| Komisyon Adı | : | (10/4004,4005,4006,4007,4008,4009) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 14 .07.2026 |
ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
İçişleri ve Millî Eğitim Bakanlığımızın çok değerli yetkililerine hoş geldiniz diyorum, sunumları için de İçişleri Bakanlığından arkadaşlara teşekkür ediyorum.
Komisyon, gündemine hâkimdir. Komisyon olarak bir ilk yapıldı belki de, o da şudur: Diğer araştırma komisyonlarında öncelik kamu kurumlarına verilirdi, kamu kurumları dinlenirdi, ondan sonra sivil toplum örgütleri, akademisyenler, gazeteciler -neyse artık- konuyla ilgili alakalı olan ne varsa onlar dinlenirdi ama bu defa kamu kurumları sona bırakıldı çünkü "En azından daha donanımlı bilgi sahibi olalım, daha detaylı bilgilere sahip olalım, öyle değerlendirelim." diye ama bugün geldiğimiz noktada en azından İçişleri Bakanlığının sunumlarında daha çok istatistiki bilgilerin olduğunu gördük. İçişleri Bakanlığının hani bize zaten var olan, bildiğimiz bilgileri yani illere gittiğimizde aldığımız bilgileri aktardığını gördüm; bu kapsamda bir eksiklik olduğunu düşünüyorum.
Çok uzatmadan ben birkaç soru soracağım, çok net sorular olacak.
Birincisi: Şanlıurfa meselesinde okul müdürü gidiyor, Emniyete, karakola gidiyor -tek karakol var- yetkili arkadaşa, komiser arkadaşa durumu anlatıyor "Okulumuza böyle bir ihbar var, Instagram sayfasından geldi." diyor, komiser arkadaş gidip kontrol etmiyor yani eve gitmiyor, eve gitmediği hâlde eve gittiğini bize ifade etti, ilk ifadesinde, ilk söyleminde bir daha tekrar dinlediğimizde gördük ki arkadaşlarla hep birlikte eve gidilmemiş. Nitekim, orada bulunan en yetkili kamu görevlileri de, karakoldaki komiser arkadaşımız da diğer görevli polis arkadaşların evet, o akşam eve gitmediklerini, kontrol etmediklerini söylediler bize. Mülkiye müfettişinin, polis müfettişinin görevlendirildiği söylendi. Bu rapor niye hâlâ çıkmadı ona da şaşırıyorum yani çok basit bir şey, bir yaşanmış bir olay var; raporu hazırlamak çok uzun sürmemeli. Ne kadar süre geçti üzerinden? Çok basit bir şekilde hazırlanabilirdi. Gitmediği hâlde, sonra olay olduktan sonra bir tutanak tutuyor, gittiğini ifade ediyor; bu, bir defa evrakta sahtecilik var, işte, kendi amirlerini aldatmak var yani her şey var burada. Buraya ilişkin somut bir şey yapıldı mı? Birinci sorum bu. Yani çünkü biliyoruz ki Urfa'daki olaya müdahale edilse Maraş'ın olmama ihtimali var, bulaşı yetkisinden kaynaklı olmama ihtimali var; artı, o çocuğun yazdığı 60 sayfalık manifesto var, oradaki söylemler var. Dolayısıyla buna ilişkin bir çalışma yapıldı mı? İşte, tutanak tutmuş ama GPS cihazı var polis araçlarında, "Efendim, bozuktu." deniliyor. "Ya, nasıl bozuk oldu, oraya mı denk geldi yani o araca mı denk geldi?" diye... Çünkü bize verilen ilk söylemde o söylendi Siverek'te, bir bunu sormak istiyorum.
İkincisi: Kahramanmaraş'taki olayda emniyet müdürümüzün oğlu, emniyet müdürünün oğlu İstiklal Marşı okunurken bir gün okulda bayılıyor, alınıyor, hastaneye götürülüyor müdür yardımcısı tarafından, hastanede niye bayıldığına bakılırken doktor kolunda bir kesi görüyor ve polisin müdür yardımcısına "Hayır, işte, siz gidin, burada kalmayın." demesine rağmen ve doktorun dikkati ve görevini doğru yapmasından kaynaklı çocuk şubeye bir yazı gönderiliyor. Bu yazıdan bilgimiz var mı? Bize verilen bilgi bu. Çocuk şubeye bir yazı gitmiş mi, gitmişse neden işleme alınmamış? Babasının emniyet müdürü olmasından kaynaklı bir nüfuz kullanımı mı var? Bunu ikinci soru olarak aktarmış olayım.
