| Komisyon Adı | : | TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 22 .04.2026 |
NİMET ÖZDEMİR (İstanbul) - Vermek istiyorum çünkü bu konuya emek verdim ve hayvan hakları bilgilendirme toplantısıysa bir Vekil olarak bunları belirtmek istiyorum.
OTURUM BAŞKANI ADEM KORKMAZ - Eyvallah ama bu konuda hiçbir sınırlama yapılmadı konuşmalarda.
NİMET ÖZDEMİR (İstanbul) - Sınırlama yapıldı, bitiremedim, lütfen... Yani bunun için yalvarmam mı gerekiyor bir Vekil olarak?
FARUK KILIÇ (Mardin) - Soru var, cevapları ne zaman dinleyeceğiz Sayın Başkanım?
OTURUM BAŞKANI ADEM KORKMAZ - Senin dediğin gibi cevaplar arzu edilse...
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Biz cevapları merakla bekliyoruz, hiç merak etmeyin yani.
OTURUM BAŞKANI ADEM KORKMAZ - Eyvallah.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Ama ne soru sorup ne de cevap beklemeyen başka arkadaşlar da var sizden, bunu da...
FARUK KILIÇ (Mardin) - Ben genel konuştum Sayın Vekilim.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Genel problem zaten.
NİMET ÖZDEMİR (İstanbul) - Ben birkaç şeyi söylemek istiyorum arkadaşlar.
OTURUM BAŞKANI ADEM KORKMAZ - Evet, buyurun o zaman, çok kısa...
NİMET ÖZDEMİR (İstanbul) - Bu kanun çıktıktan sonra uygulanma yönetiminde açıkça düzenlenen bakımevi, askerî, fizikî, sağlık ve personel koşullarının uygulanıp uygulanmadığı, sağlanıp sağlanmadığıyla ilgili yeterli denetimler yapılmış mıdır? Topluluk hâlinde yaşadıklarında kendi içlerinde hiyerarşik bir yapı oluşturmaktadırlar. Bu yapı içerisinde baskınlık ve alan kontrolüne dayalı davranışlar sergilemektedir bu köpekler. Özellikle dar alanlarda ve yüksek yoğunluklu ortamlarda bu rekabet daha da artarak daha ciddi sayıda ölüme neden olmaktadır. O yüzden barınağa toplanan köpeklerin sayım ve yaşam alanlarının ölçüleri belirlenmiş midir? Orman Bakanlığı tarafından 2026 tarihinde verdiğim soru önergesine aldığım cevapta "105 bin kapasitede 322 bakımevi bulunurken, günümüzde 413 bin kapasiteli 386 bakımevi ve 102 doğal yaşam alanı mevcuttur." dediler. Bu alanlarda toplam 244 bin hayvan bulunmaktadır. Aynı dönemde 452.587 köpek toplanmış, 239.466 köpek kısırlaştırılmış, 58.802 köpek sahiplendirilmiştir. Bu verilerle birlikte değerlendirme yapıldığında, en az 149.785 hayvanın belirsiz nedenlerden öldüğü ya da öldürüldüğü bilgisini Tarım Bakanlığımız vermiştir. Devletin koruma yükümlülüğünün etkin biçimde yerine getirilmediği yönünde bu görünüm hayvanlara yönelik şiddetin, fiillerin de artmasına zemin hazırlamıştır. Nitekim Adalet Bakanlığının istatistiklerine göre, 2026 itibarıyla hayvanlara karşı işlendiği iddia edilen suç soruşturma dosyası sayısı 4.744'e, suç sayısı 6.838'e, şüpheli sayısı ise 6.315'e ulaşmıştır. 2023'e oranla suç soruşturma dosya sayısı 4.123 iken yüzde 15 artmış, şüpheli sayısı 5.134 iken yüzde 23 artmış, suç sayısı ise 5.570'den artış göstermiştir. Bu kanunun çıkmasıyla şiddet, öldürme, taciz ve tecavüz -hayvana karşı- yüzde 23 oranında artmıştır çünkü insanlar bu kanunla hayvana karşı şiddeti ve zulmü olağanlaştırmıştır.
