| Komisyon Adı | : | MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 14 .07.2026 |
MEHMET KARAMAN (Samsun) - Sayın Başkan, değerli Komisyon üyelerimiz ve kıymetli bürokratlar; hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.
Kanun teklifinin 1'inci maddesi, aynı hastane hizmetini sunan, aynı nöbet ve eğitim yükümlülüklerini yerine getiren yabancı uyruklu araştırma görevlisi hekimleri döner sermaye ve ek ödeme haklarından dışlayarak Anayasa’nın 10'uncu maddesinde güvence altına alınan eşitlik ilkesine ve 55'inci maddesinde yer alan emeğin karşılığı olan adil ücret ilkesine aykırılık oluşturmaktadır. Ayrıca Anayasa Mahkemesinin hak ihlali tespitine konu olan ayrımcı uygulamayı gidermek yerine kanun hükmü hâline getirmesi nedeniyle düzenleme Anayasa’nın 2'nci maddesindeki hukuk devleti ilkesi ve 153'üncü maddesinde düzenlenen Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı ilkesiyle de bağdaşmamaktadır.
Yine, kanun teklifinin 16'ncı maddesiyle 2547 sayılı Kanun'a eklenen geçici 85'inci maddeyle yükseköğretim kurumlarından ilişiği kesilen öğrencilere öğrenimlerine yeniden başlama imkânı tanınmakta ancak birinci fıkraya eklenen "Bu kanunun daha önce bu kapsamda tanıdığı haklardan yararlanmamış olmak kaydıyla" ibaresiyle daha önce af hükümlerinden yararlanmış olanlar düzenlemenin kapsamı dışında bırakılmaktadır. Düzenlemenin amacı yükseköğretimden kopmuş kişilerin eğitim sistemine yeniden kazandırılmasıdır. Bu amaç bakımından ilişiği kesilmiş tüm öğrenciler aynı hukuki konumdadır. Aynı hukuki durumda bulunan kişiler arasında yalnızca geçmişte benzer bir düzenlemeden yararlanılmış olması gerekçesiyle farklı sonuç doğurulması nesnel ve makul bir nedene dayanmayan bir ayrımcılık oluşturmakta, eşitlik ilkesini ihlal etmektedir. Öte yandan Anayasa’nın 42'nci maddesi uyarınca "Kimse eğitim ve öğrenim hakkından mahrum bırakılamaz." Öğrenci affı düzenlemelerinin amacı çeşitli nedenlerle yükseköğretim hayatı kesintiye uğrayan kişilere eğitimlerini tamamlama imkânı tanımaktadır. Daha önce benzer bir haktan yararlanmış olmak, kişinin eğitim hakkından yeniden faydalanmasını mutlak biçimde engelleyecek haklı bir sebep oluşturamaz. Kişilerin yeniden eğitim hayatına dönme ihtiyacı sağlık, ekonomik güçlükler, ailevi nedenler, doğal afetler veya başka mücbir sebep ve nedenle ortaya çıkarılabilmektedir. Bu nedenle geçmişte aftan yararlanmış olmayı tek başına yeni bir aftan yararlanmama sebebi olarak düzenlemek eğitim hakkına ölçüsüz bir sınırlama getirmektedir. Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihadına göre, kanun önünde eşitlik ilkesi, aynı durumda bulunan kişilere aynı kuralların uygulanmasını, farklı muamelelerin ise ancak haklı, objektif ve makul nedenlere dayanmasını gerektirir. Söz konusu düzenleme ise daha önce öğrenci affından yararlanmış olanlarla ilk kez yararlanacak olanlar arasında düzenlemenin amacı bakımından farklılığını haklı gösterecek herhangi bir makul gerekçe ortaya konulmamaktadır. Bu çerçevede söz konusu ibare Anayasa’nın 2'nci, 10'uncu, 13'üncü ve 42'nci maddelerine de aykırıdır.
Son olarak, kanun teklifinin 26'ncı maddesi ile 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun 3'üncü maddesinde değişiklik yapılarak yükseköğretim kurumlarında çalışacak öğretim elemanlarının tamamı hakkında güvenlik soruşturması yapılacak kamu görevlileri kapsamına alınmaktadır. Görevin niteliği yönünden hiçbir ayırım gözetmeksizin bütün öğretim elemanlarını kapsayan bu genel ve mutlak düzenleme, kamu görevine girişte idarenin takdir alanının denetlenemez biçimde genişletmekte ve bilimsel faaliyetin ön koşulu olan akademik özgürlük üzerinde caydırıcı etki doğurmaktadır. Hizmetin gerekleriyle sınırlı ve göreviyle ilgili somut bir güvenlik riski taşıyan kadrolara özgülenen güvenlik soruşturmasının yükseköğretim kurumlarında çalışacak tüm öğretim elemanları için de öngörülmesi, kamu hizmetine girişte görevin gerektirdiği niteliklerden başka ayrım yapılamayacağını öngören Anayasa’nın 70'inci maddesine, üniversitelerin bilimsel özerkliğini güvence altına alan 130'uncu maddesine, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkını düzenleyen 20'nci maddesine, ölçülülük ilkesini öngören 13'üncü maddesine ve hukuk devletinin gereği olan belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri yönünden 2'nci maddesine de aykırıdır.
Arz ederim.