| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'ın, 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu’nun 42’nci maddesi gereğince Merkez Bankasının faaliyetleri hakkında bilgilendirme sunumu |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 05 .05.2026 |
FAİK ÖZTRAK (Tekirdağ) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, değerli bürokratlar, değerli basın mensupları; hepinizi konuşmama başlarken saygıyla selamlıyorum.
Şimdi, Türkiye üç yıldır bir rasyonelleşme ve dezenflasyon programını uyguluyor, yüzde 38'lerle başladığımız enflasyon arada bir pik yaptı, ondan sonra aşağı doğru inmeye başladı ama son altı aydır 30'larda yapışkanlaştı, bir türlü düşmüyor. Sayın Başkan sunumunda birtakım gevşemelerden bahsetti ama sonuç itibarıyla baktığımızda 30'luk bir enflasyona altı aydır çakıldık kaldık yani bu, programın çok da başarılı olmadığını ortaya koyuyor. Bir de bu süreçte uluslararası konjonktür de değişiyor, ciddi jeopolitik riskler ortaya çıkıyor, özellikle çevremizde savaşlar var.
Şimdi, bütün bunlara baktığımız zaman, ben önce şunu söyleyeceğim: Yapısal önlemler almadınız, yapısal reformlar yapmadınız, bunlar doğru ama bence zaten işe başlarken 3-0 yenik başladınız, çok ciddi bir yapısal problemle başladınız. Bugün Türkiye'deki enflasyonun bu seviyelere çıkmasının nedenlerinden bir tanesi, ülkede uygulanan otoriter ve mutlakiyetçi sistemin sonuçta, özellikle bundan önce, 2023 yılında seçimlere doğru giderken "Nas." diyerek "Pas." diyerek "Faiz sebep, enflasyon sonuç." diyerek seçim ekonomisine geçmesi ve burada enflasyonist baskıları olduğu yerden olağanüstü yüksek seviyelere çekmesiydi. Şimdi "3-0 yenik başladınız." derken şunu kastediyorum: Sorunun sebebi olan çözümün adresi olamaz. Sorunun sebebi duruyor. Evet, bürokratlar değişti; evet, Bakan değişti ama sonuç itibarıyla bu siyaseti yöneten kişi en başta duruyor. Şunu soruyor insanlar, ben de soruyorum: Yarın öbür gün uyguladığınız politikaları beğenmediğinde ya da seçime gidildiğinde, seçime gidilmesi zamanı geldiğinde sizin durumunuz ne olacak? Ekonomiden yani hazine ve maliyeden sorumlu Bakanın sonu ne olacak? Buralarda ciddi çapalar olmadığı sürece sizin enflasyonu düşürmeniz son derece güç. Tekrar söylüyorum: Bu ciddi çapa da nasıl olur? Ancak sorunun sebebi olanın değişmesiyle olur.
İkinci söyleyeceğim şey: Bir enflasyonu düşürme programı uyguluyorsunuz ama kura aşırı yaslanıyorsunuz. Bunun da ekonomide çok ciddi kırılganlıklar yarattığı açık. Bakın, ben bir şey söyleyeyim: 2023 yılında bu işe başladığınızda birim iş gücü maliyeti bazlı reel efektif kur endeksi ülkenin rekabet gücünü gösteriyor. Arkadaşlarımız ücretlerin çok düşük olduğundan söz ediyorlar ama bu perspektiften dönüp baktığınız zaman ortada ilginç bir manzara var; 70,3 olan endeks 2025 yılında 93,82 noktasına kadar gelmiş, bugünlerde de 100'ü aşmış durumda. Bu, kuru tutmanız neticesinde Türk ekonomisinin rekabet kaybını ve yanlış bilmiyorsam, birim iş gücü maliyeti bazlı olduğu için de bu rekabet kaybını verimlilik artışıyla telafi edemediğimizi gösteriyor.
Üçüncü sorun -biraz önce Sayın Akay söyledi, dile getirdi- özel kesimin açık pozisyonu 200 milyar dolar. Peki, nereden 200 milyar dolara geldik? Bu işe başladığınızda 74 milyar dolardı. Bu da benim geçmişte hani, krizleri yönetirken gördüğüm, krizlerin sebeplerine bakarken gördüğüm ciddi sorunlardan bir tanesi; özel kesimi dışarıdan borçlanmaya teşvik etmişsiniz, pozisyon açmaya teşvik etmişsiniz. Bugün, dolayısıyla, kurda meydana gelecek oynamalar orada ciddi sorunlar yaratacak.
Dördüncü mesele olarak şunu söylemek istiyorum: Bir de kurumsal bir zafiyet var yani bunu söylerken bürokratlara burada çok fazla yüklenmek istememekle birlikte bürokrasiden gelen bir kişi olarak bunu söyleme hakkım olduğunu düşünüyorum. Bakın, en son yayınladığınız enflasyon raporunuzun, şubat ortasında yayınladığınız enflasyon raporunun bir bölümünü okuyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN MEHMET MUŞ - Buyurun.
FAİK ÖZTRAK (Tekirdağ) - Raporda "Önümüzdeki dönemde jeopolitik belirsizliklerin azalmasıyla petrol fiyatlarının zayıf bir görünüm sergilemeye devam edeceği öngörülmektedir. Bu görünüm doğrultusunda ham petrol fiyatının 2026 yılında ortalama 60,9 dolara -65 dolardı orta vadeli programda- 2027'de şuraya düşecek." diyorsunuz ama aynı günlerde Amerika Birleşik Devletleri'nin en büyük uçak gemisi Gerald Ford körfezde yani arkadaşlarımızın da bunu biraz iyi takip edip bu varsayımları yapması lazım diye düşünüyorum Sayın Başkan.
Son olarak şunu söylemem lazım; Sayın Şimşek dedi ki: "Varil fiyatında her 10 dolarlık artış 5,5 milyar dolar cari açığa yük getiriyor." Doğru; bu, 22 milyar dolar demek bugünkü ham petrol fiyatlarıyla.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
FAİK ÖZTRAK (Tekirdağ) - 22 milyar dolar cari açığınız var, 239 milyar dolar bir yıl içinde ödemeniz gereken kısa vadeli borcunuz var, net rezerviniz 23 milyar dolar. Bununla nereye kadar gidebileceksiniz, nereye kadar kuru tutabileceksiniz? Güven yok, onu da söyleyeyim, hâlâ daha güven falan da gelmiş vaziyette değil. Nereye kadar bu işi götürebileceksiniz gerçekten çok merak ediyorum.
Teşekkür ediyorum.