KOMİSYON KONUŞMASI

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Efendim ama şimdi bu biliyorsunuz çadırlarla ilgili meseleyi konuşunca o zaman ben kıymetli Cumhuriyet Halk Partililere şunu hatırlatmak zorundayım: 6 Şubatta bir deprem yaşadık. Depremden on bir gün sonra Ankara Büyükşehir Belediyesi 21/b ile bir ihale yaptı ve kefen ve ceset torbalarını evet, 11 Martta teslim etti. Ben size şunu soruyorum: 53 bin tane vatandaşımızın hayatını kaybettiği bir depremde...

MURAT ÇAN (Samsun) - Sayın Başkan...

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Lütfen bir dinler misiniz? Ben sizin sözünüzü kesmedim, bir dakika...

MURAT ÇAN (Samsun) - Bir anı söylemem gerekiyor: "Siz mi susturacaksınız ben mi susturayım?" diye bir ifade var, biliyorsunuz. Mehmet Ali Şahin ile Tayyip Erdoğan arasında.

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Hayır, ben buna devam etmek zorundayım. Efendim, biz burada kalkıp eğer ceset...

MURAT ÇAN (Samsun) - Şimdi burada konumuz ne?

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Burada kalkıp çadırları konuşuyorsak deprem bölgesindeki ceset torbalarını ve kusura bakmayın, kefenleri de konuşmak zorundayız.

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Bir saniye, efendim, ben anlatıyorum. Efendim, ben bir anlatayım, siz de bunun üstüne...

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Satılan çadırları mı savunuyorsun?

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Ama Ali abi ben seni dinledim, sen de bunu dinle. Şimdi efendim, 6 Şubatta...

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Bu Komisyonun huzurunu bozuyorsun.

YAŞAR TÜZÜN (Bilecik) - AFAD yapsaydı da belediyeye sıra gelmeseydi.

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Sayın Bakanım, burası demokratik bir ortamsa benim de konuşmaya hakkım var, böyle bir şey yok.

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Parsel parsel sattınız Ankara'yı!

YAŞAR TÜZÜN (Bilecik) - AFAD yapsaydı, AFAD niye yapmadı?

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Parsel parsel sattınız Ankara'yı!

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Bir dakika. Efendim, 6 Şubatta deprem oluyor, 11 Şubatta kefen ve ceset torbalarını teslim ediyorlar.

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Yeter artık ya! Gittiğin her yerde provoke ediyorsun, her yerde!

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Bir dakika, anlatıyorum.

MURAT ÇAN (Samsun) - Kızılayı kirletiyorsun sen! Bak şu konuşmayla Kızılayı kirletiyorsun.

YAŞAR TÜZÜN (Bilecik) - Sayın Gökçek...

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Bak Yaşar abi, sizden rica ediyorum. Yaşar abi, rica ediyorum, bir dakika.

YAŞAR TÜZÜN (Bilecik) - Sayın Gökçek, AFAD...

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Çok doğru bir şey söylüyor: Kızılayı kirletiyorsun.

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Peki, efendim, bir dakika, o dönem Üsküdar Devlet Hastanesi... Bakın, bir dinleyin, rica ediyorum. Üsküdar Devlet Hastanesi o dönemde...

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Bu böyle devam etmez Sayın Başkan.

BAŞKAN SÜLEYMAN SOYLU - Arkadaşlar, şöyle yapalım.

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Buyurun Başkanım.

BAŞKAN SÜLEYMAN SOYLU - Osman Bey...

YAŞAR TÜZÜN (Bilecik) - Ali Bey, biz çıkıyoruz.

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Tabii canım, çıkalım.

BAŞKAN SÜLEYMAN SOYLU - Bir saniye Osman Bey.

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Kızılay Kanunu'na muhalefet yaparak çıkıyoruz biz. Osman Gökçek'in bu anlayışıyla...

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Niye efendim? Siz konuşacaksınız çadırları ben konuşmayacak mıyım ceset torbalarını? Ben de diyorum ki..

BAŞKAN SÜLEYMAN SOYLU - Arkadaşlar, bir saniye.

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Ben sana "oklava" diyorum, sen "baklava" diyorsun kardeşim!

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Bir dakika ya! Allah Allah! Ben diyorum ki: 1 milyon 250 bin adet ceset torbası nerede? Ne yaptı 1 milyon 250 bin adet ceset torbası, nerede? Nerede deprem sonrası 1 milyon 250 bin adet ceset torbası, nerede?

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Ya, ne yapayım ben! Ankara Büyükşehirde Melih Gökçek dönemindeki hırsızlıkları, yolsuzları mı söyleyeyim ya! Böyle bir şey yok!

YAŞAR TÜZÜN (Bilecik) - AFAD alsaydı, belediye...

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Efendim, 1 milyon 250 bin tane ceset torbası nerede? Söyleyin.

YAŞAR TÜZÜN (Bilecik) - AFAD görevini niye yapmadı?

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Çadırları soruyorsunuz ya, ceset torbalarını da sorun o zaman, onu niye sormuyorsunuz? Bana şunu anlat, bana: 1 milyon 250 bin adet ceset torbası nerede? Evet, maalesef Cumhuriyet Halk Partisi cevap veremeyince terk etmeyi tercih ediyor, görüyorsunuz.

