KOMİSYON KONUŞMASI

CUMHUR UZUN (Muğla) - Biraz önce Sayın Genel Müdürümüzü dinlerken İdari Yargılama Usulü Kanunu'ndaki hüküm nedeniyle burada paralellik oluşturulmasına ilişkin bir gerekçeden bahsetti. Bu, söylenebilir bir gerekçe ama orada da aynı şey geçerliydi, idareye icra takipleri nedeniyle fazladan para ödemenin önüne geçilmesiydi. Ben baktım, biraz önce Nurettin Vekilimizin sorduğu soruyla ilgili benim de aklıma geldi. Anayasa Mahkemesine götürülmemiş bu konu, götürülseydi bu iptal olurdu; bu geçerse götürülecek.

Bir de Sayın Genel Müdürüm, biz bir tane yanlış yapmışız zaten bu dediğimiz gerekçeyle. Şimdi ikinci yanlışı yapınca ikisi birden doğrulmuyor, yanlış birken iki olmuş oluyor, bir tane yanlışla kalalım hani kabahatimiz bir tane olsun, ikincisinde bir daha koymanın bir anlamı yok. Biraz önce arkadaşlarımın hatırlattığı...

FAHRETTİN TUĞRUL (Uşak) - Anayasa Mahkemesine gitmiş ama.

CUMHUR UZUN (Muğla) - "Biz gitmemişiz." diye biliyorum, defi yoluyla gitti mi bilmiyorum.

FAHRETTİN TUĞRUL (Uşak) - Anayasa Mahkemesi uygun bulmuş yani reddetmiş, şimdi baktım da...

CUMHUR UZUN (Muğla) - Yani kim gitmiş?

FAHRETTİN TUĞRUL (Uşak) - İnternetten, sosyal medyadan baktım.

CUMHUR UZUN (Muğla) - Anladım, bakalım, bakalım.

Biraz önce çok isabetli olarak söylendi, idareyle birlikte özel hüküm tüzel kişisinin ya da gerçek kişisinin birlikte sorumlu olduğu hâller yaşanabilir. İlk akla geliveren örnekten bahsetmek istiyorum: İdarenin aracı, sigortalı aracı trafik kazasına karışır. Burada 3 tane sorumlu var; idare, şoför ve sigorta şirketi. Üçünü birlikte dava ettiniz, aralarındaki borçluluk ilişkisi müteselsil dolayısıyla ilamı elde ettiniz, ilamı elde ettiniz ve hemen icraya koymak istiyorsunuz; insan tabiatı, alacağınızı almak istiyorsunuz. İdareyi icra takibinden ayırmanız lazım ama biliyorsunuz, ayrılıp verilen ilamlar nedeniyle son çıkan düzenlemede ilamların ayrılamazlığı esası getirildi, hele hele...

ŞENGÜL KARSLI (İstanbul) - Aslında öyle bir yere vardık ki biz bu 1'inci maddeyle ilgili...

CUMHUR UZUN (Muğla) - Tamam, ben örnekledim sadece, tamam.

ŞENGÜL KARSLI (İstanbul) - O yüzden, değerlendirilmeye değer bir madde.

CUMHUR UZUN (Muğla) - Tamam, konuşunca bir yere varıyoruz, o yüzden konuşalım.

Teşekkür ediyorum.