| Komisyon Adı | : | DIŞİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi (2/3662) |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 13 .05.2026 |
SEMRA ÇAĞLAR GÖKALP (Bitlis) - Sayın Başkanım, teşekkürler.
Aslında ben çok kısa bir iki şeye değinmek istiyordum, normalde söz almayı düşünmüyordum ama bu projenin yapılacağı alanlara dair, alanların çevresel etki değerlendirmelerine dair bir iki şey söylemek istiyorum.
Şimdi, şunu çok iyi biliyoruz: Birçok yerde aslında GES'ler yapılıyor, hâlihazırda yapılan projeler de var, başvurularının olduğu ya da yeni hayata geçecek projeler de var ancak yerli-yabancı sermaye ayrımına girmeden, girmeksizin bu projelerin esasında nerelerde yapıldığı, oradaki hayatı, yaşamı nasıl etkileyeceği, halkın rızasının olup olmadığı meselesi bence çok kritik bir nokta. Az önce sayın vekillerimizden bir tanesi bu yapılacak projeler ayakları yüksek bir şekilde yapılıp aslında hayvancılığı etkilemeyeceği, hayvancılık faaliyetlerini etkilemeyeceğini söyledi. Ancak şöyle bir boyutu var onun da oradaki yüksek ısınmanın süreç içerisinde bir kuraklığa yol açıp açmayacağı etkisinin de bir kere, değerlendirilip ona göre bir projenin olması gerektiği üzerinden birçok şeyin değerlendirmeye muhtaç olduğu bir çalışma önümüzde duruyor aslında, bir proje önümüzde duruyor.
Ben sadece çok bariz, ufak bir örnek vermek istiyorum: Şimdi, biz yabancı bir sermayenin Türkiye'ye girme meselesi üzerinden bugün burada toplandık ancak yerli şirketlerin de yaptığı projelerin bu anlamda bu hassasiyetleri gözeten bir yerde durmadığıyla ilgili örnekler de var. Bitlis'te Adilcevaz ilçesinin Çanakyayla köyünde Vahit Kiler'in -eski dönem, önceki dönem AKP'nin milletvekillerinden- onun şirketinin şu anda çok büyük çaplı, Doğu Anadolu Bölgesi'nin en büyük GES projesi olarak bildiğimiz projeyi hayata geçirmeye dönük bir girişimi var ve dava sürecinde. Şimdi, burada aslında şöyle söyleyeyim: Tarım Bakanlığının ya da oradaki tarım bölgesinin doğal koruma alanı olarak ilan edildiği alan içerisinde birçok ekolojik tahribata yol açacak projenin hayata geçirilmesine dair çok ciddi bir ısrar var. Biz de bunu şöyle ifade ediyoruz: Yani, evet, yenilenebilir enerji önemlidir, ülkeye katkıları, evet, vardır, temiz enerji noktasında birçok olumlu bulduğumuz yanı da vardır ancak bu projelerin atıl alanlarda yapılması üzerinden bir tasarrufun olması gerektiğini düşünüyoruz. En azından hayvancılığı, tarım faaliyetlerini, oradaki yaşayan insanları göçertmeyecek düzeyde olan bir yaklaşımın olması çok önemli. Bu yüzden, bunların gözetilerek esasında herkesin içinin rahat olduğu bir çalışma ya da bir proje hayata geçirilecekse biz de buna elbette "Evet." deriz.
Bu noktaların bence tekrardan gözden geçirilmesi gerektiğini ve bunlar gözden geçirildikten sonra bu anlaşmanın geçirilmesi gerektiğini tekrardan dile getirmek istiyorum.
Teşekkür ediyorum.