KOMİSYON KONUŞMASI

AYLİN YAMAN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli bürokratlar ve değerli Komisyon üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ben de şöyle başlamak istiyorum: Sağlık Komisyonu üyesiyim ben aslen, tali komisyon olarak belirlenmiş Sağlık Komisyonu ama bu tür torba yasaların ilgili komisyona gelmeden değerlendirilmesinin sakıncalarından bahsetmek istiyorum. Daha önce, Sağlık Komisyonunda bizim başımıza geldi, bir torba yasaydı ve sosyal medya uygulamalarına dair bir kanun teklifi Sağlık Komisyonundan geçti; son derece sakıncalı olduğunu düşünüyorum. Burada da aynı şekilde, bizleri ilgilendiren, sağlığı ilgilendiren son derece fazla madde var ve bunların o ilgili komisyonlarda detaylı olarak konuşulması gerekiyor. Mesela, burada öğrenci affı var, azami süre var, azami süre kısmı özellikle tıp ve diş hekimliği fakültesi öğrencilerini ilgilendiriyor. Onun dışında, öğrenci affı tıp fakültesi öğrencileriyle ilintili yakından -tüm fakülteler için geçerli ama- tıp fakültelerinde, biliyorsunuz, ders geçme sistemi yok. Dolayısıyla, orada detaylı olarak incelenmesi gerekiyor. Aynı şekilde, vakıf üniversitelerinin hastaneleriyle ilgili, hiçbir objektif kriter konulmadan uygulamaya alınmasıyla ilgili detaylı olarak tartışmamız gerekiyor orada. Birtakım yan dal kadrolarının eşitlenmesiyle ilgili, özlük haklarının eşitlenmesiyle ilgili konular var. Bunların hepsinin detaylı olarak konuşulması gerekirken ilgili komisyonda farklı bir komisyona getirilmesi konunun yeterince irdelenmemesine neden oluyor. Az önce söylediğim gibi, sosyal medya uygulaması masanın etrafındaki çok sayıda hekim tarafından tartışılarak geçti ve konunun uzmanı değildi kimse. Dolayısıyla, buna, torba yasanın bu sıkıntılı hâline izin vermiyor olmamız lazım; onu vurgulayarak başlamak istiyorum.

Şimdi, birçok kişi burada bilir, yaklaşık iki yıldır öğrenci affı konusunu takip ediyorum ben. Sayın Özvar'la da görüşmüştüm, birkaç kere görüşmüşlüğümüz var; Saadettin Hocamla da bu konuyu defalarca konuştuk. Öğrenci affı konusunun oldukça önemli olduğunu düşünüyorum. İlgili madde geldiğinde detaylı konuşacağız ama önceki aflardan faydalanmış olmanın burada faydalanamayacak olması kriteri asla kabul edilebilir bir kriter değil. Bunun mutlaka değişmesi gerekiyor çünkü en son 2022'de af çıkmıştı, biliyorsunuz, 2022 affından sonra bu ülkede çok büyük bir deprem yaşandı ve deprem yaşanan illerin birçoğunda fakültelerimiz var ve orada çok büyük mağduriyetler yaşandı. Dolayısıyla, bizim önceki aflardan faydalanmış olmayı kapsam dışı bırakma durumunu mutlaka değiştirmemiz gerekiyor, onunla ilgili önergemiz var.

Onun dışında, birtakım muğlak durumlar var öğrenci affı konusunda, özellikle bu konuya mercek tutarak konuşmak istiyorum. Bazı açıklık getirilmesi gereken konular var: Örneğin -şurada sayacak olursam- TUS ve Yan Dal Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı'nı kazandığı hâlde eğitimine başlayamayanlar gibi, çift ana dal programına kayıt hakkı kazanmasına rağmen kayıt yaptıramayanlar gibi, doktora sonrası bilim sınavına katılmayanlar gibi, kapatılan ikinci öğretim programlarını tamamlayamayanlar gibi; bu tür konulara detaylı olarak yer vermemiz gerekiyor. Aynı şekilde, 6'ncı maddede internlüğün dışında tutarak âdeta azami süre vermeden farklı bir hak verme işini detaylandırmamız gerekiyor, orada çok ciddi kafa karışıklığı olabilir, "Ara seviyedeki öğrencilere hak tanınmaz." gibi bir ibare olması ciddi anlamda kafa karıştıracak bir şey. O yüzden, biz bunları çıkarırken çok net olmalıyız, her türlü kriteri gözden geçirmiş olmalıyız. Mesela, askerlik durumu olanlarla ilgili bir detay da koymamız gerekiyor gibi, bunları ilgili maddelerde zaten detaylı olarak söyleyeceğiz. Dolayısıyla, kriterlerin konulması çok önemli.

Bu arada -İlyas Vekilimiz yok herhâlde- âdeta itiraf niteliğinde çok fazla şey söyledi İlyas Vekilimiz, işte, özelleştirmeyle ilgili, kadrolaşmada yaşanan birtakım sıkıntılarla ilgili, ülkenin farklı bölgelerindeki eşitsizliklerle ilgili, hekim geliştirmede kaybettiğimiz geleneksel o ekol tartışması gibi. Ankara'da da bunu çok yaşıyoruz, kapatılan Numune Hastanesi gibi, Yüksek İhtisas gibi, Zekai Tahir gibi, Sami Ulus gibi gerçek anlamda ekol olan yapıların kapatılarak şehir hastanesi bünyesine alınması hekim yetiştirme geleneğini de bozan kriterler. Dolayısıyla, bunların da detaylı olarak tartışılması gerektiğini düşünüyorum ama bunlar gerçekten ilgili komisyonlarda tartışılacak konular.

Aynı şekilde, yaş sınırlamasında kriterlerin mutlaka konuşulması gerekiyor çünkü konunun tarafları farklı iddialarda bulunuyor, ilgili madde geldiğinde bunu da tartışacağız.

Geneli hakkında sadece şunu söylemek istiyorum: Biz koyduğumuz her maddeyi detaylandırmalıyız, açıkta hiçbir şey kalmamalı ve insanlar... Mesela, depremzedelere tanınan özel öğrencilik hakkında ne olacak, bunu, süreyi uzatmayı da mutlaka buraya koymalıyız, ilgili maddenin içine yerleştirmeliyiz. Bunu ilgili maddede anlatacağım.

Son bir söz şu: Denklikten de bahsedildi. Denklikle ilgili YÖK'ün getirdiği kriterlerin çok yerinde olduğu söylendi ama kişilere özel sıkıntılar yaşanıyor, size de bahsetmiştim. O yüzden, buna YÖK'ün iyi kulak vermesi ve bu kriterlere bakılırken gerçekten bir şeyler atlanıyor mu, onu da iyi değerlendirmek gerekiyor.

Teşekkür ediyorum.

İlgili maddelerde görüşeceğiz, sağ olun.