| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 14 .07.2026 |
SADULLAH KISACIK (Adana) - Teşekkür ediyorum Başkanım.
Şimdi, bu maddede İşsizlik Sigortası Fonu'ndan hem imalat hem de turizm sektörüne prim desteği verilmesi öneriliyor; biri uzatılıyor, biri de yeni başlıyor. Şimdi, İşsizlik Sigortası'na baktığımız zaman, 4447 sayılı Kanun uyarınca işsiz kalan sigorta sigortalılara gelir desteği sağlamak amacıyla kurulmuş özel nitelikli bir fon. Dolayısıyla, bu düzenleme İşsizlik Sigortası Fonu'nun kuruluş amacına aykırı. Yani, İşsizlik Sigortası Fonu, bir gün prim ödeyen işçilerin işsiz kaldığı durumda desteklemek amaçlı oluşturulan fon yani gidip de imalat sanayi, turizm sanayi veya herhangi bir sanayiyi destekleme amaçlı kurulmuş fon değil ama maalesef, şimdi, bu, bu şekilde önümüze geliyor ama asıl beni üzen şu: Bu Fon işçilerimizin ve işverenimizin katkısıyla oluşturulan bir fon; şimdi, imalat sanayiye veriliyor. Ya, evet, şu anda bir ekonomik kriz var, dolar kuru baskılandığı için ihracat pazarlarını sanayici kaybediyor. Yani makro anlamda uygulanan politikalar yüzünden maalesef şu anda sanayici kan kaybediyor, yaralı. Biz de gidiyoruz, elimizde bir yara bandı, diyoruz ki: "Ya, buraya bir yara bandı yapıştırabilir miyiz?" Ya, adam kan kaybediyor, adamı böyle prim desteği vesaire kurtaracak gibi değil, adam pazarını kaybediyor, yıllarca aldığı pazarı kaybediyor ve bu fona yazık, vallahi fona yazık. Yani fona yazık, biz o yara bandını yapıştırıyoruz ama hasta bu politikalarla iyi olmayacak.
Şimdi, aynısı turizm için de geçerli. Şimdi, evet, yanı başımızda bir savaş var. Evet ve bu savaş bizim coğrafyamızda olduğu için bizi etkiledi ama şimdi biz prim desteği vererek bu koskoca turizmcileri ayakta mı tutacağız? Yok, olan yine Fon'a olacak. Yani o kan kaybına karşı bu verdiğimiz destek, hastanın ayakta kalmasını sağlamayacak ki, sürdürülebilir değil.
Ben şunu merak ediyorum: Şimdi, ben yıllarca özel sektörden gelmiş biriyim, burada dinamik olmamız lazım. Şimdi, bir savaş başladı İran savaşı, psikolojik olarak da bizim coğrafyayı etkiledi, turizmi de etkiledi. Turizm Bakanlığı bununla ilgili bir eylem planı yaptı mı? Yani tüm dünyaya bunu soruyorum ve cevap istiyorum: Bir eylem planı yaptı mı? Biz anlatalım yani Antalya'ya bomba düşme oranının düşük olduğunu, Çeşme'ye, Alaçatı'ya herhangi bir füze düşme oranı, olasılığının düşük olduğunu vesaire gibi; uluslararası turizmcileri rahatlatma adına bir eylem planı yaptı mı? Önemli olan bunları yapmak. Önemli olan bu şekilde, hani o gelen turistin devam etmesini sağlamak yoksa aksi hâlde inanın, bizim bu pansuman tedbirlerle ne sanayici ne turizmci hiçbir fayda sağlamaz. Önemli olan yapısal adımları, yapısal reformları atmamızdır yoksa gerisi Fon'a yazık.
Teşekkür ediyorum Başkanım.