| Komisyon Adı | : | (10/4004,4005,4006,4007,4008,4009) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 24 .06.2026 |
ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Evet, çok teşekkür ediyorum.
Gerçekten de Komisyon çalışmaya başladığından bu yana yedinci toplantımız ve her sunum çok değerli ve çok etkili güzel idi. Bugünkü sunumlar da çok verimli ve ben hocalarımıza çok teşekkür ediyorum.
Birkaç tespit yapacağım. Sabiha Hocamız dedi ki: "Kâğıt üzerinde tüm önlemler alınmış durumda ama uygulamada, politikada boşluklar var." Evet, doğru. Ardından hemen Erdal Hocamızın sunumunda ise "Mevcut uygulamalar neden yetersiz kalıyor?" bölümü, orada aslında bu sorunun cevabı da var. Yani olay sonrası yaklaşım, önleyici rehberlik yetersizliği, öğretmen eksiği, veri yönetimi ve iş birliği zayıflığı. Yani evet, kâğıt üzerinde var, kanun çıkıyor, Parlamento çıkarıyor, yönetmelikler var, Millî Eğitim bu konuda yazıyor çiziyor ama dostlar bizi alışverişte görsün, işte, var, burada kanun, çıkardık, bir şey olduğu zaman biz bu konuda kanun çıkarmıştık, bu hepimizin sorumluluğu, hepimizin eksiğidir diye düşünüyorum ama uygulamada denetim mi yok artık, ciddiyet mi yok, ciddiye mi alınmıyor, eğitim mi yetersiz olduğu için acaba o yüzden mi böyle oluyor ama sonuçta uygulaması zayıf. Örneğin, dikkatimi çekti, işte, 150 öğrenciye psikolojik danışmanlıkla ilgili bir sınır var, işte, 147'ye düştü, yok. Gidecek orada rehber öğretmen. Peki, bir şey soracağım: Okulda, Maraş'taki Ayser Çalık Okulunda bir öğrenci 32 kez görüşmüş, öğrenci sayısı bir anda düştü 140'a, oradan hocayı çektik ama öğrenci var orada, arıza var orada, sıkıntı var orada. Yani biz sonuçta Komisyonumuzun hazırlayacağı raporda önerilerde bulunacağız kamuya, Meclise, bakanlıklara, buna dikkat çekmemiz gerekiyor, raportör arkadaşlarımın bence bu konuda özel bir hassasiyet göstermesi gerekiyor, esnek davranmak gerekiyor, evet, doğru.
Ayrıca, yine, 84 bin ihtiyaç var, 47 bin öğretmen var, 37 bin açık, yarı yarıya açık. Ne konuşuruz ki? Yarı yarıya öğretmen açığının olduğu bir yerde biz çıkıp neyi anlatacağız, neyi konuşacağız? Ekonomik olarak belki sıkıntıdır, eyvallah, işte, Maliyenin planlaması, ülkenin içinde bulunduğu şartlar ama bunlar da geleceğimiz bu çocuklar. Yani belki başka bir yerden bir şey yapılabilir ama buradan bu atamalar, bu öğretmenler verilmeli, bu okullarda bunların olması gerekiyor.
Ben bir şey söyleyecektim ama az önce hocamız dedi ki: "Türkiye'de veri yoksunluğuyla karşı karşıyayız." Evet, başladığımız günden bu yana tüm sunumlarda Amerika'daki araştırmalar bize veriliyor arkadaşlar, Finlandiya'daki araştırmalar, Avrupa'daki araştırmalar, Türkiye neden araştırma yapmıyor. İmkânımız mı yok? Var, Millî Eğitim Bakanlığı var; ne işe yarıyor? Yani sonuçta o kadar çok kamu kurumu var ki bu araştırmaları yapabilecek. Bizim artık kendimizle ilgili araştırmalar yapmamız gerekiyor. Neye benziyor biliyor musunuz? Savunma sanayisinde yıllarca oradan burada silah alıyorduk, uçaktır, şudur, budur; şimdi, çok şükür, savunma sanayisinde ileri düzeydeyiz, satıyoruz, başka ülkelere veriyor. Bu konuda da yani istenirse yapılabilecek bir şey bizim mutlaka veriyle ilgili, araştırmalarla ilgili bir çalışma yapmamız gerekiyor diyorum.
Hocama bir soru soracağım, Sabiha Hocama. Kaçırdım herhâlde, "Bir kaç şirketin elinde." dediniz, uluslararası botları mı kastediniz orada, tam anlayamadım?
TEDMEM DİREKTÖRÜ DR. SABİHA SUNAR - Evet, evet.
ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Önemli bir şeydi çünkü o.
