| Komisyon Adı | : | ADALET KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 24 .06.2026 |
CUMHUR UZUN (Muğla) - Teşekkür ediyorum Başkanım.
Şimdi, burada ayrık tutulan ıslak imzayla ilgili konular gerçekten yargılama açısından, usul açısından önemli konular, doğru. Onların ayrık tutulması konusundaki çabayı anlıyorum ancak teknolojik gelişmeler öyle bir noktaya geldi ki bunları ayrık tutmak için gerçekten sebep var mı diye bir değerlendirmek, bunları da o kapsama almakta bir sakınca var mı, yok mu diye değerlendirmek gerekiyor. Yargılamada çünkü bu hususların çok daha önemlisi olabilecek büyük ticari ilişkilerde bile artık elektronik ortamda, güvenli elektronik ortamda işlemler yapılabiliyor. Trilyonlarca paranın transferi konusunda elektronik ortamda işlemler yapılıyor. Eğer uygun vekâlet yetkisinin varlığının tespit edilmesi hâlinde bunların yapılmaması için ne sebep var, niçin ayrık tutuyoruz? Doğrusu onu anlamadım.
Öte yandan, ülkemizde yargılamaların geldiği noktayı düşündüğümüzde, bütün sistemin kayıt altına alınan ses ve görüntüyle kayıt altına alınmasının artık gerekliliği gün gibi ortada. Bunları daha sonraya bırakmak yerine, daha ilerici bir yöntemle, yargılamaların bugünün teknolojisinin getirdiği imkânların tamamından yararlanacak şekilde düzenlemeler yapmak gerekliliği var ve bunların içinde bence en önemlisi, bütün yargılamanın kayıt altına, ses ve görüntüsünün kayıt altına alınması büyük faydalar sağlıyor. Örneğin, duruşmalarda kayıt altına alınmış olan, ses ve görüntüyle kayıt altına alınmış olan hâllerde kanun dışı uygulamaların derhâl tespit edilebileceğini ve bu nedenle sakınılacağını, daha hukuki davranılacağını düşünüyorum. Örneğin, hepimiz yargılamalardan geliyoruz bazen hâkimler orada, yargılamada kanunun kendisine vermediği yetkileri yetki düzeyinde davranışlar sergileyebiliyorlar. Örneğin, sanığa "Ne diyorsun oğlum sen?" diye seslenebiliyor, bunlar geçmişten gelen tavırlar. "Otur! Konuşma!" diyebiliyor, sesini kesebiliyor ve Yargıtaya gittiğinde bunlar zabıtta yer almıyor. Hatta ve hatta ses ve görüntü almadığınız bir hâl söyleyeceğim size, o da hâkim tanığa 8'inci kez soruyor bir konuyla ilgili, hakaret dosyası. "Sen hakaret ederken gördüm mü?" diyor. "Efendim, ben, tam o sıra karşımıza, aramıza birisi girdi... Tam olarak." "Gördün mü görmedin mi, onu soruyorum? diyor, yükseltiyor sesini falan. En sonunda tanık diyor ki: Gördüm. Zapta gördüm diye geçiyor. Bu tanık inandırıcı bir tanık mı şimdi? Hepimiz hukukçuyuz; hayır, değil ama tanığın tereddütte olduğuna ilişkin zabıtta bir şey var mı? Yok. Yargıtay ya da istinaf dosyayı nasıl okuyor? Tanık gördü, e kanıtlandı suç. Duydun mu? Bir sürü tereddütten sonra "duydum" diyor. Eğer kayıt altına alınırsa bunlar, o tanığın tereddütlü beyanı zapta geçmese bile Yargıtay takacak flaş belleği, neyse yani, neye kaydediliyorsa o ya da açacak UYAP'ı görecek. Gerçekten "Tereddütlü bir tanık, bunu dikkate almamak gerekirken almışsın kardeşim." diyecek, reddedecek. Yani yargılamanın selameti açısından. Sonra bir avukat arkadaşımız, bizler çok hukuki bir talepte bulunuyoruz. Biliyorsunuz, bizim suça sürüklenen çocuklardan sonra kürsüye sürüklenen hâkimler diye bir problemimiz var yani onu görmek lazım yargımızda. Çok vâkıf olmadığı için, sizin hukuki talebinizi zapta geçirmediği gibi reddediyor yani bir bakıma keyfîlik yaratıyor orada, bilmediğinden yaratıyor ama, hani bilinçli yaptı demiyorum, bilmediğinden yaratıyor. Ama dosyada o bilinçsiz de olsa yaptığı hukuki hata hiç gözükmüyor. Hâkim de kendini yetiştirecek. Bir kere kanunun kendisine verdiği yetki kadar yetki kullanacak, kanunun vermediği bir aşağılamayı, vesaireyi yapmaktan kendini alıkoyacak biz de avukatlar olarak abuk sabuk taleplerle değil, gerçekten ne talep edilmesi gerekiyorsa o yargılamada onları talep edeceğiz çünkü görüntülü ve sesli tespit ediliyor. Bizim yargı sistemimizin kurtuluşlarından bir tanesi budur. Daha temel bir şey söyleyeyim: Bizim mahkemelerimiz yargılamayı Türk milleti adına yapıyor. Türk milleti adına yapılan bir yargılamanın her an izlenebilir, denetlenebilir olmasında millet adına ne sakınca var? Bilakis fayda var. O nedenle, bu gibi düzenlemelere ilave yargıya katkı sunmak istiyorsak ses ve görüntü sistemimiz artık buna müsait hâle gelmiş olmasından da istifadeyle, teknikten istifadeyle bir an önce hangi mahkemede olursa olsun yargılamalar kayıt altına alınır, kanun yollarına giderken de mevcut kayıtlarıyla birlikte gider hükmünü getirmemiz gerekir diye düşünüyorum.
Katkı olsun diye belirttim.
Teşekkür ediyorum.