| Komisyon Adı | : | TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 22 .04.2026 |
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Sunumunuzda sokak hayvanları varlığında hedeflenen amacın gerçekleştiğini ifade etmeniz bunların kapalı alanlara alınmasıyla mı ilgili yoksa yok edilmelerine yönelik veriler üzerinden bir değerlendirme mi? Çünkü son bölümde söylediğiniz ifadede bu sokak hayvanlarıyla ilgili hedeflenene erişildiğini belirtiyorsunuz. Şimdi, biz bunun alanlarda farklı farklı örneklerini de gördük; rastgele toplanan, aç bırakılan, açık bırakılan, hatta orman alanlarına terk edilen ve bunlarla ilgili şikâyet üzerine işlemi yapılan hayvan varlıklarına da tanık oluyoruz. Bu bağlamda, bunlarla ilgili farklı bir gelişme, örnekleme ya da hayvanların da bir canlı olduğunu düşünülerek doğanın dengesiyle ilgili de bir bakış açısı yaratma yönünde bir çabanız, çalışmaz oluştu mu? Örneğin, geçenlerde çıkan kanun teklifi Meclise gitti, kanunlaşacak; orada köpeklerden, kedilerden sonra bu kez domuzların, tilkinin, hatta kirpinin de vurulacağını ilgili Bakanlığın yetkilisi arkadaşımız açıkladı. Öldürerek doğanın dengesini bozduğunuzda farklı hayvan varlıklarının da daha zararlı biçiminde geliştikleri bir süreçte var. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz siz bir veteriner olarak? Söylediklerinize örnekleme olsun diye söylüyorum, hayvanlarda geçen yıl şap hastalığı ortaya çıktı, şartlı kesime gitti. Brusella dediğimiz insana bulaşan bir hastalık var, yine şarbon da insanları üç ayda öldürüyor. Öyle olunca biz hayvanların hepsini öldürelim, kurtulalım mantığı mı gelişiyor? Onun için, bu tür olgularda bir değerlendirme yaparken dünyada yaşayan her canlısının da yaşam hakkının bence korunacağı bir yöntemi geliştirmek lazım, kolaycı yaklaşım öldürmek. Sizin tanımlamanızda bu popülasyonun daralması kısırlaştırmayla mı, bakımevlerine alınmayla mı yoksa ölmeyle mi ilgili? Kanun çıktığından bu yana kaç köpek, kaç kedi yok oldu? Bununla ilgili bir saptamanız var mı?
Teşekkür ederim.