla, coğrafya öğretmeniyim, pompacılık yapıyorum." dedi. Bunları düşünmemiz lazım. Fakülteleri açarken çocukların, gençlerin geleceğini düşünmemiz lazım çünkü umutsuzlar, yurt dışına göç ediyorlar. Bizim akıllı çocuklarımız, iyi eğitim almış çocuklarımız geleceklerini yurt dışında arıyorlar, öncelikle onlara sahip çıkmamız lazım.

Nitelikli akademik kadrolarla güçlü üniversitelere ihtiyacımız var, özgün akademik ortamlara ihtiyacımız var. Öğrencilerin barınma, beslenme, ulaşım sorunlarının çözüme ihtiyacı var. Biliyoruz ki güçlü üniversite olmadan güçlü ekonomi olmaz. Bilim üretmeyen ülke kalkınmaz, özgür düşünmeyen üniversiteler de geleceği inşa edemez. Evet, genel konular çok fazla konuşuldu, maddelerde tek tek konuşacağız.

Hepinize teşekkür ediyorum.