| Komisyon Adı | : | ADALET KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 24 .06.2026 |
HALİL ÖZTÜRK (Kırıkkale) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Komisyonumuzun değerli üyeleri, kıymetli Bakan Yardımcım ve değerli bürokrat arkadaşlar; öncelikle hoş geldiniz.
Sayın Başkanım, adalet devlet hayatının temel direği, toplumsal barışın, hukuk güvenliğinin ve kamu düzeninin en güçlü teminatıdır. Bir ülkede vatandaşın devlete güveni büyük ölçüde adalet mekanizmasının hızlı, öngörülebilir, erişilebilir ve hakkaniyetle işlenmesine bağlıdır. Bu sebeple, yargı alanında yapılacak her düzenleme yalnızca bir teknik kanun değişikliği olarak değil, doğrudan milletimizin adalet beklentisine verilen cevap olarak değerlendirilmelidir. Bugün görüştüğümüz on üçüncü yargı paketi olarak bilinen kanun teklifi de bu bakımdan önemli bir mahiyet taşımaktadır.
Teklif yargılamaların makul sürede tamamlanmasını, mahkemelerin iş yükünün azaltılmasını, usul ekonomisinin güçlendirilmesini, Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda hukuki boşlukların giderilmesini ve uygulamada yaşanan tereddütlerin ortadan kaldırılmasını hedeflemektedir. Öncelikle yazılı yargılama usulüne tabi davalarda duruşmalar arasındaki sürenin zorunlu hâller dışında kural olarak üç ayı aşmaması yönündeki düzenlemeyi çok isabetli buluyoruz. Geciken adaletin çoğu zaman adalet duygusunu zedelediği de bilinen bir gerçektir. Vatandaş yıllarca süren davalarla yıpranmamalı, hak arama yolları yalnızca kanun metinlerinde değil, uygulamada etkili ve sonuç alıcı olmalıdır. Bu düzenleme makul sürede yargılanma hakkının güçlendirilmesi bakımından oldukça önemli bir adım olarak karşımızda durmaktadır.
Yine, ön inceleme duruşmalarının ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla yapılabilmesine imkân tanınması teknolojinin yargı hizmetlerinde daha etkin kullanılmasını sağlayacaktır. Zaman, emek ve masraf tasarrufu sağlayan bu yöntem hem taraflar hem de yargı teşkilatı bakımından pratik fayda sağlayacaktır. Dijital imkânların yargı süreçlerini doğru ve ölçülü biçimde dâhil edilmesi çağın gereklerine uygun bir adalet hizmeti bakımından zorunluluk hâline gelmiştir.
Teklifte yer alan önemli başlıklardan birisi de belirsiz alacak davasına ilişkin uygulamada yaşanan sorunların giderilmesidir. Kısmi dava müessesesinin güçlendirilmesi, alacağın kalan kısmının aynı davada bir defaya mahsus artırılabilmesi ve artırılan kısım bakımından zaman aşımının dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılması yargılamalarda öngörülebilirliği artıracaktır. Böylece hem tarafların hak kaybına uğramasının önüne geçilecek hem de uygulamadaki farklı yorumların azaltılması sağlanacaktır.
İcra ve iflas hukukuna ilişkin düzenlemeler de dikkat çekicidir. İdare aleyhine alınan-verilen para alacaklarına ilişkin ilamlarda doğrudan icra takibine geçilmeden önce idareye başvuru zorunluluğu getirilmesi gereksiz icra takiplerinin önüne geçecek, kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sağlayacak ve alacaklının icraya başvurmak zorunda kalmaksızın alacağını daha kısa sürede tahsil edebilmesine imkân verecektir.
Yine, miras yoluyla intikal eden ve üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlarda ortaklığın satış suretiyle giderilmesi hâlinde ilk artırmanın yalnızca malik mirasçılar arasında yapılması da oldukça yerinde bir düzenlemedir. Bu yaklaşım, aile mal varlığının korunması, mirasçıların hukuki menfaatlerinin gözetilmesi ve uygulamada ortaya çıkabilecek suistimallerin önlenmesi bakımından dengeli bir çözüm sunmaktadır.
