KOMİSYON KONUŞMASI

NURETTİN ALAN (İstanbul) - Sayın Başkanım, kıymetli Komisyon üyeleri, değerli bürokratlar, basın mensupları ve katılımcılar; hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum. Bugün Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu olarak hazırladığımız Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin Komisyon görüşmeleri için huzurlarınızdayız. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Türkiye Yüzyılı vizyonunun adalet hizmetlerine dönük bir ifadesi olarak geçmişten bugüne çeyrek asırlık AK PARTİ hükûmetlerinin hizmet halkalarına bir yenisini daha katma irademizin yeni bir aşaması olan ve üzerinde uzun süredir çalıştığımız Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni içeren on ikinci yargı paketini Gazi Meclisimizin gündemine ve takdirlerine taşıyoruz. AK PARTİ hükûmetlerinin kurulduğu ilk günden bu yana gerçekleştirilen ve Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından kamuoyuyla paylaşılan insan hakları eylem planları ve yargı reformu strateji belgeleri ışığında yürürlüğe konulan yargı paketleriyle birlikte hukuk devletinin tam manasıyla tesisi, hak arama yollarının genişletilerek kolaylaştırılması ve her bir vatandaşımızın hukuk güvencesinden eksiksiz yararlanması, yargılama süreçlerinin daha hızlı ve daha etkin ilerlemesi, vatandaşlarımızın adalete erişimiyle haklarına daha çabuk kavuşması için âdeta bir adalet seferberliği yürütülmektedir. "Türkiye Yüzyılı, adaletin yüzyılı." şiarıyla hazırlanan bu reform paketi dijital çağın ortaya çıkardığı yeni ihtiyaçlara cevap vermeyi, vatandaşlarımızın karşılaştığı mağduriyetleri gidermeyi, Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda mevzuatımızı güncellemeyi ve özellikle yargılamanın daha fazla hızlandırılması suretiyle adalet hizmetinin daha etkin, verimli ve erişilebilir hâle getirilmesini, adaletin en kısa sürede tecellisini ve çağın şartlarına uygun, muasır medeniyet seviyesinin üstünde modern bir hukuk düzenini tesis etmeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda, Adalet Bakanlığımızın koordinasyonunda yüksek yargı organlarımızın, uygulayıcıların, baroların, akademisyenlerin, hukukçuların ve ilgili tüm paydaşların katkılarıyla hazırlanan düzenlemeler yalnızca bugünün ihtiyaçlarını değil geleceğin hukuk sistemini de inşa etme anlayışının bir tezahürü olarak hayata geçirilmiştir.

Sayın Başkanım, değerli Komisyon üyeleri; titizlikle hazırladığımız bu kanun teklifi 12 farklı kanunda değişiklik veya düzenleme içermekte olup yürürlük, yürütme ve 1 geçici madde dâhil olmak üzere toplam 30 maddeden oluşmaktadır. Bu kapsamda reform paketi üç sacayağı üzerinde yükselmektedir. Bunlardan birincisi, özel hukuk alanına ilişkin düzenlemeleri, ikincisi idari yargı alanına ilişkin düzenlemeleri ve son olarak üçüncüsü de Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarına ilişkin düzenlemeleri içermektedir.

Şimdi, reform paketimizin temel taşlarını ve getirdiği yenilikleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Medeni hukuk alanına yönelik düzenlemeler: Vatandaşlarımızın adalete erişiminin kolaylaştırılması, yargılama faaliyetinin daha hızlı, kolay ve usul ekonomisine uygun şekilde yürütülmesi, hak arama hürriyetlerinin makul sürede yargılama ilkelerinden yola çıkarak yargılama sürelerini kısaltan, bürokrasiyi azaltan ve adalet mekanizmasını dijitalleştiren adımları kararlılıkla atıyoruz. Buna göre, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davalarda tazminat miktarına uygulanacak faizin başlangıç tarihlerine ve ifa amacıyla yapılan ödemelerin mahsup edilmesi yöntemine ilişkin birtakım düzenlemeler yapılmaktadır. Madde metninde yapılan söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen fiillerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanacağını, değişiklik öncesi meydana gelen fiillerden doğan uyuşmazlıklar hakkında ise değişiklik öncesi hükümlerin uygulanmaya devam edileceğini ifade etmek isterim. Adli yargı mercilerince idare aleyhine hükmedilen para, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin ödenmesine ilişkin ilamlı icra takibi öncesinde idareye başvuru zorunluluğu getiren yeni bir düzenleme ihdas edilmek suretiyle idareye ifa imkânı tanınması, kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması ve alacaklının da alacağını daha hızlı şekilde tahsil edebilmesi sağlanmış olacaktır.

