KOMİSYON KONUŞMASI

HASAN ÖZTÜRK (Bursa) - Bir kere, ben Tuğbek Bey'e ve arkadaşlara teşekkür ediyorum.

Bence düğmeyi yanlış ilikleyerek başladık sunuma. Sanki hani "Oyunların hiçbir ilgisi yok ve doğrudan hiçbir ilişki, hiçbir araştırma içinde bulunamadı." diye başlayınca sunumun başları, bu tabii, çok kabul edilebilir bir şey değil, onu da söyledim. Bugün insanın insandan etkilendiği, insanın arkadaşından etkilendiği "Üzüm üzüme baka baka kararır." diye atasözleri olan... Tüm dünyada da oyundan hiç etkilenmeme ya da oyunun insan üzerinde veya çocuk üzerinde hiç etkisinin olmaması dolayısıyla şiddet içerikli oyunların da onlar üzerinde bir etkisi olmadığını söylemek çok kabul edilebilir değil ve kabul edilebilir değil bana göre. Sonuçta, biz burada tabii ki oyunu suçlu, oyun geliştiricilerini sorumlu tutan bir hava içinde değiliz. Oyun adı üstünde yani eğlenmek, eylemi geliştirmek, yeteneği geliştirmek, bir şeylerden keyif almak, kazanma ve kaybetme duygusu hissedeceğimiz ortam; dünden bugüne var olan ve bugün daha çok dijital ortamda çocuklarımızın ve hatta, artık, yetişkinlerin de ciddi anlamda oynadığı bir platform. Şimdi, örnek verdiniz ya "Sadece yüzde 8,9'u -tırnak içinde- şiddet içeriyor." dediğiniz kısmı az önce aslında Vekilimiz de sordu. Bu 8,9'u ne kadar insan oynuyor? Bu bahsettiğimiz 31 milyonun, işte, diğer bir araştırma firmasına göre 50 milyonun ne kadarı bu tür oyunlara eğilimli bu önemli ama şu bir gerçek: Bu sorun yani bu içerik sorunu peki, ne kadar başarılı, ne kadar yetkin ve biz ne kadar kabul edebiliyoruz? Sadece yaş sınırları da yetmiyor, 18 yaş üstü birçok oyun var ama 18 yaş üstü oyunların da kategorilendirilmesi gerekliliği gibi bir sorun olduğunu düşünüyorum ben. Dolayısıyla bir içeriğin doğru denetlenmesini...

Bu arada çok detaylı ve güzel bir sunum yaptınız yani teşekkür ediyorum. Teknik anlamda da ama burada, dediğim gibi, bir savunma, bir sorumluluk arama gibi değil, aslında çözümü aramak gibi bir derdimiz var. İşte, yapay zekânın gelişimiyle, işte, sesin işlenmesiyle, görüntünün işlenmesiyle, bunun bilgiye çevrilmesiyle belki bugün küfürler filtrelenebiliyor otomatik, önceden filtrelenemezdi, birinin bunun küfür olduğunu söylemesi gerekirdi. Yarın o çocuğun oyun içindeki davranışları da... Şimdi siz "Algoritma oyunda yok." dediniz de bunu ben kabul etmiyorum tabii ki; her yazılımın içinde bir algoritma, her senaryonun içinde de bir davranış modeli muhakkak var. Burada bahsettiğinizin farklı bir şey olduğunu yani bir öğrenti, bir yapay zekâ algoritması olmadığını söyleme gayretinde olduğunuzun da farkında olarak söylüyorum. Oyun içindeki davranışlar ve bu davranışlara göre çözümler geliştirilebilir.

Platform konusu da öyle yani platformlar zaten işletim sistemlerine göre gelişti. Yani Xbox, Xbox oyunlarını; Sony Playstation, Playstation; Nintendo, Nintendo; Microsoft, Microsoft, Google ve şimdi, Apple bununla beraber. Bunlar işletim sistemleriyle oluştu ve bunların filtrasyonları ne mesela bunu anlatmadınız. "Buraya giremez." dediniz ya. "Şu kriterlere göre bir filtrasyon var." diye anlatsanız biraz daha anlamlı olabilirdi. Bunlar doğal gelişen ama bir yandan da tekelleşmeyi sağlayan... Ama bir yandan da bu tekelleşmeyle kontrol sağlanabilir. Onların üzerinde, tabii, bir Google'un üzerinde, bir Microsoft'un üzerinde ne kadar etki kuramayacağımızı siz de anlatıyorsunuz bu arada. Çok zor bir problemi konuşuyoruz, çok kolay bir çözüm aramıyoruz, onu söyleyelim. Burada farkında arkadaşlarımız da ama benim dediğim gibi, burada, işte, küfür ve hangi oyunda daha çok küfür ediyor çocuklar? Bu mesela bir davranış ve oyunun aslında onun üzerinde etkisi olduğunu gösterir.

Yine, aynı şekilde, burada oyun geliştiricilerinin sorumluluk alması gerektiği kanaatindeyim. Sonuçta, tabii ki amaç kazançtır, tabii ki amaç gelir elde etmektir ama oyunu kurgulayanlar, oyunu bilenler artık, orada o oyuncunun -tabii ki kişisel bilgisi yok ama bir kullanıcı adı var, bir bilgisayarı var- onunla ilgili bir sıkıntı hissedip hissetmemeyle ilgili de geliştirmeleri, geliştirmeleri gerektiğini ifade edeyim bir tavsiye ve öneri anlamında. Belki de düşünülüyor, yapılıyor, onu da söylerseniz aslında daha anlamlı olur.

Eğitim konusunda da hani bütün ebeveynleri eğitmek... İşte, az önce bahsettiniz Microsof'ta ebeveyn kontrolü on beş yıldır var. Kim kullanıyor? Kime kullandırtabiliyoruz? Bu sorular önemli var. "Bu var." demek çözümü getirmiyor bize. Birçok insan kullanamıyor. Biz kendi telefonlarımızı ne kadar doğru kullanıyoruz siber güvenlik anlamında? Milletvekiliyiz hepimiz, ciddi şeyler konuşuyoruz, ciddi şeyler yazışıyoruz ama bilinç kısmı ne kadar tartışılır. Eğitim en baştan gelmesi gereken...

Burada Bilişim Derneğimizi de kutluyorum ama tabii ki siz ne kadar insan eğitebilirsiniz, siz ne kadar insana dijital okuryazarlık eğitimi verebilirsiniz? Yükün tamamını bu tarafa atmanız, yönlendirmeniz önemli. Burada, biz bu konuda ne kadar aldık ve bunu müfredata ekleyebildik, bunu ne kadar uygulayabildik sınırı önemli. Dolayısıyla oyun üreticileri oyunu ürettiği için, platformlar da oyunu yayınladığı için yine, büyük sorumluluk ve gelecekte dünyada da çözümde daha fazla rol ve sorumluluk almanız gerektiğini not düşmüş olayım ben.

Çok fazla soru yok, sadece yüzde 8,9 kısmı bunun ne kadarı? Onunla ilgili bilgi olmayabilir.

TOGED DANIŞMA KURULU BAŞKANI TUĞBEK ÖLEK - Yok maalesef.

HASAN ÖZTÜRK (Bursa) - Değil mi? Bilgi yok. Bu bilgiler de olmalı kanaatindeyim, sonuçta oyuncu belli yani oyuncu kimliği belli, hangi oyunu satın aldığı belli ve bu oyunu ne kadar süre oynadığıyla ilgili bilgi sahibiyiz, bunlar da olmalı diye düşünüyorum.