| Komisyon Adı | : | TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3588) |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 26 .03.2026 |
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Çok teşekkür ederim.
Aslında uzunca bir süredir Mecliste olmamızın bir avantajını ya da bir tarihsel birikimini yaşıyoruz. 2018 yılında ormanlarla ilgili, örneğin biraz önce bahsettiğimiz ormanların ayakta kesimi, müteahhide verilmesi, beş yıllık meselesi üzerinden o gün bu konuları konuşmuştuk. Aradan beş yıl geçti, ne yazık ki bugün tekrar "eskiye dönüş" diye adını koyduğumuz bir süreci paylaşıyoruz. Burada temel sorun, Hükûmetin 516 milyarlık bir yükü üzerinden atma gerekçesiyle böyle bir duruma geliyor olması. Bu gerçek bir sebep midir değil midir, elbette bilemeyiz ama ortaya konulan iddia böyledir. Dolayısıyla, o zaman da söyledik, köy senedi, cumhuriyet tapusu olan vatandaşlar var -uzunca yıllardır zeytin yapmış- örneğin Gemlik, Orhaneli bölgelerinde olmak üzere Türkiye'nin her yerinde babasından, dedesinden kalmış senetleri var, almışlar belli. Onların alanları, bir anda 39 kadastrosuna dönülüp orman kadastrosu esas alınarak ellerinden tapuları alındı, çoğu da davalık. Soru şu: O günden bugüne elinden tapuları alınan -ve artık hiçbir şekilde geriye dönük olarak bir davaları yok, herhangi bir şeyleri yok- bu adamlar ne olacak, bu insanlar ne olacak? İki: Geçmişten, cumhuriyetten bu yana köy senedi ya da cumhuriyet senedi, cumhuriyet tapusu olarak alınmış bu yerleri, sadece buraları mı kapsamaktadır bu gelen teklif? Yoksa, aslında, biraz önce arkadaşlarımın söylediği gibi, değişik yol ve yöntemlerle, ormanların içerisinde bu tapu ve buna benzer bahsettiğim, biraz önce örnek gösterdiğim tapuların dışında herhangi gerekçelerle... Onları söylemek istemem. Tapu veya izin almış o yerler içinde villalar oluşmuş, içinde saraylar, saltanatlar oluşmuş, içinde değişik yapıların kentleşme yaptığı alanlar ve yerler var. Bunları ayırıyor muyuz, ayırmıyor muyuz? Niteliği nedir, içi nedir bilmiyoruz.
BAŞKAN VAHİT KİRİŞCİ - Soralım; soralım, söylesinler.
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Elbette bizim daha çok bilgiye ihtiyacımız var. Ben kendi adıma söylüyorum. Orada 39 kadastrosunda orman gibi görünüp aslında o gün de zeytinlik olan -çünkü 300 yaşında, 400 yaşında bahçeler bunlar, görünen, bilinen yerler- çiftçi tarafından uzunca yıllardır kullanılan bu yerlerin, yine özünde orman olarak ama tarımsal amaçlı kullanılıyor olup onlara o tapuların amacına uygun şekilde verilmesi ve o amaçla kullanılmasını elbette uygun bulurum ama bunun dışında, bu sorunu aşalım diye birilerine de ormanlarımızı peşkeş çekiyorsak, bunu da bilmek zorundayız, buna da itiraz ediyoruz; temel derdimiz bu. Yoksa, bunu ilk gündeme getiren biziz, gündüz de konuştuk, zeytin kanunundan dolayı yaşanan onlarca sorun var ama bu ortak iradeyle çözülür, ortak akılla çözülür, ortak anlayışla çözülür. Dolayısıyla, burada da bilmediğimiz onlarca ama onlarca mesele var, bu meseleler daha açık bir şekilde ortaya konulursa, biz de gönül rahatlığıyla bu ilgili kanuna, ilgili teklife, ilgili maddeye gereken çabamızı göstermeye çalışırız.