| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 14 .07.2026 |
CAVİT ARI (Antalya) - Sayın Başkanım, bu kanun teklifiyle şunu görüyoruz: Son dönemlerde özellikle döner sermaye uygulamasıyla vatandaşların kamudan yani devletten alacakları hizmetlerin ücretlendirildiğini görmekteyiz yani artık devlet yapması gereken işler karşılığında ücret alır hâle gelmiş yani bir ticarileşme söz konusu olduğunu görüyoruz burada.
Şimdi, örneğin, bu ücret tarifesinde, 1'inci sıradaki "2863 sayılı Kanun kapsamında sit alanı olarak tescil edilen alanlarda tescil kaydının kaldırılması, sit derecesine veya sınırlarında değişiklik yapılması taleplerinin değerlendirilmesi başvuru başına" demiş. Şimdi, örneğin Antalya'da bir ilçemizin neredeyse hemen hemen birçok alanına sit kararı alındı. Şimdi, vatandaşımız geldi buraya dilekçe verecek "Benim yerim sit kapsamında değildir, sitten çıkarılsın." şeklinde bir talepte bulunacak. Daha dilekçeyi verirken anlıyoruz ki, 12.500 TL bir ücret alınacak.
Şimdi, değerli arkadaşlar, örneğin enerji nakil hattı ve benzeri konularda görüş ve inceleme talebi için kademeli bir şekilde alana göre 5 bin lira, 25 bin lira, 50 bin lira gibi ücretler alınacak. Yani artık her işin bir maliyeti olan bir döneme geçilmiş ve artık kamu hizmetinin özelleştirilir bir mahiyete dönüştüğü günleri herhâlde yaşayacağız sayenizde.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
CAVİT ARI (Antalya) - ?Başkanım, müsaade ederseniz.
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Buyurun tamamlayın.
CAVİT ARI (Antalya) - Şimdi, değerli arkadaşlar, bununla birlikte, Sayın Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı burada iken 4'üncü maddeyle ilgili şöyle bir sorum olacak kendisine: Devletin yükümlülüğü hâline getirilen kültürel ve tarihî mirasın belirlenmesi, muhafazası ve geleceğe intikali ödevini gerçekleştirmek üzere Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nda bir değişiklik yapılmasıyla ilgili talep oldu ve bu kapsamda da birçok düzenlemeye ücretlendirme getirildiğini görüyoruz.
Şimdi, tarihî eserlerin korunması, muhafazası dediğimizde son dönemde Antalya'da önemli bir konu var. Antalya Müzesi geçen yıl temmuz ayının ilk haftasında faaliyetine kapatıldı. Eylül ayı içerisinde de bir gece yarısı operasyonuyla gecenin on ikisinde yani 24.00'ünde dozerler girdi ve tescilli bir eser olan müze binası yıkıldı. Sayın Turizm Bakanı burada bütçesini sunarken ben yine "Bu müzenin durumu ne olacak Sayın Bakan, bu müze haksız bir şekilde, yanlış bir şekilde yıkıldı." diye sordum. "Yenisini yapacağız." dedi ve "2026 yılında Antalya'ya bir müzeyi kazandıracağız." dedi. Gelinen aşamada şu an müzenin yıkılan alanında bir tane vinç gözüküyor ama onun dışında, orada ne yapıldığını kimse bilmiyor. Daha geçen hafta Antalya Kent Konseyinde yapılan genel kurulunda bu konu konuşuldu, görüşüldü.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Buyurun.
CAVİT ARI (Antalya) - Ben buradan soruyorum: Sayın Bakanın "2026 yılında Antalya'da müzeyi bitireceğiz, tamamlayacağız. Antalya'ya yakışır, Türkiye'ye yakışır bir müze yapıp teslim edeceğiz." ifadesi gerçekleşecek mi, gerçekleşmeyecek mi? Paraları toplaması değil, o yıktığınız müze verilen süre içerisinde yapılacak mı, yapılmayacak mı? Aksi hâlde, oradaki tarihî eserler kaderine terk edilmiş durumda. Eserlerin geleceğinin de ne olacağı belirsiz bir vaziyette bir kenarlarda duruyor ama ortada müze yok.