KOMİSYON KONUŞMASI

OĞUZ KAAN SALICI (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Şimdi, Ziya Bey'in normalde söyledikleri şeylerin birçoğuna katılma imkânımız olmuyor ama bu son yapmış olduğu konuşmada iki vurgu bence önemli, zaten buradaki tartışmamız aslında yenilenebilir enerji tartışması değil; ben kimsenin yenilenebilir enerjiye karşı olduğu kanaatinde değilim, öyle bir siyasi partimizin olduğunu da bilmiyorum. Dolayısıyla, yenilebilir enerji konusunda mutabıkız, bu enerjinin miktarının arttırılması gerektiği konusunda da mutabıkız.

Mesela, Ziya Bey şöyle somut bir soru sordu, bence o sorunun cevabını hepimizin bilmesine ihtiyaç var: İşte, 2 bin megavatlık bir şey kuruluyor, bir güneş enerji santrali kuruluyor; bu ne kadarlık doğal gaz ithalatını ya da ne kadarlık petrol ithalatını ortadan kaldırıyor? Şimdi, biz yasama tarafı olduğumuz için, bakanlıklar da icra tarafı olduğu için doğal olarak biz daha somut şeyler duymak istiyoruz. Yani sizin ilk konuşmanızda vermiş olduğunuz çerçevenin büyük bir kısmına buradaki farklı siyasi partilerden arkadaşlarımızın büyük bir kısmı mutabıktır; bununla ilgili bir şey yok, bununla ilgili bir sıkıntı yok. Yani "2053'te sıfır karbon hedefine ulaşmamızı engelleyelim." diyen kimse yok Parlamentoda, varsa da azdır. Şimdi, dolayısıyla, buna dönük işler yapılıyor da bu konuşmuş olduğumuz proje ne kadar Türkiye'nin çıkarına yani bütün bu büyük resim çerçevesi içinde ne kadar bu işe denk düşüyor?

BAŞKAN FUAT OKTAY - Yine etki analizini konuşuyoruz aslında.

OĞUZ KAAN SALICI (İstanbul) - Esas onu konuşuyoruz biz yoksa ne yabancı sermayeyi konuşuyoruz... Türkiye tasarruf eksiği olan bir ülke, doğrudan yabancı sermayeye ihtiyaç var. Hatta biz iktidarı sıcak para getirdiği için, doğrudan yabancı sermaye getirmediği için eleştiriyoruz, sıcak para, "carry trade" vesaire işlerinden dolayı eleştiriyoruz. Yani yabancı bir firmanın gelip Türkiye'de yatırım yapmasına bizim bir itirazımız yok, yenilebilir enerji konusuna yapmasına da itirazımız yok, Suudi Arabistan'dan, işte, körfezdeki savaş ve onun yaratmış olduğu sonuçlar üzerinden geliniyor olmasına da itirazımız yok.