Teklif idari yargı bakımından da mahkemelerin iş yükünü daha etkin yönetmeyi amaçlamaktadır. Bazı uyuşmazlıkların tek hâkimle karara bağlanabilmesi, istinaf ve temyiz yollarına ilişkin usul kurallarının yeniden düzenlenmesi, Danıştayın kurumsal kapasitesine yönelik geçiş hükümlerinin güncellenmesi yargı sisteminin daha hızlı, daha işlevsel ve daha verimli çalışmasına hizmet edecektir.
Ayrıca Anayasa Mahkemesi iptal kararları doğrultusunda yapılan düzenlemeler hukuk devleti ilkesinin doğal sonucudur. Kanuni faiz, kişisel verilerin korunması, bilgisayar verilerine ilişkin tedbirler, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve savunma hakkına ilişkin hükümler hem bireysel hakların korunması hem de uygulama birliğini sağlaması bakımından önem taşımaktadır.
Elbette hiçbir kanun teklifi tek başına yargı sistemindeki bütün sorunları ortadan kaldırmaz ancak doğru yönde atılmış her adım adalet hizmetine duyulan güveni artırır. Bu teklif de daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir, daha etkin ve vatandaş odaklı bir yargı sistemi bakımından desteklenmesi gereken bir düzenlemedir.
Değerli arkadaşlar...
İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Karaman) - Katılmıyoruz Sayın Vekil.
HALİL ÖZTÜRK (Kırıkkale) - Efendim?
İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Karaman) - Katılmıyoruz.
SÜLEYMAN BÜLBÜL (Aydın) - Görüşünüze katılmıyoruz Halil Bey.
HALİL ÖZTÜRK (Kırıkkale) - "Katılmıyoruz."
Vallahi biz de bazen CHP'nin görüşüne katılmıyoruz.
SÜLEYMAN BÜLBÜL (Aydın) - Bazen katılmıyorsunuz, doğru.
HALİL ÖZTÜRK (Kırıkkale) - Demokrasi bu olsa gerek.
Şimdi şunu söylemek istiyorum: Teklif oldukça...
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Sayın milletvekilleri, lütfen karşılıklı atışmayalım.
HALİL ÖZTÜRK (Kırıkkale) - İnteraktif olsun Başkanım, önemli değil, biz alışığız.
Teklif özü bakımından, içerdiği maddeler itibarıyla oldukça güzel bir teklif ama bu teklifte olması gereken bazı hususlar da elbette ki lazımdır. Yine kamuoyunda ciddi anlamda tartışılan ceza infaz indirimi, yine TCK-158 IBAN mağdurları, yine Covid-19 yasasındaki o üç yılın beş yıla çıkarılması gibi hususlar daha evvel kamuoyunda tartışılan ve bizim Cumhur İttifakı tarafları, mensupları, bazı sözcüler tarafında da kamuoyunda konuşulan ve gerekli düzenlemeler yapılmasını beklediğimiz hususlardı. Bu konuda bugün itibarıyla belki Komisyonumuza bir yasa teklifi sunulmadı ama biz şunu biliyoruz: Hem Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek ve çalışma arkadaşları hem de biz Cumhur İttifakı olarak bu hususların çözüme kavuşması hususunda çalışmanın tamamlanmadığını biliyoruz ama bu konuda bir çalışma yok değil, çalışma var ama bugüne yetişmiş bir hâli yok. Eğer yetişebilir ise bugün bazı sorunların, bazı eksikliklerin giderilmesi hususunu teklif olarak sunup kamuoyundaki bu haklı beklentiyi gidereceğiz ama şunu söylemek istiyorum: Eğer bugün itibarıyla bazı düzenlemelerin hayata geçmesi noktasında çalışma sürecekse -ki bazıları muhakkak sürecektir- bu konuda kamuoyunun da bir yanılgı içinde olmamasını istirham ediyorum. Bazı arkadaşlarımız, bazı muhalif siyasi partili arkadaşlar bu konuda bir düzenleme olmayacağı noktasında bir kamuoyu oluşturmaya çalışsa da bu konuda bir kamuoyu oluşacağını ben tahmin etmiyorum ama şunu söylemek istiyorum: Bu konu nihayetinde bugün olmasa en kısa sürede çözüme kavuşacaktır ve bu beklenti kamuoyunu tatmin edecek bir şekilde gündeme gelip, Genel Kuruldan geçip yasalaşacaktır.
Ben bizi dinlediğiniz için çok teşekkür ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.