| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Osmaniye Milletvekili Seydi Gülsoy ve Burdur Milletvekili Mustafa Oğuz ile 64 Milletvekilinin Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3669) |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 06 .05.2026 |
GÜLCAN KIŞ (Mersin) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Teklifin genel gerekçesine baktığımızda, yatırım ortamının iyileştirilmesi, uluslararası sermayenin artırılması ve Türkiye'nin rekabet gücünün yükseltilmesi gibi hedefler görüyoruz ancak bir ülkenin yalnızca vergi teşvikleriyle cazibe merkezi hâline gelemeyeceğini hepimiz biliyoruz. Güvenin olmadığı yerde teşvik yetmez, hukuki öngörülebilirliğin olmadığı yerde sermaye de kalıcı olmaz. Burada aslında bir anlayış farkını tartışıyoruz. İktidar, yine, yapısal reformlar yerine vergi istisnalarıyla ekonomik sorunları çözebileceğini düşünüyor. Oysa güçlü ekonomi adaletle, liyakatle ve güven veren kurumlarla kurulur.
Teklifin 1'inci maddesiyle kamu borçlarının taksit süresi otuz altı aydan yetmiş iki aya çıkarılıyor, teminatsız taksitlendirme sınırı 1 milyon liraya yükseltiliyor ancak bugün işletmeler, esnaf ve vatandaş yüksek faiz yükü altında ayakta kalmaya çalışıyor. Kamu alacaklarına aylık yüzde 3,7 faiz uygulanıyor. 2025 yılı sonu itibarıyla yaklaşık 3 trilyon 737 milyar liralık vergi ve SGK borcunun yapılandırma kapsamına girebileceğini ifade ediyorsunuz. Vatandaşın beklentisi yeni ayrıcalıklar değil gerçekçi ve adil bir yapılandırmadır çünkü bugün esnafımız krediye ulaşamıyor, ulaşsa yüksek faiz altında eziliyor. Ayakta kalmaya çalışan işletmeler devlete âdeta faiz yetiştirmeye çalışıyor. Üstelik, birçok kamu alacağı hâlâ taksitlendirme kapsamına dahi alınmamıştır. Gerçek ihtiyaç, kayıt dışı servete yeni kapılar açmak değildir; üretim yapana, istihdam sağlayana, ayakta kalmaya çalışan esnafa nefes aldıracak adil bir yapılandırma düzenidir.
Bakın, teklifin 4'üncü maddesiyle yurt dışında yaşayan ve belirli şartları sağlayan kişilere yirmi yıl boyunca gelir vergisi istisnası getiriliyor. Gerekçe ne sunuluyor? Beyin göçünü tersine çevirmek. Yani siz bu ülkenin yetişmiş gençlerinin gerçekten vergiden kaçtığını mı düşünüyorsunuz? 2022'de Cumhurbaşkanının "Giderlerse gitsinler." dediği beyinlerimize şimdi "Yeter ki dönün, vergi almayacağız." diyorsunuz. Demek ki yanlış yönettiğiniz bir süreç burada açığa çıkıyor. Üstelik, bu düzenleme vergi tekniği açısından da problemli çünkü bu insanların büyük bir bölümü zaten Amerika, Almanya, Kanada gibi yüksek vergi oranlarının uygulandığı ülkelere gittiler. Oralarda ödedikleri vergiler Türkiye'de mahsup edildiği için, çoğu durumda burada ilave vergi de çıkmayacaktı. Öyle bir darboğazdasınız ki "Artık para gelsin de nereden gelirse gelsin." anlayışıyla hareket ediyorsunuz.
Teklifin 8'inci maddesiyle de imalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisi oranı yüzde 9'a, sadece ihracatçılar için yüzde 14'e indiriliyor ancak yürürlük tarihi de 2027 olarak belirleniyor. Sanayicinin sorunları yok da 2027'de mi başlayacak? Bunu da sormak isterim. İhracatçı bugün yüksek finansman maliyetleriyle mücadele etmiyor mu? Bu mantığı da anlamak mümkün değil. Bugün Anadolu'nun birçok küçük ve orta ölçekli işletmesi üretimini sürdürmek için mücadele etmektedir. Sanayici enerji maliyetleriyle, esnaf finansman yüküyle, ihracatçı kur ve kredi baskısıyla ayakta kalmaya çalışıyor. Böyle bir tabloda desteği bir yıl sonrasına bırakmak ekonominin gerçeklerinden de kopmaktır.
Teklifin en tartışmalı maddelerinden biri de tekrar gündeme getirdiğiniz varlık barışı düzenlemesidir. AKP iktidarı döneminde tam 8 defa varlık barışı getirdiniz ama belli ki hâlâ barışamadığınız varlıklar var. Bir taraftan vatandaşın hesabını didik didik inceliyorsunuz, diğer taraftan yüzde 0 ila yüzde 5 vergiyle yeni bir varlık barışı getiriyorsunuz. Vergisini zamanında ödeyeni cezalandırıyor, kayıt dışı hareket edeni ise sürekli ödüllendiriyorsunuz. Üstelik, teklifin ilgili hükmü fiilen örtülü bir vergi affına dönüşmekte, bildirilen varlık tutarı matrah farkını karşılıyorsa vergi ve ceza da çıkmayabilecek. Bu düzenlemeyle ekonomiye kaynak mı sağlıyorsunuz yoksa belirli çevrelere önceden hazırlanmış güvenli bir çıkış alanı mı yaratıyorsunuz? Türkiye daha yeni gri listeden çıktı, şimdi siz denetimsiz sermaye girişine bu kadar açık bir model kurarsanız uluslararası sistemin yeniden Türkiye'ye dönüp bakmayacağını kim garanti edebilir? Vatandaşın, esnafın, KOBİ'nin bugün en büyük beklentisi varlık barışının ötesinde, borç yapılandırmasıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
GÜLCAN KIŞ (Mersin) - Biz vergiye de, teşvike de karşı değiliz ama ayrıcalıklı ekonomik düzen görüntüsü veren, kayıt dışılığı teşvik eden ve yapısal reform yerine geçici vergi düzenlemeleriyle sorun çözmeye çalışan bu anlayışa itiraz ediyoruz.