KOMİSYON KONUŞMASI

OĞUZ ÜÇÜNCÜ (İstanbul) - Değerli Başkanım, teşekkür ediyorum.

Hoş geldiniz diyorum Değerli Bakan Yardımcılarımıza ve değerli çalışma arkadaşlarına.

Normalde yapmadığım şeyler ama usul noktasında tekrar hatırlatmak istiyorum, biraz önce vekilimiz de hatırlattı: Sürekli soru sormak suretiyle "Şunu da bir soralım." "Bunu da bir soralım." "Onu da bir açalım." türünden bir toplantı formatı gerçekten çok yoruyor. Herkes not alabiliyor hamdolsun. Bakanlarımız da burada, biz "Gidin." demediğimiz müddetçe de burada olacaklar. Yani biz not almak suretiyle merak ettiğimiz şeyleri çok rahat sorabiliriz, karşılıklı daha birbirimize sormamız gerekeni de sorabiliriz diye düşünüyorum ama...

BAŞKAN FUAT OKTAY - Ben, kusura bakmazsanız tekrardan burada uyarmak istiyorum. Ben toplantının gidişatında bir sorun görmüyorum. Eğer böyle bir düzensizlik olursa ben müdahil olurum zaten.

OĞUZ ÜÇÜNCÜ (İstanbul) - Eyvallah.

BAŞKAN FUAT OKTAY - Tekrar teşekkür ediyorum uyarınız için ama yine aynı şeyi söylüyorum, evet, farklı siyasi partilerden olabiliriz, farklı görüşlerimiz olabilir ama bizi tek potada birleştiren şey Türkiye'nin çıkarlarıdır. Dolayısıyla sorulan sorular da görüşler de her siyasi partimizden...

OĞUZ ÜÇÜNCÜ (İstanbul) - Onda bir şüphe yok Başkanım.

BAŞKAN FUAT OKTAY - Dolayısıyla bir saygı çerçevesinde bu gidiyor. Yani ben notumu aldım ama şu ana kadar bir sorun görmüyorum.

Tekrar teşekkür ediyorum.

OĞUZ ÜÇÜNCÜ (İstanbul) - Meramım, burada olan insanların, milletvekili kardeşlerimizin söz alması değil, sıkıntı o değil. Onların soru sorma ya da soru içerikleriyle ilgili mesele yok. Ben hatırlayacaksanız Kartalkaya'da misafir vekil olarak Komisyon çalışmalarına katılıyordum ve asli üyeler bütün soruları sorduktan sonra biz sorularımızı soruyorduk ve sunum yapan arkadaşlarımıza da müdahil olmuyorduk konunun bütünlüğü bozulmasın diye; ben onu hatırlatıyorum, başka bir şey yok.

BAŞKAN FUAT OKTAY - Arkadaşlar, kusura bakmayın, burası Dışişleri Komisyonu, ben de Dışişleri Komisyonu Başkanıyım. Dolayısıyla usulle ilgili, toplantının nasıl yönetileceğiyle ilgili yeteri kadar da tecrübeye sahibiz.

OĞUZ ÜÇÜNCÜ (İstanbul) - Eyvallah.

BAŞKAN FUAT OKTAY - Uyarılarınız varsa alırız ama onun ötesinde müsaade edin ben yöneteyim toplantıyı.

Teşekkür ederim.

OĞUZ ÜÇÜNCÜ (İstanbul) - Sorun yok Başkanım, eyvallah.

Dolayısıyla, benim özellikle gelen bürokratlar açısından yapmak istediğim hatırlatma sunumla ilgili. Buradaki Komisyon üyelerini rahatlatacak kolaylıkta bir sunum yapmalarını hatırlatmak istiyorum. Merak ettiğim meseleler çok rahat cevaplanabilecek meseleler. Bu yapmış olduğumuz anlaşmanın daha önce yapılmış bir örneği var mı? Yani bu ilk defa bu çerçevede yapılan bir anlaşma mı yoksa bir örnek alabileceğimiz bir anlaşma var mı? Yanı tartıştığımız şey ilk defa mı bu çerçevede ülkemizde tartışılıyor ya da benzer anlaşmalar daha önce yapıldı mı? Toplam öngörülen 2 bin megavatlık yatırımla ilgili gerçek yatırım miktarı ne? Yani konuşulan rakamlar 600 milyon dolar ile 1 milyar dolar arasında gelip gidiyor. Fizibilite açısından bu önemli, tanınan vergi indirimleri de bu manada önemli. Dolayısıyla benim de merak ettiğim şey gerçekten burada öngörülen yatırımın miktarı ne, amortisman süresi olarak ne öngörülüyor? Sorulan soru da bu manada şöyle bir anlam kazanıyor: Beş senelik elektrik tarifesiyle, daha sonra yirmi beş yıllık elektrik tarifesiyle bu yatırımın yatırımcıya geri dönüşümü kaç yıl içerisinde öngörülüyor? Ne kadar yer kullanılacak bu yatırım için? Yani 1 megavat için 10 dönüm deniliyor. Yani bu yer kullanımıyla ilgili öngörmüş olduğumuz toplam arazi ne? Arazinin kalitesi ve şimdiki kullanımıyla ilgili benim bilgim yok, belki detaylarda vardır, onu ben bilemiyorum. Dolayısıyla tarım arazisi mi yoksa bu manada keşfi yapılmış olan bir özel arazi mi kullanılacak? Dolayısıyla, burada biraz önceki söylenenlere de ekleyecek bir şey yok. Yani bu elektrik bize lazım; şarj cihazlarımız için, elektrik kullanımının zaten daha da artacağını varsayarak ama yaptığımız şey burada güneş enerjisi olduğu için olağanüstü bir yeni teknolojiden ve üstün teknolojiden bahsetmiyoruz. Yani bildiğimiz bir teknoloji, hâkim olduğumuz bir teknoloji, bizde de var yani biz de kullanıyoruz ama yerli üreticilerden bildiğimiz, kapasitede sınırlardalar. Dolayısıyla tedarikte belki böyle bir sıkıntı olabilir. Yani kendi projelerine yapmış olduğu üretimle ilgili yeni projeler için tedarik edebilecekleri noktasında sıkıntı yaşamamak adına böyle bir yerlilik tahdidi koyulmadı diye bir merakım var. Dolayısıyla gerçekten buradaki Komisyon üyeleri olarak, başta ben olmak üzere, yani somut rakamlarla, işte şu kadar bir yatırım olacak, yatırımcıya şu kadar sene içerisinde amortisman öngörülüyor, otuz sene sonra bizim olacak, yerle ilgili, araziyle ilgili bütün haklar bizde, EÜAŞ'da olacak ve benzer bir anlaşma daha önce yapıldıysa da bunu örnek almak suretiyle çalışmalarımızı bir nebze hızlandırabiliriz diye düşünüyorum.