TEDMEM DİREKTÖRÜ DR. SABİHA SUNAR - Evet, sohbet botları aslında, bu çocukların yapay zekâya danıştıkları botları aslında şurada 5-6 tane teknoloji şirketinden bahsediyoruz, kendi aralarında sürekli bir rekabet hâlinde olan, vesaire ve bu teknoloji şirketlerinin ülkelerin politikaları etkileme düzeyinde artık görüyoruz, Trump'ı, Elon Musk'ı vesaire.
ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Tabii.
TEDMEM DİREKTÖRÜ DR. SABİHA SUNAR - Şu an bunun nereye gideceğini hiç birimiz de öngöremiyoruz ama çocukların artık bir yetişkinden daha çok ya da işte basılı kaynaklardan daha çok bu değer sistemlerini şekillendirirken yapay zekâdan destek aldığını biliyoruz.
ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Yani Hocam, yanlış anladıysam düzeltin lütfen. Sohbet botları 5-6 uluslararası büyük kartelin elinde. Neticede, örneğin, bunlar istedikleri takdirde istedikleri politikayı o genç kardeşlerimize; 15 yaşında, 14 yaşında, beyni çok hızlı çalışan ve almaya hep hazır olan o kardeşlerimize her şey empoze edilebilir. Yani mesela "Netflix" gibi. Şimdi, Netflix platformunu biliyorsunuz arkadaşlar, izlediğiniz her dizide neredeyse Yahudi propagandası var; var yani, şimdi görüyorsun, bunu hissediyorsun, algılıyorsun; doğru, güzel diziler de çekiyorlar, izliyoruz da çekiyor da, celbediyor da. Bu ulusal bir sorun bence, yani bizim buna da bir tedbir almamız gerekiyor Sayın Başkan, bu konuda da bir şey yapmak gerekiyor. Dünyayı 4-5 firma belli bir konuda yönetecek; bizim Maraş'taki, Elbistan'daki çocuk Amerika'daki, işte bilmem neredeki o firmanın bilinçaltına verdiği bilgiyi alacak, bir süre sonra işte facia olacak, okulda katliam olacak. Niye söyledim biliyor musunuz Hocam? Maraş'taki ile Urfa'daki çocuğun, ikisinin de benzerlikleri var; ikisi de Hitler sevdalısı, ikisi de Telegram'da, ikisi de oyun oynuyor sürekli, ikisi de dinsiz görüyor kendisini yani dinle ilgili bir sorunu var; ikisi de cinsiyetsiz; birisi cinsiyetsiz ama birisi de çok şey değil yani; Yahudi düşmanlığı var ikisinde de falan böyle. Yani, hani, benzer yayınları ikisinin de olunca, bir merkezden de pompalanınca demek ki etkileniyor bu çocuklar.
TEDMEM DİREKTÖRÜ DR. SABİHA SUNAR - Yani şöyle bir ekleme yapabilirim: En son Amerikan seçimlerinde kullanıcıların zaten verileri üzerinden onların önüne çıkan içeriklerin bu şekilde yönlendirildiği ortaya çıktı. Yani onların fikirlerini değiştirmek üzere bir manipülasyon olduğu ortaya çıktı, bu dava hâlâ devam ediyor. Benzer şeyleri gençlerin zihinlerini şekillendirme konusunda kullanamazlar diyemeyiz bence. Bunun farkında olarak yöntemlerimizi geliştirmemiz lazım.
ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Doğru, buna dikkat ederek bence bir politika geliştirilmeli. Biz bunu nereden biliriz? Siyasette de biliriz, seçim dönem özellikle çok sık yapılır. İşte, benim ilim Kahramanmaraş'ta Instagram çok kullanılmaz, Facebook çok kullanılır; taşrada Facebook daha sık kullanılır çünkü yurt dışında çoluğu çocuğu var, onlarla Facebook üzerinden konuşabildiği için. Ben ne yapıyorum seçim dönemi? Facebook üzerinden reklam veriyorum. "18-30 yaş arasına benim reklamım gitsin." diyorum. Ne reklamım gitsin? "Onlara hitap eden bir açıklama, bir videom gitsin." Dolayısıyla, 1, 2, 3 derken etkiliyorsunuz o yurttaşı, sana bir şekilde dönüyor; bir yerde gördüğü zaman diyor ki: "Şunu gördüm medyada, bunu yaptım." diyor. Yani bu çok ciddi etkiler. Bu konuda da bence raportör arkadaşlarımızın dikkat etmesi gerekiyor ve Komisyon raporunda buraya değinmemiz gerekir diyorum.
Çok verimliydi, her birinize ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum, sağ olun.