Öte yandan, bakım evi bulunmayan ve mevcut kapasitesi yetersiz olan belediyeler hayvanları toplamadıkları gerekçesiyle idari baskı ve soruşturmalara maruz kalmıştır. Toplamak istemiyoruz çünkü yerimiz yok. "2029'a kadar yap." diye süre verilmiştir bize ama hem İçişleri Bakanlığı tarafından hem Adalet Bakanlığı tarafından belediyeler toplanmış "Şartların uygun olması lazım değil; telle çevirin, bir araya toplayın, sokakta köpek istemiyoruz." demişlerdir. Bu sözleri Bakanlarımız söylemiştir. Bu, zoonoz hastalıkların artışına, birbirlerini parçalamalarına, hiyerarşi yüzünden kavgaya, bağışıklık sistemi yüzünden de ölümlere neden olmuştur. Siz bir veteriner olarak buna vicdanen onay verebiliyor musunuz? En son il özel idaresi tarafından 51 ilde sahipsiz hayvanların toplanma oranının yüzde 100'e ulaştığı, 30 büyük şehirde ise bu oranın yüzde 64 seviyesinde olduğu, ülke genelinde yüzde 75'e ulaşıldığı söyleniyor. Bu kanun çıkarken "4 milyon sokak hayvanı var." demiştiniz. Bu toplama kapasitesinin de yüzde 75'i toplandıysa demek ki bu kanunu çıkarmak için bu da yalan bir beyanmış. Hayvanların yüzde 75'ini topladıysanız 4 milyon hayvanın olmadığını görüyoruz, bunu da belirtmek istiyorum.
Anayasa Mahkemesine başvurduk bu kanunun iptaliyle ilgili, kanun iptal edilmedi fakat mahkememiz devletin insan sağlığını koruma yükümlülüğü kapsamında bazı tedbirlerin alınabileceğini kabul etmekle birlikte, bu tedbirlerin ölçülülük, zorunluluk ve son çare olma ilkeleri çerçevesinde uygulanması gerektiğini açıkça vurgulamıştır. Yapılıyor mu? Hayır. Bakanlar valilere emir veriyor, valiler belediyelere diyor ki: "Sokakta 1 tane köpek kalmayacak, hepsi toplanacak." Ki topladınız çünkü mama verecek köpek bulamıyoruz artık, yüzde 75 değil, yüzde 80'ini topladınız. Hangi şeffaflık vardı, hangi zorunluluk vardı da siz bu mahkeme kararına karşı çıktınız? Ve buralarda da... Hangi belediye başkanı toplamak ister ya? Belediye başkanı köpeği sevmiyorsa zaten alıp bakmak istemez, seviyorsa da parası yok, ona bakacak ne sağlık personeli var ne veterineri var ne yeri var ne verecek mama parası var; niye toplasın? Vali emir vermiş, toplamak zorunda.
BAŞKAN VAHİT KİRİŞCİ - Toparlayalım Nimet Hanım.
NİMET ÖZDEMİR (İstanbul) - Topluyorum.
Kırsal alanda sahipli ve sahipsiz hayvanlara yönelik sizlerden ricamız -kavga etmek değil- bir kısırlaştırma politikası başlatmak zorundayız. Hayvan refahını ve halk sağlığını ve çocuklarımızı düşünüyorsak eğer bütün illerimizde, özellikle kırsaldan başlayarak bir kısırlaştırma seferberliği, bir aşılama seferberliği başlatmak zorundayız. Geçen yıl -sayın veterinerim, lütfen hastanelerden istatistik isteyin- çocuklarımız el ayak hastalığıyla karşılaştılar, korkunç karşılaştılar, son on yılda görülmüş en büyük hastalıktı. Neden? Bu hayvanların hepsi -sağlamı, saldırganı- amaçsızca toplandı. E gömmek bir maliyettir belediye için çünkü bunun bir şartnamesi var Çevre Kanunu'na göre; belirli bir derinlik lazım, taşla kapatacaksınız, kireçle kapatacaksınız vesaire. Bunun yerine ne yaptılar? Çöp poşetlerine koyup çöpe attılar, fareler yedi, böcekler yedi, kargalar yedi, kuşlar yedi, çocuk parkını gezdiler, evlerimize girdiler bütün çocuklarımız el ayak hastalığıyla karşılaştı, istatistiklere bakabilirsiniz. O yüzden kısırlaştırma ve aşılama kampanyası başlamak zorundadır diyorum.