MURAT ÇAN (Samsun) - Kızılayı konuşacağımız zaman bizi çağırın. Kızılay konuşulacağı zaman geliriz.

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Sen provokatörsün!

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Ben provokatör değilim.

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Osman sen provokatörsün! Konu ne, sen ne yapıyorsun?

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Sabahtan akşama kadar gelip siz çadırlarla ilgili Hükûmete iftira atacaksınız, ben sana ihalenin fiyatını vereceğim.

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Ya, sen anlamıyorsun, anlama zorluğu yaşıyorsun!

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Ya, siz depremden altmış gün sonra kime kefen verdiniz?

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Tayyip Erdoğan ne dedi? Tayyip Erdoğan ne dedi? Sen kendi Genel Başkanına saygı duymuyorsun.

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Hayatını kaybeden 55 bin depremzedenin üstünden vurgun yapmaya hiç utanmadınız mı?

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Sen kendi Genel Başkanına saygı duymuyorsun.

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Depremzedelerin üstünden vurgun yapıldı, bırakın bu işleri, bırakın!

BAŞKAN SÜLEYMAN SOYLU - Osman Bey...

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Senin Genel Başkanın çıktı "Çadır meselesi yanlış olmuştur." dedi, senin Genel Başkanın dedi.

BAŞKAN SÜLEYMAN SOYLU - Osman Bey, söyleyeceklerini söyledin mi?

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Söyleyemedim efendim, konuşturmuyorlar, söyleyemedim Sayın Bakan.

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Tayyip Erdoğan'ın kendisi dedi ki: "Çadır meselesi yanlış olmuştur."

BAŞKAN SÜLEYMAN SOYLU - Osman Bey...

Ali Bey...

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Yani sabahtan beri hem burada Kızılaya hem bize çadırdan istediğiniz kadar laf söyleyeceksiniz...

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Hadi oradan!

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - ...ben Ankara Büyükşehir Belediyesinin kefen vurgununu söyleyeceğim, "Yok, bununla ne alakası var?"

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Hükûmetle ne alakası var? Hükûmetle ne alakası var çadır meselesinin?

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Olur mu ya böyle bir şey? Olur mu böyle bir şey? Allah Allah!

BAŞKAN SÜLEYMAN SOYLU - Osman Bey...

Ali Bey...

ÖMER KARAKAŞ (Aydın) - Ali Bey, Kızılay konuşulduğunda gelelim biz.

BAŞKAN SÜLEYMAN SOYLU - Bir saniye... Bir saniye bir dinler misiniz arkadaşlar ya?

ÖMER KARAKAŞ (Aydın) - Ya, gelin arkadaşlar, Kızılay konuşulduğunda geliriz.

BAŞKAN SÜLEYMAN SOYLU - Arkadaşlar, bir saniye bir dinler misiniz?

Osman Bey...

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Buyurun efendim.

BAŞKAN SÜLEYMAN SOYLU - Meramınızı dile getirdiniz, Kızılayla ilgili bir mesele varsa konunun gündemine lütfen giriniz.

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Sayın Başkanım, sadece şunu söyledim...

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Sayın Başkanım, Tayyip Erdoğan dedi ki...

Bir dakika, bir dakika...

BAŞKAN SÜLEYMAN SOYLU - Ali Bey, böyle bir şey, böyle bir usul yok.

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Tayyip Erdoğan dedi ki: "Çadır meselesi yanlış olmuştur." Sen şimdi diyorsun ki: "Çadır meselesi doğru olmuştur."

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Efendim, ben de diyorum ki: Ankara Belediyesinin yaptığı da yanlış, onu da konuşalım diyorum.

BAŞKAN SÜLEYMAN SOYLU - Ali Bey, böyle bir usul yok ya.

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Ya, Ali ağabey, daha demin Tansu Çiller'e kadar konuşuyorsun da ben burada bunu konuşunca mı suç oldu ya?

ÖMER KARAKAŞ (Aydın) - Kızılay konuşulacaksa oturalım, yoksa biz gidelim.

BAŞKAN SÜLEYMAN SOYLU - Tamam, şimdi ben de davet ediyorum, Allah Allah.

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Ali ağabey, sen sabahtan beri Tansu Çiller'e kadar girdin.

BAŞKAN SÜLEYMAN SOYLU - Osman Bey...

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Ya, arkadaş, ben çadırı konuştum.

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Yahu, Tansu Çiller'i bile konuştun, güldük.

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Ben sana çadırı söylüyorum, Kızılay Başkanının yaptığını söylüyorum, sen nereden Hükûmeti...

BAŞKAN SÜLEYMAN SOYLU - Osman Bey...

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Allah Allah! Ağabey, Kahramanmaraş'taki yapılan ceset torbası vurgununu söylüyorum.

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Allah Allah! Daha vurgun...

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Allah Allah! Ağabey, rakam veriyorum, cevap ver.

BAŞKAN SÜLEYMAN SOYLU - Osman Bey, büyüğün müyüm ben senin?

OSMAN GÖKÇEK (Ankara) - Tabii efendim, buyurun, ne demek.