Miras yoluyla intikal eden yasal mirasçılar dışında üçüncü kişilerin hissedar olmadıkları taşınmazlar yönünden ortaklığın satış yoluyla giderilmesine ilişkin ilk artırımda ihalenin sadece mirasçı olan malikler arasında yapılabilmesi esası kabul edilmektedir. Teklif metniyle ortaklığın satış suretiyle giderilmesi dosyalarında yapılan satışlarda uygulamada ortaya çıkan suistimallerin önlenmesi ve miras yoluyla intikal eden taşınmazlarda mirasçıların hukuki menfaatlerinin azami düzeyde korunması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda yapılacak ilk satış yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılacaktır; mirasçılar arasında yapılacak ilk açık artırmada alıcı çıkmazsa ikinci artırma genel hükümlere tabi olarak herkese açık bir şekilde yapılacaktır. Getirilen düzenlemenin maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı yapılmış açık artırmalar hakkında uygulanmayacağını, bu açık artırmalar bakımından değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunacağını belirtmek isterim.

Noterlik evrak ve defterlerinin adli mercilerle talep edilmesi hâlinde herhangi bir yargı merci aracı kılınmaksızın doğrudan noter tarafından ilgili yargı mercine gönderilmesine imkân tanıyan düzenleme yapılmaktadır. Getirmek istediğimiz düzenlemeyle noterlik evrak ve defterlerinin gizliliği korunarak bunların mahkeme, sulh ceza hâkimliği, cumhuriyet başsavcılığı ve soruşturmaya yetkili mercilere gönderilmesine ilişkin mevcut uygulamanın kolaylaştırılması amaçlanmaktadır. Ayrıca, bu madde uyarınca yapılan işlemler için ilgili notere posta masrafı ve yol masrafı ödemesi yapılabileceği de hüküm altına alınmaktadır.

Hukuki bilgiyle çözülmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvuran hâkim ve cumhuriyet savcılarının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından disiplin incelemesinde muhatap olacağına dair ilgili kanuni düzenleme yapılmaktadır. Böylelikle gereksiz bilirkişi incelemelerinin önüne geçilip yargılama sürelerinin kısaltılması amaçlanmaktadır.

Vesayet altındaki kişilere ait taşınır ve taşınmaz malların satışının UYAP e-satış üzerinden yapılması sağlanmaktadır. Düzenlemeyle kısıtlaya ait taşınmaz malın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'ne entegre elektronik satış portali üzerinden satılması suretiyle fiziki yer kısıtlamasına maruz kalmaksızın çok daha fazla kişinin pey sürmesi sağlanarak kısıtlıya ait taşınmazın, malın rekabetçi bir ortamda en yüksek değerden satılmasının sağlanması öngörülmektedir. Getirilen düzenlemenin açık artırma suretiyle satışına karar verilip de kanun değişikliklerinin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı yapılmış açık artırmalar hakkında uygulanmayacağını vurgulamak isterim.

Uygulayıcılar arasında tereddütlere sebep olan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda bir dava çeşidi olarak tanımlanan belirsiz alacak davası türü kaldırılmaktadır. Özellikle hangi alacaklar için belirsiz alacak davası açılabileceği noktasında hukukçular arasında görüş farklılıkları ve tereddüt bulunmaktadır. Diğer yandan, Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru üzerine verdiği çeşitli ihlal kararlarında belirsiz alacak davası olmadığı hâlde bu şekilde açılan davaların reddedilmesini Anayasa’nın 36'ncı maddesinde düzenlenen hak arama hürriyetine aykırı bulmuştur.