Üçüncü sorum: Emniyet mensuplarında, askerlerde silahlı kuvvetler mensuplarında, üst düzey bürokratlarda, biz milletvekillerinde bu kadar çok silah ruhsatı olabilir mi, bu kadar çok silah olabilir mi? Bakın, Maraş'taki 6-7 emniyet müdürümüzde var. Geçen yine bir toplantıda söylendi, bir emniyet müdüründe 60 tane tabanca varmış, 60 tane; savaşa gidecek sanki mübarek ya da milletvekillerinde -geçen ben bir milletvekili arkadaşımla konuştum- 30 tabanca sahibi olan var. Kovboyculuk mu oynuyoruz? Savaşa mı gideceğiz, ne yapacağız? Sizce de bu yanlış mı? Emniyet mensupları, üst düzey emniyet görevlileri olarak sizler buna, sınırlandırılmasına katılıyor musunuz? Yani bir emniyet müdüründe 3 tane, işte, komiserde 3 tane sınırı olsa bu doğru olur mu? Hani belki de biz bunu söylüyoruz ama bilmediğiniz bir şey vardır, belki de bu görevdeki arkadaşlarda fazla bulunmasını gerektirecek bir şey vardır; bilmediğim için soruyorum. Bunun sınırlandırmasını doğru buluyor musunuz?
Emniyetin bugüne kadar yakaladığı, benzer saldırılardan önce yakaladığı -az önce Terörle Mücadeleden arkadaşımız çok güzel bir örnek verdi, Çorum'du zannedersem, evet Çorum'dan örnek verdi- buna benzer kaç vaka vardır? Örneğin, son beş yılda kaç vaka yakalanmıştır, böylece engellenmiştir?
Ayrıca, okullardaki güvenlik bu olaydan sonra sağlandı, bundan sonraki senelerde nasıl düzenlenecek, nasıl planlanıyor, var mı bir planlama?
Diğer sorum; Emniyetin ve Jandarmanın, daha doğrusu İçişleri Bakanlığının bize somut önerisi nedir? Hani biz bir somut öneri istiyoruz, kanun teklifi olabilir "Ya, şu kanunu çıkarırsanız bu faydalı olabilir." diye. Az önce Murat Evren Bey, Komutanımız "çocuk hattı uygulaması" dedi; ya, bir öneri; olur, olmaz ayrı ama bize net öneri nedir? Çünkü bizde raporumuzda bunları yazacağız ve buna göre kanunlar çıkacak. Mesela, silah sınırlandırılmasına ilişkin bir kanun çıkabilir, Millî Eğitimle ilgili bir sürü var, onları Millî Eğitimle konuştuğumuz zaman dile getiririz.
Bir soru daha: Ben somut sorular soruyorum: Maraş saldırısı sonucu INTERPOL üzerinden Belçika'daki bir çocuğun Telegram'da Maraş'takiyle irtibatı olduğu tespit edilmiş hatta onun tutuklandığı söylendi. Oradan bir ifade geldi mi bize, Belçika'dan? Neymiş bağları? Ona ilişkin somut bir şey var mı? Ayrıca, yine Maraş saldırısındaki çocuğun İngiltere'deki bir kullanıcıyla Telegram üzerinden birtakım temaslarının olduğu, iletişimin olduğu söylendi, İngiltere'dekiyle çünkü "Oraya yönelik bir operasyon var." denilmişti bize brifing verildiğinde Kahramanmaraş'ta. İngiltere'deki durum nedir? İngiltere'deki çocukta bir tutuklama var mı? İfadesi bize ulaşmış mıdır? En azından ileriye yönelik benzer olayların engellenmesi açısından bunları somut olarak soruyorum.
Cevap hazır olmayabilir, yazılı gelirse de mutlu olurum.
Teşekkür ediyorum.
Hoş geldiniz tekrar.