| Komisyon Adı | : | (10/4004,4005,4006,4007,4008,4009) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | Komisyonun çalışma konularına, çalışma takvimine, Komisyonda görevlendirilecek uzmanlar ile Komisyona davet edilecek kişi, kurum ve kuruluşların tespitine ilişkin görüşme |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 06 .05.2026 |
MESUT DOĞAN (Ankara) - Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar; öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum. Çalışmamız hayırlara vesile olsun inşallah.
Tabii ki biz de bir genel değerlendirme yapacağız fakat ben bugün genel bir değerlendirme yapmaktan ziyade toplantılara, çalışmalara yeni başladığımızdan bir yaklaşım zenginliği olsun diye bir ufak tespitte bulunup katkıda bulunmak isterim.
Öncelikle, tabii ki 87 milyon insanımız yirmi gün önce büyük bir acı yaşadı, Allah bir daha kimseye ve ülkemize böyle büyük bir acı yaşatmasın inşallah. Akabinde araştırma komisyonu kurulmuş oldu, ki araştırma komisyonu kurulmasını ben çok değerli buluyorum, çok anlamlı buluyorum ama şöyle geçmişe baktığımız zaman da, en azından benim hatırladığım kadarıyla birileri ölmeden hiç komisyon kurmamışız biz yani komisyon kurmak için, bir konuyu araştırmak için mutlaka birilerinin ölmesi gerekiyor; ya İliç'te insan kaybı yaşamamız gerekiyor veya bir yangında insanlarımızı kaybetmemiz gerekiyor veya çocuklarımızı kaybetmemiz gerekiyor.
Gizem Hanım da atıfta bulundu, gerçekten devletin asli vazifesi suçluyu yakalamak değildir, suçu engellemektir yani hırsızı yakalamak değil, hırsızlığı engellemektir. Ondan dolayı sonuç odaklı bir sistem değil sebepleri ortadan kaldıran bir mantaliteyle çalışmak her zaman için faydalı olur diye düşünüyorum.
Bunun yanında, şimdi, yaşamış olduğumuz bu hadiseye gerçekten derinlemesine baktığımızda ve verdiği sinyallere baktığımızda ben şahsi kanaat olarak ifade edeyim, tarihimizin en büyük olaylarından biridir bu ve en tehlikeli olaylarından biridir. Bunu neye dayanarak söylüyorum? Üç noktaya dayanarak söylüyorum; birincisi, olayın failine baktığım zaman ben çok büyük bir tehlike görüyorum; ikincisi, olayın mahalline baktığımız zaman çok büyük bir tehlike görüyorum; üçüncüsü de failin ailesine baktığım zaman çok büyük bir tehlike görüyorum. Neden?
Birincisiyle başlayayım; olayın faili kim? Yani bir terör saldırısı mı oldu? Dışarıdan bir terör saldırısıyla mı bu kadar ciddi bir olay yaşadık biz veya 25-30, 40-50 yaşlarında dışarıdan birilerinin saldırısıyla mı bu olayı yaşadık? Değil. Yani ölenler de öldürenler de öğrenci. Burayı doğru okumamız gerektiğine inanıyorum çünkü buradan şuraya gelmek istiyorum: Çocuklarımızı arkadaşlarından korumamız gereken bir dönem yaşıyoruz, bundan daha büyük bir tehlike olmaz, bundan daha büyük bir tehdit olmaz. Bir çocuğu sokakta korumak ya da bir katilden korumak, bir sarhoştan korumak, bir sıkıntılı insandan korumak farklı bir şey; arkadaşından korumak farklı bir şey. Yani nasıl ki bir kadını kocasından korumamız gereken bir süreç yaşıyor isek veya bir doktoru hastadan korumamız gereken bir süreç yaşıyor isek aynı sınıfta eğitim gören çocuklarımızı birbirinden korumamız gerektiğine dair sinyal veren bir olayı ben gerçekten çok sıkıntılı ve tehlikeli görüyorum.
