KOMİSYON KONUŞMASI

PERİHAN KOCA (Mersin) - Görüşlerinizi bekliyorum ben de. Şahsileştirmiyorum, politik bir eleştiri de bulunuyorum.

BAŞKAN AYŞEN GÜRCAN - Buyurun.

PERİHAN KOCA (Mersin) - Evet, teklifin geneli üzerinden birkaç noktaya işaret etmek istiyorum. Özellikle öğrenci affı üzerinden uzun zamandır beklenen önemli bir gündem başlığıyla karşı karşıyayız bu kanun teklifiyle birlikte ancak yasama tekniği bağlamında da içeriği bağlamında da epey sıkıntılı bir kanun teklifi var değerli arkadaşlar karşımızda.

Kısa kısa bir iki noktaya değinmek istiyorum: Öncelikle öğrenci affı meselesinde muğlak kavramlar var. Affın ele alınışı, sınırlılıkları bağlamında yeni mağduriyetlere kapı aralayacak, yeni mağduriyetler oluşturacak hususlar var. Bunlardan bir tanesi terör suçluları adı altında yıllar yılı aslında üniversitelerde fikirleri dolayısıyla, muhalif kimlikleri dolayısıyla, solcu oldukları için, devrimci oldukları için, yurtsever oldukları için, Kürt oldukları için okuldan atılan öğrenciler var, birçok soruşturmaya tabi tutulan öğrenciler var. Bunları biliyoruz. Bu sebeple öğrenci affının bu öğrencileri kapsamadığını görüyoruz. Daha bütünlüklü bir şekilde ele alınmalı bu madde ve yeniden gözden geçirilmeli.

İkincisi, yine öğrenci affı kapsamında "Daha önce bu haktan faydalanmamış olmak" ifadesinin tekliften çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz çünkü son af 2022 yılı tarihindeydi, yaşadığımız 6 Şubat depremlerinden önceydi. Başvuran birçok öğrenci depremi yaşadı, bu ağır yıkımı yaşadı, eğitim hakkımdan ne yazık ki mahrum hâldeler, eğitimlerine devam edememiş durumdalar. Bu husus dolayısıyla da bu maddenin tekrardan bütünlüklü bir şekilde ele alınıp öğrenci affının o şekilde yasalaşması gerektiğini ifade etmek isterim.

Bir diğer husus değerli arkadaşlar, yabancı uyruklu hekimlerle ilgili olan, yabancı uyruklu uzmanlık öğrencileriyle ilgili olan madde. Bizler bu konuya dair birçok telefon aldık, kapımızı çokça aşındıran yurttaşlarımız oldu. Birçok mail aldık. Sizler de görmüşsünüzdür mağduriyetlerini aktarmak için, kendilerini ifade edebilmek için bir mail kampanyası başlattı. Hem hekimler hem de öğrenciler. Kendi ifadelerini buradan aynen aktarmak istiyorum sizlere. Şöyle diyorlar: "Mevcut yasal mevzuat uyarınca yabancı uyruklu hekim statüsünde olduğumuz için devlet tarafından tarafımıza net 17.900 TL maaş ödenmektedir. Bu hak mahrumiyetine karşı açtığımız davalar neticesinde Anayasa Mahkemesinin 23/08/2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan emsal kararı doğrultusunda hastanelerimizden taban ve teşvik ödemesi almaya hak kazandık. Aldığımız bu ek ödemelerle birlikte gelirimiz ancak geçinebileceğimiz bir seviyeye ulaşabildiği. Kaldı ki bu mevcut hâliyle bile Türk vatandaşı meslektaşlarımızın aldığı toplam ödemenin tahminen yalnızca yüzde 40'ına tekabül eden bir ücretle hizmet vermekteyiz. Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 1'inci maddesiyle yabancı uyruklu hekimlere yapılan bu taban ve teşvik ödemelerinin kesilmesinin hedeflendiğini üzülerek öğrenmiş bulunmaktayız. Bu düzenlemenin yasalaşması hâlinde bizler asgari ücretin bile altında kalan bir şekilde yaşamaya ve çalışmaya mahkûm edileceğiz." diyorlar. Hepsi birden bu feryadı ifade ediyorlar. Yani aynı hastanede çalışan, aynı uzmanlık eğitimini alan, aynı ameliyatlara giren, aynı poliklinik hizmetini veren, aynı nöbetleri tutan, nöbet yükünü paylaşan uzmanlık öğrencileri arasında yalnızca ve yalnızca vatandaşlık ve kadro statüleri esas alınarak farklı ödemeler yapılacak. Türkiye vatandaşı uzmanlık öğrencisi döner sermaye ödemelerinden yararlanacak, yabancı uyruklular yararlanamayacak. Diğer hatiplerle vekil arkadaşlarım da ifade ettiler. Buradan bir kez daha bunun altını çizmek isterim. Bu, açık bir eşitsizliktir, açık bir ayırımcılıktır ve Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırıdır. Bunun da tekrardan ele alınarak gözden geçirilerek bu mağduriyete kapı aralamayacak bir şekilde düzenlenmesi gerektiğini buradan ifade etmek isterim.

Şimdilik bu kadar. Teşekkürler.