Ayın 28'inde, son olarak, sizin veterinerliğinize güvenerek bir şerh koymanızı rica ediyorum. Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü, Birinci Bölge Müdürlüğü, İstanbul Doğa Koruma Millî Parklar Müdürlüğü bir toplantı yapıyor. Bu toplantıda 39 belediye temsilcisini de çağırıyor. Buradaki amaç ne? Yasaklı ırklar özellikle bahsetmek istediğim, diyor ki: "Üniversite kampüsündeki sahipsiz hayvanlar bir an önce toplanacak, bunların hepsi en yakın barınağa gidecek." Ya arkadaşlar, buna veterinerlik fakültesi de dâhil ha. Bu öğrenciler besliyorlar, vakit geçiriyorlar, kötü alışkanlıklardan uzak kalıyorlar, vicdanı, merhameti, sevgiyi öğreniyorlar, ısırılma vakası yok hepsi aşılı, kısır; niye topluyoruz? Bırakın orada yaşıyorlar ya. Neden topluyoruz üniversitedekileri? "Hepsi toplanılacak." diyor.
İkincisi ise, bakımevlerine alınan "tehlikeli ırk" dediğimiz hayvanlar öldürülecek, net. Hayvana bakacak yeri varsa niye öldürüyoruz? Hadi kanun gereği topladınız, kanunla başa çıkamadık da niye öldürüyoruz? Yani Veterinerlik Kanunu'nun üçüncü fıkrasıydı, ona atıfta bulunarak "öldürün" diyoruz ya. Ya, Allah'ın verdiği canı biz kimiz ki alabiliyoruz ya! Allah o canı vermiş artık ya! Üretmeyelim, bunu satana, çoğaltana cezasını keselim. Girin internete pitbul almak istiyorum yazın, 2 bin liradan başlayıp 28 bin liraya kadar fiyatla karşılaşıp pitbul sahibi olabiliyorsunuz. Sonra böyle köpeğin buralarına oyuncak tabancalar falan takıp böyle gezdirip çocukları korkutuyorlar. Satışın önüne geçelim biz ya, kısırlaştıralım biz ya. Lütfen buna şerh düşmenizi istiyoruz çünkü bu kanuna da karşı, bir yürütme kanuna karşı olmaz, der ki: Tedavisi olmayan bir hastalık eradikasyon amaçlı olumsuz davranışları kontrol edilemeyen, tanımlanması olmadan sadece yasaklı ırk olarak belirlenmesi sebebiyle öldürülmeleri hâlinde, aynı kanunun 28/a maddesinde yer alan evcil hayvanı kasten öldürme ve Türk Ceza Kanunu'nun 257'nci maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanmaya ortak olmayacaktır. Anayasa'ya aykırı bir karardır arkadaşlar. Satışın önüne geçelim, sokaklarda ağızlıksız gezmesinler önüne geçelim tabii ki ama barınakta yer var, barınaktaki köpeği niye öldürüyoruz ya, biz kimiz ya! Allah'tan büyük müyüz biz ya!
OTURUM BAŞKANI ADEM KORKMAZ - Teşekkür ediyoruz Nimet Hanım, tamamsa.
NİMET ÖZDEMİR (İstanbul) - Tamamlıyorum.
Kanuna aykırı bu karar, yetki, amaç, konu, sebep ve şekil yönlerinden hukuka aykırı olarak gündeme alınan bu kararların kabul edilmemesi, 5'inci ve 6'ncı maddeleri bunda şerh düşmenizi sizden rica ediyorum.
Bütün herkesi vicdana, merhamete çağırıyorum. Bu kanun çıktığından beri çocuk çocuğu öldürüyor, çocuklar zorbalaştı bunun yerine hayvan sevgisini, doğa sevgisini, çiçek sevgisini hepsini çocuklarımıza ekelim ve en önemlisi, diyelim ki: "Türk'üm; doğruyum, çalışkanım; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak..."tırla devam edelim diyorum.
Kıymetli hazırunu saygıyla selamlıyorum.