İkincisi de failin ailesine baktığımız zaman benim endişem daha da büyüyor çünkü bu konu da çok konuşuldu belki ama olayın failinin babası ne iş yapıyor? Emniyet mensubu. Emniyet mensubu bir insanın devlet mekanizmasındaki görevi ne? Herkesin emniyetini temin etmek, herkesin güvenliğini temin etmek. Şimdi, kendi çocuğunu koruyamamış bir meslek erbabından bahsediyoruz aslında. Daha ileri giderek söyleyeyim, mesela, olaya çok geniş bakılması gerektiğine atıfta bulunmak için bunu söylüyorum, Avrupa'da, belki de dünyada polislerin en çok intihar ettiği bir ülkede yaşıyoruz. Yani, geçen yıl mesela üç buçuk günde 1 polisimiz intihar etmiş. Bizi korumakla mükellef olan polisler kendilerini kendilerinden koruyamıyorlar ve polisin kendi çocuğunu koruyamadığı bir dönemde polislerin bizim bütün insanlarımızı korumasını beklediğimiz bir süreç yaşıyoruz. Yani olayların birbiriyle irtibatını ciddi manada anlayıp sorumluluğumuzun büyüklüğünü gösterme noktasında bu vurguları yapmak istiyorum çünkü şunu unutmayalım, yaşadığımız bütün hadiseler, yaşadığımız bütün olaylar birbiriyle akrabadır, hiçbir olayı tek başına, hiçbir sorunu tek başına alıp çözmek mümkün değildir ki bu yaşadığımız olay öyle bir olay ki ekonomik yanı var, psikolojik yanı var, hatta şehir planlamasıyla ilgili yanlışlıkların sonuçlarının doğurduğu sebepler bile var. Bu kadar geniş bakılması gereken bir hadise.
Yine, üçüncü nokta olarak ifade etmiş olduğum, olay mahalli. Bu olay nerede oldu? Bir çocuğun belki de teknik olarak en güvende olması gereken okulda oldu bu hadise. Yani, bir çocuğun başına trafikte bir şey gelmesi acıdır, sokakta başına bir şey gelmesi acıdır ya da herhangi bir iş yerinde başına bir olay girmesi acıdır ama devlete emanet edilen bir noktada başına bu olayın gelmesi çok çok çok daha üzerinde konuşulması gereken büyüklükte bir acıdır. Bundan dolayı belki de bu çalışmayı yaparken ben bu kadar kapsamlı bakmamız gereken hadiseyi tek merkeze indirgeyerek düşündürmek isterim, bu Komisyonun konuşması gereken noktanın da bu olduğuna inanıyorum.
Mesela, baktığımız zaman, Maraş'ta 1 öğretmen ve 9 çocuğumuzu kaybettik, onların katili belli. Peki, o insanı öldüren yani o 10 insanı öldüren katilin katili kim? Asıl sormamız gereken hadise bu yani o katillerin katilinin kim olduğunu bulursak hep beraber, aslında sorunu çözmüş oluruz. Ondan dolayı hadisenin sadece burada yazıldığı gibi kalmayacağını biliyorum ama içinde bulunduğumuz tüm sorunlarla irtibatlı kısımların tespitini doğru yaptığımız takdirde ve katilin kim olduğunu sorduğumuz takdirde, katilin kim olduğuna dair soruları sorarken ve cevabını verirken asla sakınmadığımız takdirde Komisyon olarak bu sürece en büyük katkıyı sağlamış ve bundan sonra bu yaşanan ya da yaşamış olduğumuz hadiselerin bir daha yaşanmaması için en büyük katkıyı yapmış oluruz diye düşünüyorum.
Benim açımdan, ilk toplantıda böylesine ufak bir tespit ve yaklaşımla sözlerimi tamamlamış olayım.
Tekraren çalışmamızın hayırlara vesile olmasını Rabb'imden niyaz ediyorum.