Öte yandan, kanunda başka bir dava türü olarak tanımlanan kısmi davalarda ise alacağın tümü yönünden zaman aşımının davanın açıldığı tarihte kesileceğine dair bir düzenleme ihdas edilmektedir. Teklifle, kısmi dava açan tarafa ıslah hakkını kullanmaksızın bir defaya mahsus olmak üzere alacağın kalan kısmını talep etme hakkı verilmekte ve zaman aşımının davanın açıldığı tarihten itibaren kesileceği hükme bağlanmaktadır. Düzenlemeyle, belirsiz alacak davasını sağlamış olduğu hukuki yarar kısmi davayla sağlanmış olacağından belirsiz alacak davası türü yürürlükten kaldırılmaktadır.

Yargılama sürelerini daha da kısaltmak amacıyla hukuk mahkemelerinde iki duruşma arasındaki sürenin kural olarak en fazla üç ay olacak şekilde sınırlandırılmasına dair düzenleme yapılmaktadır. Böylelikle hâkimin dosyadan uzaklaşmadan daha çabuk inceleme yapıp sağlıklı bir karar vermesi mümkün olabilecektir. Hâkimin duruşma gününü üç aydan sonra talik edebilmesi ancak zorunlu hâller bakımından kabul edilmiş olup üç ayı aşan erteleme gerekçesinin soyut ve genel açıklamalarla değil somut ve olaya uygun vakıalara dayanarak duruşma tutanağında yer verilmesi gerekecektir.

Zaman ve maliyet kaybını önlemek adına ön inceleme duruşmalarının da e-duruşma yoluyla yapılabilmesine imkân sağlanmaktadır. Böylelikle fiziksel engeller ve coğrafi uzaklık nedeniyle mahkemeye erişimde zorluk yaşayan kişilerin yargılamaya etkin katılımı sağlanarak adil yargılanma hakkı kapsamında yer alan mahkemeye erişim hakkı güçlendirilmektedir.

Yargıtay temyiz incelemesi sonunda ilk derece mahkemesi kararı hakkında sadece görevsiz veya yetkisiz olduğu gerekçesiyle bozma kararı verilemeyeceğine dair düzenleme getirilmektedir. İlk derece mahkemelerinin verdiği kararlar görev ve yetki de dâhil olmak üzere her yönüyle bölge adliye mahkemelerinde incelenmektedir. Görev ve yetki konusunda ilk derece mahkemeleri kararlarında bir aykırılık varsa bölge adliye mahkemeleri istinaf incelemesi aşamasında bu aykırılığı giderebileceklerdir. İstinaf aşamasından sonra temyiz süreci başlayan davaların aradan geçen yargılama sürelerinden sonra en başa dönülmesine sebebiyet verecek şekilde Yargıtay tarafından sadece görev veya yetki hususu yönünden bozulması, yargılama süresinin uzamasına sebebiyet vermektedir. Getirilmek istenen düzenlemeyle davaların uzamasının önüne geçilerek yargılamaların makul sürede sonuçlanmasına katkı sağlanacaktır. Belirtmek gerekir ki bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar bakımından görev veya yetki nedeniyle temyiz bozma kararı verilebilecektir.

