| Komisyon Adı | : | TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | İçişleri Bakanlığı Müşaviri Ahmet Yavuz Karaca'nın, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda yapılan değişikliklerin sahaya yansıması hakkında sunumu |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 22 .04.2026 |
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.
Şimdi, ben sunum için teşekkür ediyorum, size göre güzel hazırlanmış ama sahada ise maalesef sıkıntılar yaşıyoruz. İlim Tekirdağ'la ilgili ilçe belediyelerimiz şu anda barınak yapmayla ilgili yoğun bir tempo gösteriyorlar. Zaten geçen dönem yapılmıştı, şimdi, büyüterek ikinci kısmı da yapıyor Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ama geldiğimiz noktada bu kanun çıkarken de söylediğimiz bir cümle vardı, sorduğumuz, sizleri dinlerken yine aklıma geldi, şimdi bütün yükü biz burada, barınaklarda, belediyelere yıkacağız. Bunlar, barınmayla ilgili tamam, çözülüyor da beslenmeyle ilgili belediyelerin zaten son dönemde silkelenmesiyle beraber şu anda büyük bir maddi sıkıntı yaşıyorlar ve bu bağlamda belediyelere yükü bindiriyoruz ama belediyeler buradan nasıl dönecekler? Burada katkı sağlamayı düşünüyor musunuz?
Şimdi, ikinci bir soru da geçtiğimiz günlerde yine Komisyonda, burada, hobi bahçeleri içerisinde, çeltik ekim alanlarıyla ilgili bir madde vardı; maddenin gerekçesinde de -sizin gibi, aynı, kuduz vakalarının arttığı gibi afaki; bana göre afaki çünkü önemli olan bilimsel çalışmaların yapılmasıdır- orada da sıtmayla ilgili, Sağlık Bakanlığı, sözde, damlama sulamayla çeltik ekiminin artması sonucunda sıtma vakalarının ortadan kalktığını ifade etmişler; sözde, gerekçede. Ama daha sonraki süreçte yanıma geldiler, "Ya, yanlış bu bilgi." dediler. Şimdi, ben merak ediyorum, acaba sizdeki bu kuduz vakasıyla ilgili elinizde ne kadar done var? Neye göre hareket ediyorsunuz ve neye göre konuşuyorsunuz? Çünkü birden kalkacağını... Ama geldiğimiz noktada birini dengede... Tabiatta şu vardır: Bir dengede birini yok ederseniz bir tarafta popülasyon artar. Bu dengeyi nasıl kuracağız? Şimdi, Sayın Mestan Vekilim de Tekirdağlı ve Karacakılavuz'dan gelen şikâyetleri söylüyorum: Yeni ekilen ay çiçeğini daha çıkar çıkmaz tavşanların yediğini söylüyor vatandaş, köylü. Neden acaba? İşte, doğayı biz bozduk. Birini aldığınız zaman... Siz de veteriner hekimsiniz, olayı benden daha iyi bilmeniz lazım. Benim kardeşim de veteriner hekim, bayağı da eski ve özel çalışıyor yani ziraatla da uzaktan yakından birazcık şeyimiz var, ben kendim ziraat mühendisiyim, aileden diğer kardeşim veteriner hekim olunca tarımın iki tarafının ayağını da biliyoruz. Şimdi, geldiğim noktada maalesef -güzel hazırlanıyor her şey ama- hazırlarkenki süreç ile sahadaki sürecin aynı olmadığını siz de biliyorsunuz. Şimdi, kuduz vakalarının nasıl düştüğünü ben merak ediyorum. Siz bunları aynı ortama koyduğunuz zaman birçok hastalığın da popülasyonun da artacağını zaten biliyorsunuz. Bütün yükü belediyelere yıkarak bu işin içinden nasıl çıkacağız? Hep aynı şeyi söylüyorum: Bütçe, bütçe, bütçe... Bütçeyle ilgili merkezî hükûmetten acaba bir çalışma yapılacak mı? Şimdi, belki sizi aşan bir soru bu, diyeceksiniz ki "Ben bürokratım, bu beni aşar, siz siyasilerin bunları çözmesi lazım." Ama işte bir şeyi yaparken de diyoruz ki bunu biz ifade ettik. Kusura kalmayın, belki abesle iştigal olacak, konunun dışına çıkacağım sizi tamamlama anlamında. Plan ve Bütçe Komisyonunda ben özellikle Millî Eğitim Bakanlığının bütün bütçelerine -2026, 2025, 2024- gitmek konusunda hassasiyetim var ve sonuna kadar da orada duruyorum. Millî Eğitim bütçesinde de bizim arkadaşlarımız bu okullardaki güvenlikle ilgili önerge verdiler, dediler ki: "Bakınız, kaynağı bu, güvenlik ihtisası yapılsın." İşte, şu kadarlık, 240 milyarlık bir bütçe verdiler Millî Eğitime; reddedildi. Şimdi burada biz aynı şeyi söyledik. Yani burada bana göre yapılması gereken reddetme değil muhalefetin sesine de kulak vererek doğru bir kanunu oluşturmak. Ha, bir tedbir aldınız, işte, sağda solda kalktı ama farklı şeyler çıkmaya başladı şu anda, marazda, siz de biliyorsunuz o çıkan sorunları ama... Şimdi burada artık derdimiz o değil. Şimdi biz buradan nasıl o çözümleri bulacağız? Belediyelerin elini nasıl rahatlatacaksınız? Çünkü adama sen oradan yapma zorunluluğu koydun. Şimdi bütçesi olmayanlar nasıl yapacaklar? Artı, bir de oradaki yaşam alanını nasıl sağlayacaklar?
Çok güzel şeyler yapmışsınız, teşekkür ediyorum. Doğal alanlar da yapılmış, teşekkür ediyoruz. Ama o doğal alanları da, o barınma alanlarını da hem sağlık açısından, hijyen açısından hem de devamı açısından nasıl bir uygulamaya koyacaksınız? Şimdi "60 ton atık yemeklerden toplayacağız. 30 ton yemek hazırladık, katı olarak hazırlandı." diyorsunuz. Şimdi 30 tonla Türkiye'deki bütün o barınakları nasıl ikame edeceksiniz, merak ediyorum.
Teşekkür ederim.