| Komisyon Adı | : | ADALET KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 24 .06.2026 |
CUMHUR UZUN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli Komisyon üyelerimiz, değerli katılımcılar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bu Komisyonun diğer komisyonlardan, Meclisimizin diğer çalışma organlarından temel bir farkı var. Komisyonumuz Adalet Komisyonu ve ne mutlu ki Adalet Komisyonu hangi parti olursa olsun hukukçu arkadaşlarımızdan oluşuyor. O nedenle bizim yaptığımız her işlemin toplumda irdelenmiş, hukuki yönlerinin tamamı tartışılmış ve ortaya hukuken çok sağlam kararlar şeklinde algılandığı ve öyle de olması gerektiği komisyonlardanız. Yine, hepimiz hukukçu olmamız hasebiyle çok iyi biliyoruz ki bir kişi hakkında verilecek olan kararın nihayete ermesinin, kesinleşmesinin belirli usulü, esasları var ve bu esaslar tamamlanıncaya kadar kişi hakkında yargıca kesinleşmiş bir karar olmadan kişiyi iddia edilen ya da isnat edilen suçun işlenmiş olmasının sonucunu doğuran hâllerin ön kabul şeklinde algılanması hukuken peşin ceza, masumiyet ilkesinin ihlali ve kişi hak ve hürriyetlerinin korunmasının ortadan kaldırılması gibi sonuçları vardır. O nedenle, bu konuda tereddüt olması hâlinde bile açılıp incelenmesi gereken metinlere bile bakılmadan bir kişinin disipline sevk edilmiş olmasının peşinen suçluluğun kabulü şeklinde ve hatta sonraki kanun yolları da tüketilmiş gibi kabul edilmek suretiyle kişinin parti üyeliğinin düştüğü kabulüyle komisyon üyeliğinin kendiliğinden düştüğü şeklindeki bir değerlendirme ve bunun sonucu olarak Komisyon üyemiz Sayın Turan Taşkın Özer'in önergede var olan imzasının okunmaması keyfî bir uygulamadır, hukuki bir uygulama değildir. Adalet Komisyonunda yaşanmış olması da ayrı bir talihsizliktir.
Öncelikle, görüşmelere başlamadan önce, hukuki olmayan bir tavırla görüşmelerin başlanmasına geçilmemesini İstanbul Milletvekilimiz Sayın Turan Taşkın Özer'in Genel Kurulca verilmiş kararla, Cumhuriyet Halk Partisini temsilen Adalet Komisyonu üyesi olduğunun Adalet Komisyonunda da kabul edildiğinin açıklanmasını ve ondan sonra görüşmelere başlanmasını özellikle talep ediyoruz.
Bir diğer husus, bunun kadar önemli değil ama önemli, geçen Adalet Komisyonumuzun son toplantısında sanıyorum yirmi bir saat kesintisiz çalıştık Sayın Başkanım. Kırk sekiz saat de çalışırız Sayın Başkanım sorun yok. Yirmi bir saatlik kesintisiz çalışmanın sonunda çalışmanın sonlarına doğru düşen verimimize rağmen bütün gayretimizle çalıştıktan sonra o teklifimiz ya da Komisyondan geçen kanun teklifi Genel Kurula altı buçuk ay sonra indirildi. Ülkenin ihtiyacı varsa bir ay kesintisiz, uyumaksızın çalışmayı öneriyorum ama yedi ay bekleyebilecek bir kanun teklifi için yirmi bir saat gibi kesintisiz ve insan çalışma tahammülünü ortadan kaldıran bir çalışma programının yapılmasını yine, Adalet Komisyonunun kendi hususiyeti nedeniyle sizin takdirinize bir kez daha sunmak istiyorum. Kaldı ki burada bizim dışımızda da sadece emekçi olan ve mesaisi olan arkadaşlarımız var. Bu arkadaşlarımızın kendi mesaileri sonrası planları pek tabii olabilir. Önceden de bilinmediği için bitiş saati onları ayarlamakta güçlükler de çekiyor olabilir. O nedenle çalışma saatlerimizin işin ivediyetine uygun ama verimli bir çalışmanın insan sağlığı, fikir sağlığı açısından da daha uygun olabileceği bir saat içinde, bir dilim içinde yapılmasını hepimiz adına çalışmamızın verimli olması açısından önemli bulduğumu bir kez daha iletmek isterim toplantımızın başında.
Teşekkür ediyorum.