| Komisyon Adı | : | (10/4004,4005,4006,4007,4008,4009) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | EĞİTİM-BİR-SEN, TÜRK EĞİTİM-SEN, HÜRRİYETÇİ EĞİTİM SEN ve EĞİTİM GÜCÜ SEN temsilcilerinin yaptıkları sunumlara ilişkin görüşme |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 17 .06.2026 |
ZUHAL KARAKOÇ (Kahramanmaraş) - Teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri, kıymetli sendika temsilcileri; öncelikle davetimize icabet ederek görüş ve değerlendirmelerinizi bizlerle paylaştığınız için çok teşekkür ediyorum.
Bildiğiniz üzere, bu Komisyonun varlık sebebi sadece münferit olayların sebeplerini araştırmak değil, aynı zamanda okullarımızda güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir çalışma ve eğitim ortamının nasıl tesis edileceğini bütün yönleriyle de ele almak. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan elim hadiseler hepimizi derinden üzdü, eğitim kurumlarımızdaki bazı yapısal sorunları da yeniden gündeme taşıdı. Eğitim kurumları öğretmenlerin, yöneticilerin, çalışanların ve öğrencilerimizin kendilerini güvende hissetmeleri gereken yerler, ancak zaman zaman görüyoruz ki çalışma barışının zedelendiği, kurumsal aidiyetin zayıflayabildiği ve iletişim kanallarının sağlıklı işlemediği ortamlarda gerilimler büyüyebilmekte, bunun da maalesef çok ağır sonuçları olabilmekte. Bu noktada sendikalarımızın da önemli bir sorumluluğu bulunduğuna inanıyorum. Sendikal faaliyetler tabii ki demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarındandır; çalışanların haklarının korunması, mesleki gelişimlerinin desteklenmesi ve eğitim politikalarına katkı sunulması bakımından son derece de kıymetli ancak kamuoyunda zaman zaman dile getirilen bazı eleştirilerin de açık yüreklilikle değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Özellikle okul ve kurum yöneticilerinin belirlenmesi süreçlerinde liyakat, ehliyet ve objektif kriterlerin her türlü aidiyetin üzerinde tutulması büyük önem taşıyor. Eğitim camiasında zaman zaman sendikal yakınlığın, mesleki yeterlilik değerlendirmelerinin önüne geçmekte olduğu yönünde algılar oluşabiliyor. Bu algı doğru da olsa yanlış da olsa eğitim kurumlarındaki güven ortamını ve çalışma barışını olumsuz yönde etkileyebilmekte. Bu nedenle, ben şu soruları yöneltmek istiyorum sizlere: Sendikalar olarak, eğitim kurumlarında çalışma barışını güçlendirmek ve kutuplaşmaları azaltmak adına hangi somut çalışmalarınız mevcut? Yönetici görevlendirmelerinde liyakat ilkelerinin güçlendirilmesi için hangi düzenlemelerin gerekli olduğunu düşünüyorsunuz? Sendikal rekabetin okul iklimine olumsuz yansımalarını önlemek adına ortak bir etik çerçeve oluşturulabilir mi? Öğretmenler, yöneticiler ve diğer eğitim çalışanları arasında ortaya çıkan anlaşmazlıkların büyümeden çözülmesi için nasıl bir ara buluculuk veya önleyici bir mekanizma öneriyorsunuz? Son olarak, eğitim kurumlarında şiddetin önlenmesi konusunda sendikalarınızın üstlenmeye hazır olduğu ilave sorumlulukların neler olduğunu düşünüyorsunuz? Bu konuda hızlı bir çalışma yapıldı mı, yapıldıysa neler? Çünkü hepimiz biliyoruz ki mesele yalnızca bir olayın faillerini veya sebeplerini tespit etmek değildir; asıl mesele, benzer acıların bir daha yaşanmaması için sistemin hangi yönlerinin güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyabilmektir. Bu Komisyonun amacı, herhangi bir kesimi suçlamak değil, eğitim ortamlarımızı daha güvenli, daha adil ve daha huzurlu hâle getirecek çözüm yollarını ortak akılla belirlemektir.
Ben katkılarınız için şimdiden teşekkür ediyor, değerlendirmelerinizi de dikkatle dinleyeceğimi ifade ediyorum.
Tekrar teşekkürler.