KOMİSYON KONUŞMASI

SEDA KÂYA ÖSEN (İzmir) - Tabii, tabii.

Sinema dünyasına doğrudan etki edecek kanun teklifiyle birlikte hâlihazırda tartışmalar barındıran DÖSİMM'e yeni gelir kaynakları sağlıyorsunuz. Hesap verilebilirliği ve şeffaflığıyla ilgili geçmişinde tartışmalar bulunan ilişikli kurumlara sahip Bakanlığınızın, Kültür ve Turizm Bakanlığının DÖSİMM eliyle yeni tartışmaların ortasında kalacağı oldukça açıktır.

Sinema, filmcilik ve yapımcılık sektörü bugün tarihinin en büyük yapısal krizlerinden birini yaşıyor. Pandemi döneminde başladı, ağır darbe yiyen sinema sektörü aynı dönemde dijital platformların da hızlı yükselişiyle birlikte girmiş olduğu çalkantılı ortamda devam etmeye çalışıyor. Bu yüzden getirilen kanun teklifinin yaraya uygulanacak doğru tedaviyle ancak faydalı olabileceğini açıkçası düşünüyoruz.

Ben birkaç soru sormak istiyorum bu konuyla ilgili. Bu sene açıkladığınız ihraç edilen Türk dizilerine yönelik bölüm başına 100 bin dolarlık teşvik meselesi ne oldu? Bunu faaliyete geçirdiniz mi ve verimli olduğunu düşünüyor musunuz?

Aynı şekilde dijital platformlardan yüzde 2'lik pay alınmasıyla ilgili, acaba bunlar hangi mecralar, tam olarak bunları bize belirtebilir misiniz. Bunlar önemli konular çünkü Türkiye'nin kendi kültürünü geliştirmesi ve pazarlayabilmesi için karar vericilerin doğru şekilde sistemi işletmeleri ve kural koyucu olmaları gerekiyor.

Aynı şekilde kanun teklifindeki turizm çalışanlarına yönelik destek hakkında da izin verirseniz görüşlerimi bildirmek istiyorum. Açıkçası bu 10'uncu madde turizmde krizin ana sebebinin Bakanlığınız tarafından anlaşılmadığını bize gösteriyor çünkü bu kanun teklifindeki bu madde geldiği zaman biz açıp bunu turizmcilere sorduk, turizm derneklerine de sorduk, onların bunun hakkında yorumu şudur: Enflasyon baskısı ve düşük kur politikası altında bir kârsızlık sarmalında olan turizm sektörü şu anda cirodan vergi veriyor yani kazanmadığı paradan vergi veren tek sektör. Yani sadece altı aylık bir SGK desteğini açıkçası bize sadaka olarak nitelendirdiler. Çünkü turizmde sorun bir maliyet baskısı var, bütün işletmeler bir kârsızlık sarmalının altında ve tüm Türkiye'nin açıkçası bir ucuz destinasyon algısı olmasına rağmen tüm dünyada artık pahalı bir destinasyon olmuş durumda. Giren rakamlara biraz sonra değineceğim, bunları zaten baktığınız zaman da görebiliyorsunuz. Bunlara ilaveten bir İran-Amerika Birleşik Devletleri krizi var bölgemizde. Peki, bu kriz ne zamandan beri var? Şubat ayından beri var. Biz hangi aydayız? Temmuz. Şimdi, bunca aydır verilmeyen desteğin bu kadar gecikmesinin sebebi açıkçası nedir? Erken rezervasyon dönemi kaçmış. Bu bir plansızlık mıdır, öngörülemezlik midir, bunu açıkçası merak ediyoruz. 2026 Mayıs ayına baktığımız zaman, 2025-2026 aynı ayda Antalya Havalimanı'na giriş rakamlarından bahsediyorum, değişim yüzde 7,7; 7,7 az giriş olmuş Antalya'ya bir ay içinde. Muğla'ya bakıyoruz, 2025'te 426.386 olan misafir sayımız 2026'da 381 bin küsura düşmüş yani yüzde 10,6; neredeyse yüzde 11'lik bir düşüş var yine Muğla'ya gelen ziyaretçi sayısında. Antalya üzerinden haziran rakamlarına bakalım: 2026 Haziran ayında Antalya'ya gelen yabancı ziyaretçi sayısı önceki yılın aynı ayına göre 230 binden fazla düşmüş durumda yani aynı dönem içerisinde yine yaklaşık yüzde 10,6'lık bir daralmadan bahsediyoruz. Bu tablo bu hâldeyken siz destek mekanizmasını temmuz ayının ortasında açıklıyorsunuz.

Biz bu kriz başladığı zaman Cumhuriyet Halk Partisi Ekonomik Eşgüdüm Konseyi olarak bunlardan bahsetmiştik, böyle bir daralmanın olacağını da öngörmüştük. Şimdi sormak istiyorum: Bizim öngördüğümüz bu daralmayı siz Bakanlık olarak nasıl öngöremediniz?

2026'nın sonuna kadar SGK desteğinden bahsediyorsunuz. O zaman sormak istiyorum: 1 Ocak 2027'de nasıl bir yapısal değişiklik yapacaksınız ki turizm sektörünün içinde bulunduğu kriz bitecek? Hangi yapısal sorunu çözeceksiniz ki bu desteği devam ettirmiyorsunuz? İmalat sanayisinde 2028'e kadar destek uzatıyorsunuz, turizmciye yine bu desteği neden vermiyorsunuz? Her seferinde, Plan Bütçeye gelen her kanunda turizmcinin sıkıntılarını anlatmaya çalışıyoruz ama tabii ki Bakan Bey sadece rekorlardan bahsettiği için gerçekleri değerlendirmeye zamanımız kalmıyor.

Teşekkür ederim.