Ceza hukuk alanında yapılması öngörülen düzenlemeler kapsamında Yargıtay cumhuriyet başsavcısının itiraz yetkisinin daha etkin ve verimli işletilebilmesi amacıyla başvuru yapılabilecek kişiler açıklığa kavuşturulmakta ve itirazi inceleme süresi yeniden belirlenmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu paketimizde idari yargılama hukukuna ilişkin bir kısım düzenlemeler de getirmekteyiz. Danıştayın mevcut iş yükü göz önünde tutularak daire sayısının 12'den 10'a düşürülmesine yönelik geçmişte yürürlüğe konulan geçiş hükmünün süresinin dört yıl daha uzatılarak Danıştayın 23 Temmuz 2030 tarihine kadar 12 dava dairesi olarak görev yapması sağlanmakta ve boşalan üyeliklerin yerine üye seçimini düzenleyen geçiş hükmünün süresi de aynı tarihe kadar uzatılmaktadır. Bazı uyuşmazlıkların tek hâkim tarafından karara bağlanabilmesine imkân tanınmaktadır. Bu kapsamda, öğrenciler hakkında tesis edilen bazı işlemler, kamu görevlilerine ilişkin belirli uyuşmazlıklar ve bazı sosyal yardım davaları tek hâkim tarafından görülebilecektir.

Yine, bu teklifimizle bölge idare mahkemelerinde ilk derece mahkemesi kararının sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gerekçesini eksik veya hatalı bulmaları hâlinde gerekçeyi değiştirecek karar verebilme imkânı tanınmaktadır. Ayrıca, dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilebileceği hâller yeniden düzenlenmekte ve istinaf aşamasında giderilebilecek bazı eksikliklerin bölge idare mahkemesince tamamlanabilmesine imkân sağlanmaktadır. Bölge idare mahkemelerinin istinaf incelemeleri sonucunda ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden verdiği kararlar bakımından kural olarak temyiz yolu açık tutulmakta ancak tek hâkimle görülen davalar ile niteliği itibarıyla temyiz incelemesine ihtiyaç bulunmadığı değerlendirilen bazı dava ve işlerin istinaf aşamasında kesinleşmesi öngörülmektedir.

Saygıdeğer milletvekilleri, teklifimizde Anayasa Mahkemesi iptal kararları nedeniyle yapılan düzenlemeler de yer almaktadır. Bu çerçevede, teklifle Anayasa Mahkemesinin yakın geçmişte verdiği bazı iptal kararları sonrasında oluşan hukuki boşluğu doldurmak amacıyla bu alanlarda birtakım önemli düzenlemeler yapıyoruz. Bu çerçevede, Adli Tıp Kurumu ihtisas kurullarının Başkan ve üyeliklerinin atanma ve görev sürelerine ilişkin birtakım düzenlemeler getirilmektedir.

Hâkim ve savcı yardımcılarının Türkiye Adalet Akademisindeki meslek öncesi eğitim konuları ile eğitim sonunda yapılacak yazılı ve sözlü sınavlara ilişkin usul ve esaslarda bazı değişiklikler yapılmakta olup mazeret sınavına ilişkin yeni hükümler ihdas edilmektedir.

Teklifimizde kanuni faiz oranının Merkez Bankasınca belirlenen reeskont faiz oranının yüzde 80'i üzerinden hesap edilerek belirlenmesine ilişkin düzenleme yapılmaktadır. Bu maddeyle 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1'inci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Bilindiği üzere, Anayasa Mahkemesi söz konusu kuralı borcun geç ödenmesi nedeniyle paranın değerinde oluşacak aşınmayı telafi eden bir mekanizmanın kurulmasını, alacak miktarının zaman içerisinde oluşan değer kaybının önlenmesi için etkili bir hukuk yolunun bulunması gerektiğini kabul etmiştir, aksi durumu Anayasa'mızdaki mülkiyet hakkına aykırı bulmuştur. Yapılan düzenlemeyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesini de karşılayacak bir biçimde faiz ödenmesi gereken hâllerde miktarı sözleşmeyle tespit edilmemişse bu ödemenin yıllık Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerine uyguladığı reeskont oranının yüzde 80'i üzerinden yapılacağı teklif metninde yer almaktadır. Düzenlemeyle alacaklı ve borçlunun menfaatleri arasında adil bir dengenin kurulması amaçlanmıştır.

Moleküler genetik inceleme ile dijital veri kütüklerinde yapılacak arama, el koyma ve kopyalama neticelerinde elde edilen verilerin kişisel verilerin korunması ilkesi gözetilerek belli bir müddet saklanmasına, süre sonunda imhasına ve bu verilen hangi amaçla kullanılabileceğine ilişkin usul ve esaslara dair mevcut mevzuatta birtakım değişiklikler yapılmaktadır.