Dolayısıyla, bunlar aslında tartışma dışında ama tartışmanın özü şu: Yani yabancı bir firma gelsin, Türkiye'de yatırım yapsın ama Türk firmalarının sahip olmadığı bazı haklara bu yabancı firma sahip mi oluyor bu proje bazında örneğin? İki: 2 bin megavatı konuşuyoruz ama aslında anlaşmada da var, toplam 5 bin megavatlık RES ya da GES projesi. Bu 5 bin megavatlık proje anlaşılan o ki el sıkışılmış ve hızlı bir şekilde ilerleyecek, geri kalan 3 bini hızlı bir şekilde ilerleyecek, mevcut 2 bini konuşuyoruz zaten. 30 bin megavatlık kurulu gücün altıda 1'i yapıyor zaten. Yani bu kadar büyük bir payı bir yabancı firmaya niye veriyoruz? Bu, aslında Türkiye'nin enerji bağımsızlığında bir engel yaratır mı yaratmaz mı, bir eksiklik midir değil midir? Yabancı bankalar tarafından finanse ediliyor yani finansmanı firma buluyor. Finansmanı getiren firma ya da finanse eden banka, az önce Metin Bey'in de ifade ettiği, buradaki yerli ürün kullanımı konusunda bir şart koyuyor mu? Bunlar var biliyorsunuz. "Ben size bu parayı getireceğim ama ürünün bir kısmını şu ülkeden alacaksınız ya da şu firmadan alacaksınız." diye şartlar konuyor. Eğer böyle bir şey varsa bunu bilelim çünkü biz, bu soruları böyle bir şey olmadığını varsayarak soruyoruz, böyle bir şartla karşı karşıya olmadığımızı düşünerek soruyoruz. Eğer yüzde 75 güneş enerjisi sistemlerinde yerlilik imkânı varsa -ki bakanlığınız da bir Adalet ve Kalkınma Partisi Bakanlığı, siz de onların siyasi iradesi sonucu atanmış bir Bakan Yardımcısısınız- yüzde 75'lik yerlilik miktarına ulaşılabiliyorsa, yüzdesine ulaşabiliyorsa neden yüzde 40'a kadar olan kısmını biz zorlayacağız, anlaşmaya yazmıyoruz? Niye yüzde 75'ini yerli kaynaklardan kullanmıyoruz? Yani yabancı ülkeden gelecek olan finansmanın büyük bir kısmının Türkiye'de kalmasına engel durum ne? Şimdi, bunları konuşmamıza bir engel var mı? Esas bunları konuşalım, bunlarda aynı yerdeyiz biz. Genel politik söylemde mutabıkız ama burada siz doğru, somut şeyler verdiğiniz sürece, çözüm önerileri verdiğiniz sürece muhalefetten de iktidardan da arkadaşların buna dönük itirazda bulunacağı kanaatinde değilim.

Birkaç şey daha var, onları da söyleyeyim. Anlaşmanın ilk beş yılında başka bir fiyat alım seviyesi var, her iki santral için de geçerli; ondan sonra, geri kalan yirmi beş yıl için fiyatlar neredeyse yarı yarıya düşüyor. Bu neden kaynaklanıyor mesela? Y

Yerlilik oranı konusunda anladığım kadarıyla siz bunun ilerletilmesini istiyorsunuz ama "Fizibilite ihtiyaçları dolayısıyla anlaşmaya yazılmadı." diye ifade ediyorsunuz. Bence buraya şey yapmak lazım, buraya özel bir önem vermek lazım. Burada daha somut şeylere ihtiyaç var çünkü biliyorsunuz, Adalet ve Kalkınma Partisinin ülkemize kazandırdığı şeylerden biri "yerli ve millî" kavramı yani biz savunma sanayisinde yerlilikten, millîlikten bahsederken...

ZİYA ALTUNYALDIZ (Konya) - Kesinlikle doğru, teşekkür ediyoruz; "yerli ve millî"yi kazandırdı.

OĞUZ KAAN SALICI (İstanbul) - Hayır, kavramı kazandırdı, içeriğini kazandıramadı; onu söylemeye çalışıyorum. Zorlamasaydınız daha kibar söyleyecektim, zorladığınız için doğrudan söylüyorum.

ZİYA ALTUNYALDIZ (Konya) - Oğuz Kaan Bey, bu cümleye katılmamak mümkün değil. Bakın, her zaman sizinle pek çok konuda uzlaşırız, burada da uzlaştık, teşekkür ediyorum.

OĞUZ KAAN SALICI (İstanbul) - Her zaman olduğu gibi bu konuda da uzlaştığımızı zannediyorsunuz.

Neyse, ben işin özetine geleyim yani savunma sanayisinde yerlilik oranlarının yükseliyor olmasından biz memnuniyet duyuyoruz. Burada niye aynı kaygıyı duymuyorsunuz? Yani savunma sanayisi Türkiye'nin sanayisi, Savunma Bakanlığı Türkiye'nin Bakanlığı; Enerji Bakanlığı da öyle. Yani buradaki farklılık nereden kaynaklanıyor?

Bir de bu vergi istisnaları bölümüne bir açıklık getirirseniz yani yerli bir firma örneğin -yani ne kadarlık bir yatırımdan bahsediyoruz- diyelim ki 1 milyar avroluk bir yatırımdan bahsediyoruz bu 2 tesis için. 1 milyar avroluk bir finansman sağladıysa bu Suudi Arabistan'la yapılan anlaşmadaki vergi istisnalarının tamamına sahip olacak şekilde yatırım yapma imkânına sahip olacak mu? Aslında bu kadar somut bir mesele.

Teşekkür ediyorum.