Yine, bilgisayarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve el koyma tedbirinin uygulanması sonucu elde edilen kişisel verilerin nasıl ve ne kadar süreyle saklanacağına, sınırlandırılacağını, imha sürecine ve veri sahibinin haklarına ilişkin açık düzenlemeler yapılmak suretiyle kişisel veri güvenliği sağlanmaktadır.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı çerçevesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin işkence ve eziyet suçları ile Anayasa’nın 17'nci maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilecek suçları işleyen kamu görevlileri hakkında uygulanamayacağına dair düzenleme yapılmaktadır.

Güvenlik tedbirine karar verilmesi hâlinde kaçak sanığın savunma hakkını kullanmak için bizzat mahkemede hazır bulunması şartıyla yargılamanın yenilenmesi müessesesinden yararlanabileceğine dair düzenleme getirilmektedir.

Aynı yargı çevresinde aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerince verilen birleştirme kararlarına karşı birleştirilen, mahkemesine gönderilmeden önce istinaf kanun yoluna gidebilmesine imkân tanıyan düzenleme yapılmaktadır. Teklifle getirilmek istenen düzenlemeyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesini de karşılayacak bir biçimde ikinci davanın açıldığı mahkemece verilen birleştirme kararının ancak kesinleşmesiyle birlikte ilk davanın açıldığı mahkemeyi bağlayacağı hüküm altına alınmaktadır. Bir başka ifadeyle bu konuda verilen kararlara karşı esas hükümle birlikte istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu olmaksızın birleştirme kararına karşı müstakilen istinaf kanun yoluna başvurulabileceği getirilmektedir.

Hukuk davalarında istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabul edilerek yeniden esas hakkında verilen kararların ilk derece mahkemesi parasal sınırının 2026 itibarıyla 50 bin lira üzerinde olması hâlinde bu karara karşı temyiz, kanun yoluna başvurulabilmesinin önünü açan düzenleme ihdas edilmektedir. Getirilmek istenen düzenlemeyle istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabul edilerek yeniden esas hakkında verilen kararların miktar ve değeri itibarıyla HMK'nin 341'inci maddesinin (2)'nci fıkrasındaki parasal sınırın 2026 itibarıyla 50 bin TL üzerinde olması hâlinde bu kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabileceği açıkça düzenlenmektedir. Böylelikle bölge adliye mahkemelerinin istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul etmesi nedeniyle ilk derece mahkemelerinin kararını kaldırarak yeniden esas hakkında verdiği kararlara karşı ilk derece mahkemeleri için geçerli olan kesinlik sınırı da dikkate alınmak suretiyle temyiz kanun yoluna başvurulabileceği açıkça düzenlenerek adil yargılanma hakkının daha etkin bir şekilde hayata geçirilmesi amaçlanmaktadır.

Sayın Başkan, çok kıymetli hazırun; görüldüğü üzere huzurdaki teklif vatandaşlarımızın doğrudan yaşadığı bazı mağduriyetlerin çözümüne yönelik hazırlanmış kapsamlı bir çalışmadır. Teklifimiz yürürlük, yürütme ve geçici maddeleriyle birlikte tam bir uyum, hız ve reform iradesinin ürünüdür. Bu paket, söz verdiğimiz gibi, Türkiye Yüzyılı'nı adaletin yüzyılı yapma kararlılığımızın en somut nişanesidir.

Bu vesileyle teklifin hazırlık sürecinde katkıları sebebiyle başta Adalet Bakanlığımızın değerli bürokratları olmak üzere, akademisyenler, milletvekili arkadaşlarımız, yargı mensupları, görüş alışverişinde bulunduğumuz bulunduğumuz ve katkılarını esirgemeyen barolarımız, STK'lerimiz ve bu teklifte emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.

Teklifimizin ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyor, müzakerelere vereceğiniz katkılar nedeniyle şimdiden hepinize teşekkür ediyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum.